Yazar "Öztürk, Yunus" seçeneğine göre listele
Listeleniyor 1 - 6 / 6
Sayfa Başına Sonuç
Sıralama seçenekleri
Öğe Bir Hakkın İadesi: Gazzâlî’nin Mu‘Tezile Eleştirisinin Eleştirisi (Hüsün-Kubuh Bağlamında Bir İnceleme)(2020) Öztürk, YunusMakale, hüsün ve kubhun aklîliği noktasında Gazzâlî’nin Mu‘tezile’ye yönelik eleştirilerini konu edinmektedir. Çalışmada, Gazzâlî’nin Mu‘tezile’ye nispet ettiği bazı ahlâkî eylemlerin bilgisinin aklî olduğu fikrinin doğruluğu araştırılmaktadır. Şeylerin hüsün ve kubuh niteliğinin sebebine dair ontolojik bir tartışma, bu çalışmanın kapsamı dışındadır. Burada Mu‘tezile eleştirilerinde belirleyici olan akıl üzerinden bir inceleme yapılmaktadır. Bunun için Gazzâlî’nin ifadeleri, K?dî Abdülcebbâr’ın açıklamalarıyla karşılaştırılmıştır. Dolayısıyla Gazzâlî’nin Mu‘tezile’ye nispet ettiği yargının gerçekliği bu çalışmanın temel problemini ifade etmektedir. Eş‘arî gelenek içinde Gazzâlî, ahlâkî eylemlerin aklîliğinde Mu‘tezile’nin kullandığı aklın, evvelî/fıtrî akıl olduğu iddiasını taşımaktadır. Makale Gazzâlî’nin konuyla ilgili iddiasında haklı olmadığı varsayımından hareket etmiş bulunmaktadır. Bu yüzden makale, Gazzâlî’nin ilgili iddiasında haklı olmadığını ve Mu‘tezile’ye nispet ettiklerinin yanlış olduğunu ortaya koymayı amaç edinmektedir. Varsayımın ele alınması ve temellendirilmesi için makalede içerik ve mukayeseli analiz yöntemleri takip edilmektedir. Bu surette öncelikle Gazzâlî’nin iddialarının odaklandığı yer tespit edilmekte, ardından K?dî Abdülcebbâr’ın konuyu ele alış tarzı ortaya konulmaktadır. Ahlâkî önermelerin bilgi teorisi açısından evvelî akıl kapsamında mı değerlendirildiği soruşturulmaktadır. Buradaki bulgular sayesinde Gazzâlî’nin Mu‘tezile’ye nispet ettikleri arasında bir mukayese gerçekleştirilmektedir. Mu‘tezile’nin bazı ahlâkî eylemlerin aklîliği konusunda evvelî-fıtrî aklı kullandıkları şeklindeki iddianın geçersizliği K?dî Abdülcebbâr özelinde ispat edilmektedir. Böylece gelenekteki yaygın bir hatanın tashihiyle literatüre katkı sağlanması öngörülmektedir.Öğe Kelâm-metafizik ilişkisi (Fârâbî eksenli bir inceleme)(Hitit Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü, 2019) Öztürk, Yunus; Demir, HilmiKelâm-Metafizik İlişkisi (Fârâbî Eksenli Bir İnceleme) başlıklı tezimiz, giriş ve üç bölümden oluşmaktadır. Girişte araştırmanın konusu, amacı, önemi, yöntemi, kavramsal çerçevesi, kapsamı ve sınırlılıkları hakkında bilgi verdik. "Kelâm ilminin metafizik bir disiplin olma imkânı nedir?" sorusu tezimizin temel sorusudur. Varsayımımız ise bu imkânı destekleyen ve zayıflatan gerekçelerin bulunabileceği yönündedir. Tezdeki temel amacımız her iki varsayımı, temellendirebilmektir. Konu, varsayım ve amacı Fârâbî eksenli olmak ile sınırlandırdık. Dolayısıyla Fârâbî'nin kelâm hakkındaki açıklamaları üzerinden tezimizi şekillendirmiş bulunmaktayız. Bunu gerçekleştirmek için karşılaştırmalı analiz yöntemini izledik. Fârâbî ve kelâm hakkındaki çalışmalar arasında karşılaştırmalı analiz yöntemini kullanması, Fârâbî'nin kelâma nispet ettiklerinin tutarlılığını tartışması ve kelâm geleneği ile II. Analitikler arasında bağ kurması açısından ulaştığımız sonuçlar, bilimsel bilgi evrenimize katkı sağlayacak niteliktedir. Bu tez birkaç sonuç ortaya koymaktadır. İlk olarak, hicri ilk üç asırda fıkıh ve kelâmın nazarî ve amelî konuları kapsayan kullanımlarının, Fârâbî'nin el-ârâ ve el-ef'âl ayrımında belirleyici olduğunu saptadık. İkinci olarak, Fârâbî'nin meşhûr nitelemesinin, kelamcılar hakkında mutlak olmadığı sonucuna ulaştık. Kelâmcıların ahlâkî eylemlerdeki akıl kullanımının tecrübî akıl olduğunu belirledik. Buna ek olarak Larry Benjamin Miller'in kelamcılarla Aristoteles arasında kurduğu bağı, daha incelikli kıldık. Üçüncüsü, kelâmdaki haber-i resul kategorisinin, Fârâbî'nin makbûl tanımının kapsamında yer aldığının altınız çizdik. Son olarak kelâmcıların haber-i resulün doğruluk değerini kurma çabalarının, Fârâbî'nin makbûl tanımının dışına çıkmada yeterli olmadığı sonuçlarına ulaştık. Varsayımlarımız açısından ulaştığımız iki sonuç bulunmaktadır. Fârâbî'nin akıl ve meşhûr üzerinden kelâma nispet ettikleri ile kelamcılar arasındaki mukayesemiz neticesinde, kelâmın metafizik bir disiplin olma imkânını artıracak bulgulara ulaştık. Diğer taraftan Fârâbî'nin makbûl nitelemesi etrafında yaptığımız araştırma ise bu imkânı zayıflatan yön olarak tespit edilmiştir.