Yazar "Topuz, Şenay" seçeneğine göre listele
Listeleniyor 1 - 9 / 9
Sayfa Başına Sonuç
Sıralama seçenekleri
Öğe Ebelik Öğrencilerinin Duygusal Zekâlarının Boyun Eğici Davranışlarına Etkisi(2018) Topuz, Şenay; Yılmaz Sezer, Neslihan; Gönenç, İlknur Münevver; Büyükkayacı Duman, NuriyeGiriş: Düşük duygusal zekâ ve boyun eğici davranışlar bireysel gelişimi etkilemekte ve başarıda düşüşe neden olmaktadır. Bu nedenle ebelik öğrencilerinin kişisel ve mesleki gelişimleri açısından yüksek duygusal zekâya ve düşük boyun eğici davranışlara sahip olmaları önemlidir. Amaç: Bu çalışma, ebelik öğrencilerinin duygusal zekâlarının boyun eğici davranışlarına etkisini belirlemek amacı ile yapılmıştır. Yöntem: Çalışma tanımlayıcı olarak yapılmıştır. Araştırmanın evrenini, 2017-2018 öğretim yılında bir devlet üniversitesinin ebelik bölümüne kayıtlı olan dördüncü sınıf öğrencileri oluşturmuştur. Çalışmaya katılmayı kabul eden 70 öğrenciye anket formları uygulanmıştır. Veriler, bir bilgi formu, Duygusal Zekâ Değerlendirme Ölçeği (DZÖ) ve Boyun Eğici Davranışlar Ölçeği (BEDÖ) ile toplanmıştır. Araştırmanın verileri bilgisayar ortamında SPSS 21 paket programı kullanılarak değerlendirilmiştir. Verilerin değerlendirilmesinde, frekans, yüzde hesaplamaları ve ki kare testi kullanılmıştır. Bulgular: Duygusal zekâ düzeyi öğrencilerin% 45,7’sinde düşük,% 37,2'inde orta,% 17,1'inde yüksek bulunmuştur. Öğrencilerin DZÖ puan ortalaması 123,57+32,54, BEDÖ puan ortalaması ise 34,8+7,02 olarak bulunmuştur. DZÖ ve BEDÖ puan ortalamaları ile bireysel özellikler arasındaki farkın ise istatistiksel olarak anlamlı olmadığı tespit edilmiştir. (p> 0.05). Sonuç ve Öneriler: Öğrencilerin önemli bir kısmının düşük duygusal zekâya sahip olduğu, boyun eğici davranışlarının ise orta düzeyde olduğu belirlenmiştir. Öğrencilerin duygusal zekâlarını ve kendine güvenlerini geliştirmek için müfredatların güncellenmesi önerilebilir.Öğe Kadınların gebelik dönemindeki ağız diş sağlığı durumları(2021) Topuz, Şenay; Güneş, Aylin; Büyükkayacı Duman, NuriyeGebelik dö neminde kadının ağ ız diş sağ lığ ı hem ğebe kadının, hem de döğ acak çöcuğ un ğelecek ağ ız diş sağ lığ ında belirleyici ölmasından dölayı çök ö nemlidir. Bu çalışmada kadınların ğebelik dö nemindeki ağ ız, diş sağ - lığ ı durumlarını belirlemek amacıyla yapılmıştır. Tanımlayıcı ve kesitsel tipte yapılan araştırmanın ö rneklemini Kırıkkale Ü niversitesi Hastanesi’ne başvuran döğ um aşamasındaki 212 kadın öluşturmuştur. Veriler literatu - re dayalı ölarak hazırlanan anket förmu kullanılarak töplanmış, IBM SPSS (Statistical Packağe för Söcial Sciences) v.22 paket pröğramında uyğun istatistiksel yö ntemlerle değ erlendirilmiştir. Çalışmaya katılan kadınların yaş örtalamasının 27.8±6.65 yaş (min 17-max 42) ölduğ u, %70.3’u nu n dişlerini du zenli fırçaladığ ı, du zenli fırçalayanların da %59.7’sinin ğu nde en az iki kez diş fırçaladığ ı, diş ipi (%9) ve ağ ız ğarğarası (%17) kullanım öranlarının ise çök du şu k ölduğ u tespit edilmiştir. Kadınların %36.6’sı ğebelik sırasında diş fırçalama alışkanlığ ının değ iştiğ ini, diş fırçalama alışkanlığ ının değ iştiğ ini belirten kadınların %30.9’u ğebelik dö neminde diş fırçalamayı daha du zenli hale ğetirdiğ ini, %69.1’i ise diş eti kanaması, diş