Yazar "Nal, Mustafa" seçeneğine göre listele
Listeleniyor 1 - 3 / 3
Sayfa Başına Sonuç
Sıralama seçenekleri
Öğe Aktif İşgücü Piyasası Politikaları İşsizliği Nasıl Etkiliyor? İŞKUR Eşleştirme Hizmeti Etki Analizi(2019) Şahin, Menekşe; Nal, Mustafa; Kaya, FatihBirçok ülke için işsizliğin artması aktif işgücü piyasası politikalarını istihdam politikalarının merkezine getirmiştir. Aktif işgücü piyasası programlarına ayrılan kamu kaynaklarının önemli derecede artması programların etkinliği konusundaki çalışmaların önemini de artırmıştır. Bu çalışma, Türkiye’de aktif işgücü piyasası programları kapsamında uygulanan eşleştirme ve istihdam hizmetlerinin işsizlik üzerindeki etki değerlendirmesini sunmaktadır. Çalışmada, eşleştirme ve istihdam hizmetlerinin iş bulma sürecine etkisi; yazında kullanılan yöntemler doğrultusunda TÜİK verilerinden yararlanılarak hesaplanan piyasa iş bulma oranı ve İŞKUR verileri ile hesaplanan işe yerleştirme oranının karşılaştırılması yoluyla gerçekleştirilmiştir. Çalışmanın genel sonucu İŞKUR’un aracılık hizmeti olarak sadece bazı alt gruplarda piyasadan daha iyi olduğunu göstermektedir. Araştırmanın bulgularına göre, İŞKUR’un eşleştirme hizmeti etkinliği, başvuranların demografik özelliğine (cinsiyet, yaş ve eğitim) göre değişmektedir. İşgücü piyasasında genel iş bulma oranı (0,6) İŞKUR aracılığı ile iş bulma oranından (0,25) daha yüksektir. Alt gruplarda ise İŞKUR eşleştirme ve istihdam hizmetlerinin iş bulma oranı üzerindeki etkisinin erkeklerde, düşük eğitim düzeyine sahip (ilköğretim ve ortaöğretim) düşük vasıflı bireylerde ve 35+ yaş grubu işsizler için daha etkili olduğu görülmüştür.Öğe Demografik Değişim ve İşsizlik Oranı(2020) Nal, MustafaTürkiye’de işgücü hızlı bir demografik dönüşüm sürecinden geçmektedir. İşgücü içerisinde gençlerin payı azalmakta ve kadınların payı yükselmektedir. Bu çalışmada, bu demografik değişimin (genel) işsizlik oranı üzerine etkisi araştırılmıştır. Böyle bir etkinin varlığı işgücü alt grupları arasındaki işsizlik oranı farklılıklarının sürekli olmasına bağlıdır. Bu nedenle çalışmada öncelikli olarak işgücü alt gruplarında işsizlik oranı farklılıklarına neden olan faktörler ve bu faktörlerin kalıcı olup olmadığı araştırılmıştır. Çalışmada elde edilen bulgulara göre, işgücü alt gruplarında iş arama süresi açısından kalıcı fakat küçük farklılıklar bulunmaktadır. Alt gruplar arasında temel farklılığın işsiz stokuna giriş akımlarından kaynaklandığı bulgusuna ulaşılmıştır. Buna göre işgücünün bazı alt grupları işsiz stokuna daha sık aralıklarla katılmakta ve bu nedenle iş yaşamının toplamda daha uzun süresini işsiz olarak geçirmektedir. Bu bulgular veri iken işgücünün demografik alt gruplarında pay değişimi işsizlik oranı üzerinde bir etkiye sahiptir. Bu etki pay vektörü ve alt grup özgün işsizlik oranı vektörü ile analiz edilmiştir. Analiz sonuçlarına göre orta yaş grubunun payının artışı ise işsizlik oranını azaltma yönünde, kadınların işgücü içerisindeki paylarının artışı genel işsizlik oranını yükseltme yönünde baskı yapmaktadır. Bu sonuç kentsel kadın işgücünün artması durumunda geçerli olmaktadır.Öğe Türkiye’de bölgesel gelir dengesizliği: İşgücü başına gelir yakınsaması(Hitit Üniversitesi, 2019) Nal, MustafaTürkiye bölgeleri arasında önemli gelir farklılıkları olan bir ülkedir. Bu durumun zaman içerisinde nasıl değiştiğini yakınsama hipotezi ile test eden çok sayıda çalışma yapılmıştır. Bu test, bir tarihsel zaman aralığında kişi başına gelirin ampirik analizine dayanmaktadır. Fakat Türkiye’de sosyolojik yapı (aile büyüklüğü, ailede çalışan sayısı, işgücüne katılım oranı vb.) zaman içerisinde değişmektedir. Ayrıca bu yapı Türkiye’nin bölgeleri arasında da farklılık göstermektedir. Ortalama verimliliğin ölçümünde araç değişken olarak kişi başına gelirin kullanımı bu değişimlerin etkisini de içermektedir. Bu çalışmada bölgesel yakınsama işgücü başına gelir değişkeni ile araştırılmıştır. Çalışmada bu alandaki geleneksel yöntem olan doğrusal olmayan en küçük kareler tercih edilmiştir. Analiz 2004- 2017 dönemini kapsamaktadır ve kullanılan tüm veriler TÜİK veri tabanından elde edilmiştir. Elde edilen sonuçlara göre, Türkiye’de 2004 sonrası dönemde bölgesel ve il düzeyinde gelir farklılıkları azalmaktadır. İşgücü başına gelirin yakınsama hızı kişi başına gelirin yakınsama hızından daha yüksektir. Bölgesel farklılıkları yansıtan ilave değişkenle yapılan tahmine göre ise koşullu yakınsama hızı mutlak yakınsama hızından daha yüksektir. Ayrıca ilave değişken ekonometrik tahminin açıklama gücünü artırmıştır. Bu bulgular Türkiye’de 2000 sonrası dönemde sosyal yapıdaki değişmenin ve kentleşme düzeyindeki artışın yakınsama hızını artırdığını göstermektedir. Kadınların işgücüne katılım oranının ve istihdamının teşviki bölgesel gelir farklılıklarının azaltılmasında uzun dönemli bir politika olarak kullanılabilir.