Öğe Mâtürîdî’nin İlâhî Hikmet Anlayışı Al-Mâturîdî’s Concept Of God’s Wısdom(2018) Rudolph, Ulrich; Öztürk, Yunus; Kabakcı, ErsinMüslüman kelamcıların tamamına göre Tanrı’nın hikmet sahibi olduğu aşikârdır. Fakat ‚Tanrı hikmet sahibidir? ifadesi ile neyin kast edildiği o kadar da açık değildir. Bu yüzden mütekellimûn, ilâhî hikmet hakkında, Tanrı’nın her zaman en iyisini yapmak zorunda olduğu şeklindeki Mûtezilî görüşten (aslah), ne yaparsa yapsın Tanrı’nın hikmet sahibi olduğu fikrini içeren gelenekselci yaklaşıma kadar uzanan çeşitli izah biçimleri geliştirmişlerdir. Bu çalışmamda Mâtürîdî’nin ilâhî hikmet anlayışına biraz ışık tutmak istiyorum. Görüleceği üzere, bu konu karmaşık olup çeşitli kelâmî tartışmaları bünyesinde barındırmaktadır. Zira Mâtürîdî, bu terimi Tanrı’nın kâdir-i mutlak olduğu düşüncesini, yaratılan dünyanın rasyonelliği fikri ile uzlaştırmak için kullanmıştır.Öğe Şerh ve Otorite İlişkisi: XVII. Yüzyıla Ait Bir Şerhin Analizi(2017) Öztürk, YunusModern bir kavram olan otoritenin farklı türleri bulunmaktadır. Otoritenin daha çok siyasi bir anlam taşındığı da düşünülmektedir. Ancak yazılı metinler ve müelliflerin toplumsal alanda yönlendirici, etkileyici ve belirleyici oldukları da bir vakıadır. Bu itibarla metin ve müelliflerin de dolaylı surette toplum içinde manevi/entelektüel bir otoritesinin olduğu söyleyebiliriz. Bu çalışma belirli bir eser ve eserin şerhi üzerinden XVII. Yy. Osmanlısı’nda metinsel ve paradigmatik otorite ilişkisinin izini sürmeyi amaçlamaktadır.Öğe Son dönem Osmanlı devlet adamlarından Süleyman Feyzî Paşa’nın “tefsîru kavlihî teâlâ fe in lem ya‘tezilûkum” adlı risalesinin tahkikli neşri(Ondokuz Mayıs Üniversitesi, 2017) Dinç, Ömer; Öztürk, YunusSuleyman Fawzi Pasha, living during XII-XIII. Century is one of the significant bureaucrats in the Ottoman Empire. Known as a statesman, Suleyman Fawzi Pasha has a lot of papers on the Islamic Sciences. In this work, we will try to present the critical edition of the paper “Tafsîru Qawlihi Taâlâ Fa in Lam Ya„tazilukum”, the subject of which is the critics of the interpretation of alBaydawi on Q 16. 91. In the first part of the paper, after giving information about the life and works of Suleyman Fawzi, we will pass the paper mentioned in review with regard to the form and content. In the final part, a critical edition of the paper by Suleyman Fawzi is to be included.Öğe Süleyman Feyzî Paşa'nın ''Er-Risâletü'l-Müftezile Fi'r-Reddi Ale'l-Mu'tezile'' adlı eserinin tahkik, tecüme ve değerlendirmesi(Hitit Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü, 2015) Öztürk, Yunus; Demir, HilmiBu çalışmada, Osmanlı Devleti'nin hicrî XII-XIII. asırlarında yaşayan önemli devlet adamlarından Süleyman Feyzî Paşa'nın ''Er-Risâletü'l-Müftezile Fi'r-Reddi Ale'l-Mu'tezile'' adlı risalesinin tahkikli neşri ve tercümesi yapılıp, risalede ele alınan konunun İslam kültürü ve geleneğinde nasıl değerlendirildiği incelenmektedir. Çalışmanın ilk bölümünde müellifin hayatı, eserleri ve görevleri incelenmiş; ikinci bölümünde varlık ve varoluşa dair açıklamalardan sonra melek, insan ve peygamber türlerine dair etimolojik ve ontolojik tahlillere yer verilmiştir. Üçüncü bölüm melek ve insan/peygamber arasındaki üstünlük konusunun Kelam, İslam Felsefesi ve Tasavvuf geleneği açısından ele alınışı, konunun geçirdiği değişimler, taraflara ait deliller ve eleştiriler ile birlikte ele alınmıştır. Tahkikli metin ve tercüme, çalışmanın son bölümünde izlenen yönteme dair açıklamalardan sonra verilmiştir.