fırçası ve diş macununun bulantı hissini artırdığ ı veya diğ er nedenlerden dölayı diş fırçalama sıklığ ının azaldığ ını ya da dişini fırçalamadığ ını belirtmiştir. Kadınların ağ ız diş sağ lığ ı ile ilğili bilğilerinin ve uyğulamalarının yeterli ölmadığ ı, ayrıca ğebelikte diş fırçalama öranların azaldığ ı tespit edildiğ inden, ğebelik ö ncesi dö nemden başlayarak kadınlara könu hakkında hemşireler ve ebeler tarafından eğ itimler verilmesinin uyğun ölacağ ı sönucuna varılmıştır.Öğe Mother's hand tool as a skin-to-skin contact simulation instrument decreases pain levels in newborns(Trisakti Univ, Fac Medicine, 2021) Ceylantekin, Yeşim; Büyükkayacı Duman, Nuriye; Öcalan, Dilek; Topuz, Şenay; Yıldız Uçar, BetülBACKGROUND Sensory stimulation activates the gate control mechanism, raises the level of beta endorphins, and the secretion of beta endorphins increases the pain threshold, reducing or eliminating the feeling of pain. It has been reported that skin-to-skin contact or sensual stimulation reduces stress, pain and crying time in newborns. The present study aimed to examine the effect of the mother's hand tool (MHT) - developed by the researchers for three purposes: touch, positioning and vibration - on pain levels in newborns. METHODS A quasi-experimental study was conducted involving 52 newborns aged 0-15 days who were being treated in the neonatal intensive care unit. The MHT was applied to support the newborn and was applied 8 times in 24 hours for 3 minutes in total. Demographic data collection form (DDCF), neonatal evaluation form (NEF) to assess the respiratory rate, pulse rate, SPO2 and CO2 level, and neonatal infant pain scale (NIPS) were used to collect data. The Wilcoxon signed rank test was applied to analyse the data A p value of <0.05 was considered to be statistically significant. RESULTS After the MHT application, it was revealed that there was a significant difference in pulse rate (p=0.000), SPO2 1evel (p= 0.029), CO2 level (p=0.000) and NIPS pain scores (hour 6,9,12,15,18, and 24) and total NIPS (p=0.000) pain scores, before and after MHT practice. CONCLUSION This study demonstrated that MHT application to the newborns had a decreasing effect on pain level, heart rate, CO2 level, and an increasing effect on SPO2 level.Öğe Reproduction and sexual health among university students(CİSED Cinsel Sağlık Enstitüsü Derneği, 2016-04-03) Büyükkayacı Duman, Nuriye; Yılmazel, Gülay; Topuz, Şenay; Başçı, Ayşe Burcu; Koçak, Derya Yüksel; Büyükgönenç, Lale AyşegülAim: This study aimed at determining the knowledge, attitudes and behaviors of the university students about reproduction health (RH) and sexual health (SH). Material and Method: This descriptive and cross-sectional study was completed 448 university students from Hitit University dur-ing 2013-2014 academic years. The data were collected by using a 40-item questionnaire form which was questioned socio-demographic features, knowledge and approaches about RH/SH. The data were evaluated with percentages, Chi-square and Fisher's Exact Test. Results: It was noted in our study that only 8.9% of the students had sexual relation experience (F: 6.4%; M: 17.3%) and 36% of students got close with the opposite sex without sexual intercourse. Also 51.6% of students did not receive education on RH/SH so far 66.6% of students told that they did not know sexually transmitted diseases and 21.9% of students expressed that they did not know FP methods. There were statistically significant differences be-tween male students and female students in terms of receiving education on RH/SH, talking with parents on sexual issues com-fortably, sexual relation experience, getting close with the opposite sex without sexual intercourse, using family planning methods, contraction of STDs and knowledge about STDs (pÖğe Sağlık Bilimleri Fakültesi birinci sınıftaki kız öğrencilerin genital hijyen uygulamaları(2015) Topuz, Şenay; Büyükkayacı Duman, Nuriye; Güneş, AylinAmaç: Bu çalışma sağlık bilimleri fakültesi birinci sınıf kız öğrencilerinin genital hijyen uygulamalarını belirlemek amacıyla yapılmış tanımlayıcı tipte bir çalışmadır.Gereç ve Yöntemler: Çalışmanın örneklemini 2012-2013 eğitim öğretim döneminde Kırıkkale Üniversitesi Sağlık Bilimleri Fakültesi bünyesindeki tüm bölümlerin 1. sınıfında öğrenim gören 123 kız öğrenci oluşturmuştur. Araştırmanın verileri öğrencilerin sosyo-demografik özellikleri ile genital hijyen davranışlarını belirlemek için oluşturulan anket formu kullanılarak toplanmıştır. Verilerin değerlendirilmesinde yüzdelik ve ki- kare testi kullanılmıştır. Bulgular: Öğrencilerin %35'inin hemşirelik bölümü öğrencisi olduğu, %67,5'inin annesinin ilkokul ve daha az düzeyde eğitim aldığı, ve yaş ortalamalarının 19,3 olduğu belirlenmiştir. Öğrencilerin büyük kısmının daha önceki eğitim hayatlarında genital hijyen konusunda eğitim aldıkları, buna rağmen tamamının genital ve menstüral hijyen uygulamalarını tam ve doğru uygulayamadıkları belirlenmiştir.Sonuçlar: Çalışmanın sonucunda kız öğrencilerin genital ve menstüral hijyen konusunda eksik ve hatalı uygulamalarının ve bölümler arasında faklılıkların olduğu ve bilgilendirilmeye ihtiyaç duydukları sonucuna varılmıştırÖğe Sağlık çalışanlarının kadına yönelik şiddet algılayışı ve etkileyen faktörler(Zekai Tahir Burak Kadın Sağlığı Eğitim ve Araştırma Hastanesi, 2016) Büyükkayacı Duman, Nuriye; Büyükgönenç, Lale Ayşegül; Güngör, Tayfun; Yılmazel, Gülay; Topuz, Şenay; Koçak, Derya YükselAmaç: Bu çalışma, sağlık çalışanlarının kadına yönelik şiddet algılayışları ve etkileyen faktörleri belirlemek amacıyla yapılmıştır. Gereç ve Yöntemler: Çalışma, 5-6 Mayıs 2011 tarihlerinde Çorum Devlet Hastanesi'nde gerçekleştirilmiştir. Araştırmada belirlenen tarihlerde ulaşılabilen, çalışmaya katılmayı kabul eden tüm sağlık çalışanları (N=255) araştırmanın örneklemini oluşturmuştur. Veriler, anket formu aracılığı ile ve yüz yüze görüşme yöntemiyle toplanmış, SPSS 17.0 istatistik paket programı kullanılmıştır.Bulgular: Çalışmada sağlık çalışanlarının %56.9'u şiddetin herhangi bir türü ile karşılaştıklarını, %68.6'sı şiddetle ilgili herhangi bir eğitim almadıklarını bildirmiştir. Kadına yönelik şiddet konusunda yasaların yapabileceği bir şeyin olmadığı (Erkek:%59.3; Kadın:%73.0), (Hekim;%61.9; Hemşire;%73.9; Diğer Sağlık Personeli;%55.6) ve aile yaşamının özel olup yaşananlara kimsenin müdahale etmemesi gerektiği (Erkek:%46.9; Kadın:%71.3), (Hekim;%57.1; Hemşire;%63.3; Diğer Sağlık Personeli;%44.4) görüşlerine katılmayan kadınların ve hemşirelerin oranı diğerlerine göre daha yüksektir. Sonuç: Sağlık çalışanlarının mezuniyet öncesi ve sonrası eğitimlerinde kadına yönelik şiddet konusuna yer verilmesi ve erkekler arasında farkındalık yaratma çalışmalarının hızlandırılması önerilebilirÖğe The effects of umbilical cord entanglement upon labor management and fetal health: retrospective case control study(Taylor and Francis Ltd, 2018) Büyükkayacı Duman, Nuriye; Topuz, Şenay; Bostancı, Mehmet Ömer; Görkem, Ümit; Koçak, Derya Yüksel; Toğrul, Cihan; Güngör, TayfunObjective: This retrospective study aimed at determining prognostic factors that paved the way for umbilical cord entanglement (UCE) and the effects of UCE upon labor management and fetal health. Methods: Sixty women who gave term birth with head presentation and received UCE diagnosis following birth composed the case group while another 60 women with the same characteristics who were selected with randomized sampling method and who did not develop UCE comprised the control group. The data obtained were processed with SPSS 22.0 statistical program. T test was used for comparing demographic and obstetric data and mean birth weight of babies in the case group and control group. For comparing data on active labor management and fetal health, numbers, percentages and chi-square test were used. Also for comparing values <5, Fisher’s chi-square test was employed. Results: Emergent cesarean delivery (case: 58.3.0%; control: 21.7%), vacuum assisted vaginal delivery (case: 20.0%; control: 3.3%), forceps assisted vaginal delivery (case: 8.3%; control: 1.7%), fetal distress (case: 60.0%; control: 25.0%), amniotic fluid meconium (case: 58.3%; control: 21.7%), APGAR score less than 7 at the 1st minute (case: 58.3%; control: 21.7%) and APGAR score less than 7 at the 5th minute were higher in the women in the case group than the women in the control group (p < 0.05). Conclusion: UCE increased rates of interventional birth, emergent cesarean delivery, vacuum assisted vaginal delivery, forceps assisted vaginal delivery, amniotic fluid meconium and fetal distress. © 2017 Informa UK Limited, trading as Taylor & Francis Group.Öğe Üniversiteli gençlerin üreme sağlığı ve cinsel sağlığa ilişkin bilgi, tutum ve davranışları(Ankara Yıldırım Beyazıt Üniversitesi, 2015-05-26) Büyükkayacı Duman, Nuriye; Yılmazel, Gülay; Topuz, Şenay; Başçı, Ayşe Burcu; Koçak, Derya Yüksel; Büyükgönenç, Lale AyşegülAmaç: Bu çalışma üniversiteli gençlerin üreme sağlığı (ÜS) ve cinsel sağlığa (CS) ilişkin bilgi, tutum ve davranışlarını belirlemek amacıyla tanımlayıcı ve kesitsel olarak yapılmıştır. Gereç ve Yöntem: Tanımlayıcı ve kesitsel türdeki araştırmanın örneklemini Hitit Üniversitesinde 2013-2014 öğretim döneminde öğrenim gören 448 öğrenci oluşturmuştur. Araştırmanın verileri öğrencilerin sosyo-demografik özellikleri ile ÜS ve CS hakkındaki bilgi ve yaklaşımlarını sorgulayan 40 maddelik bir soru formu kullanılarak toplanmıştır. Verilerin değerlendirilmesinde yüzdelik, ki- kare testi ve Fisher’in kesin ki-kare testi kullanılmıştır. Bulgular: Öğrencilerin %8.9’unun cinsel ilişki deneyiminin olduğu (K:%6.4; E:%17.3), %36’sının karşı cinsel ilişki dışında yakınlaşma yaşadığı ve %51.6’sının ise şimdiye kadar ÜS/CS ile ilgili eğitim almadığı tespit edilmiştir. Öğrencilerin %.66.6’sı cinsel yolla bulaşan hastalıkları (CYBH) ve korunma yollarını, %21.9’u ise aile planlaması yöntemlerini bilmediklerini ifade etmiştir. ÜS/CS eğitimi alma, ebeveynleri ile cinsel konularda rahat konuşabilme, cinsel ilişki deneyimi, cinsel ilişki dışında karşı cinsle yakınlaşma, aile planlaması yöntemi kullanma, CYBH ge-çirme, CYBH’ı bilme açısından kız ve erkek öğrenciler arasındaki fark istatistiksel olarak önemli bulunmuştur (p<0.005). Sonuç: Çalışmada üniversiteli gençlerin ÜS/CS konularında yeter-ince bilgiye sahip olmadıkları ve cinsiyetin ÜS/CS’ye ilişkin bilgi, tutum ve davranışları belirlemede etkili bir faktör olduğu sonucuna varılmıştır.Öğe Üreme çağındaki kadınların acil kontrasepsiyon ile ilgili bilgi, tutum ve davranışları(Zekai Tahir Burak Kadın Sağlığı Eğitim ve Araştırma Hastanesi, 2016) Koçak, Derya Yüksel; Büyükkayacı Duman, Nuriye; Topuz, Şenay; Yılmazel, Gülay; Güngör, Tayfun; Başçı, Ayşe BurcuAmaç: Bu çalışma Üreme Çağındaki (15-49 yaş) kadınların acil kontrasepsiyona ilişkin bilgi, tutum ve davranışlarını belirlemek amacıyla yapılmıştır. Gereç ve Yöntemler: Tanımlayıcı ve kesitsel türdeki çalışmanın evrenini Çorum il merkezinde yaşayan 15-49 yaş arası üreme çağındaki tüm kadınlar, örneklemini ise basit rastgele örneklem yöntemiyle seçilen, gönüllü olarak çalışmaya katılmayı kabul eden 179 kadın oluşturdu. Örneklem büyüklüğünün hesaplanmasında power analizi (%80) yöntemi kullanıldı. Çalışmanın verileri literatür incelenerek araştırmacılar tarafından hazırlanan 16 maddelik anket formu kullanılarak toplandı. Çalışmadan elde edilen veriler SPSS 23.0 istatistik paket programında değerlendirildi. Verilerin değerlendirilmesinde yüzdelik, Ki-kare ve Fisher’in Kesin Testi kullanıldı. Bulgular: Çalışmamızda yaklaşık olarak her iki kadından birisi (%52.5) halen bir aile planlaması yöntemi kullanmakta ve bu kadınların çoğu (%72.3) halen modern kontraseptif yöntemleri kullanmaktadır. Çalışmamızda kadınların acil kontrasepsiyon ile ilgili bilgi, tutum ve davranışları incelendiğinde; her dört kadından üçünün (% 74.9) acil kontrasepsiyonun tanımını bildiği; her dört kadından üçünün (%78.6) daha önce 2 ve daha fazla kez acil kontrasepsiyon yöntemi kullandığı; yaklaşık her on kadından sekizinin (%85.5) acil kontrasepsiyonun hangi durumlarda kullanıldığını bildiği belirlendi. Çalışmamızda kadınların eğitim seviyesi arttıkça acil kontrasepsiyon terimini bildiğini ifade eden (p=0.015) ve acil kontrasepsiyon yöntemlerini kullandığını belirten kadınların sayısının arttığı belirlendi (p=0.001). Ayrıca açalışmada kadınların ve eşlerinin eğitim seviyesi ve kadınların gelir seviyesi arttıkça acil kontrasepsiyon terimini duyan kadınların sayısının arttığı belirlendi (p=0.01, p=0.004 ve p=0.024). Sonuç: Bu bulgular, incelediğimiz toplulukta acil kontrasepsiyon ihtiyacının mevcut olduğunu ancak yöntem hakkında yeterli bilginin olmadığını göstermektedir. Bu nedenle özellikle düşük eğitim seviyesine sahip kadın ve erkekler ile düşük sosyoekonomik seviyedeki kadınların AKY hakkında bilgilendirilmesi ve bu yöntemlere ulaşımın kolaylaştırılması önerilir.












