Kitap Bölümü Koleksiyonu
Bu koleksiyon için kalıcı URI
Güncel Gönderiler
Öğe Çağdaş batı literatüründe Kur'an metnine yaklaşımlar -metin bütünlüğü arayışları-(Fecr Yayınları, 2020) Kabakcı, ErsinBatılı Kur'an araştırmaları, Müslümanlar tarafından genellikle ihtiyatla karşılanmakta, özellikle son iki asırda teşekkül eden literatür ise "oryatalistik" faaliyetler kapsamında değerlendirilmektedir. İlgili çalışmaların tarihî arka planına göz atıldığında, söz konusu perspektifin bütünüyle yanlış olmadığı teslim edilmelidir. Ancak Batı'da yapılan çalışmalara karşı geliştirilen savunmacı refleks, bazen yanlış, bazen de haksız genellemelere yol açabilmektedir. Ayrıca bu tavır, Batılı araştırmacıların meseleye daima tek bir zaviyeden baktıkları gibi bir yanılgıyı da beraberinde getirmektedir. Bu itibarla biz, Batılı çalışmaların elden geldiğince ön yargısız bir şekilde kendi tarihsel ve teorik zemininde anlamlandırılmaya çalışılmasının daha isabetli bir tercih olduğu kanaatindeyiz. Batı'da Kur'an üzerine yapılan araştırmaların kadîm bir geçmişe sahip olduğu malûmdur. Özellikle son yarım asırda ise eskiye nazaran daha ilmî düzeyde çalışmaların varlığı inkâr edilemez. Bunlar arasında Kur'an'ın metin yapısı, günümüz Batılı Kur'an araştırmalarının en dikkat çekici konuları arasında yer almaktadır. XIX. yüzyıldan itibaren Batı'da Kur'an'ın "dağınık" bir metin olduğu yönünde yaygın bir kanaat mevcutken; 1980'lerden sonra "bütüncül" ve hatta "simetrik" olduğu varsayımı temelinde yeni yaklaşımlarla karşılaşılmaktadır. Bu kapsamda, kısa Mekkî sûrelerden başlayıp, Kur'an metninin tamamına uzanan seviyelerde bütünlük arayışını ifade eden esaslı bir literatür teşekkül etmiştir. Çalışmamız, "Batı merkezli münasebet arayışları" olarak da nitelendirilebilecek olan bu çalışma alanının tarihsel arka planına, teorik ve metodolojik temellerine odaklanmakta,ayrıca bu kapsamda öne çıkan yaklaşımları irdelemektedir.Öğe Peygamber anlayışı açısından İsrâ ve Mirâç(Kitap Dünyası, 2017) Kanter Akbaş, Özden; Sinanoğlu, Ahmet; Ardoğan, RecepBu metin İsrâ ve Miraç konusunu ele almaktadır.Öğe Gaylân ed -Dimeşkî(Mana Yayınları, 2019) Kanter Akbaş, Özden; Azimli, MehmetGaylân b. Müslim ed- Dimeşkî en-Nebâtî el-Kıptî, kader konusundaki tartışmalarda Ma’bed el-Cühenî’den sonra gelen ikinci isim olarak bilinmektedir. Künyesinde Kıptî olmasının özellikle yermek amacıyla vurgulandığı ifade edilir. Babası Osman b. Affan’ın azatlı kölesidir. Medine’de doğup büyüdüğü belirtilmektedir. Daha sonra Şam’a giderek İrcâ görüşünü(tekfir etmeyerek Allah’a havale etmek) ilk kez kullanan Hz. Ali'nin torunu Hasan b. Muhammed b. Hanefiyye’nin derslerine katılmıştırÖğe Kaza ve kadere iman(Lisans Yayıncılık, 2018) Gündoğar, Hamdi; Öğük, Emine; Öğük, Emine; Fatiş, Emrullah; İbiş, fatih; Çınar, Mahmurt; Şahin, Mehmet Kenan; Altaytaş, Muhammet; Bardakçı, Sefa; Batur, M. Raşit; Akın, Murat; Birinci, Züleyha; Yavuz, Salih Sabri; Sancar, FarukKaza ve Kader, iman edilmesi emredilen bir iman nesnesi olarak Kur’an’da vurgulanmamış olmakla birlikte İslam düşüncesinde, konuyla ilgili hadis rivayetleriyle desteklenerek bir iman nesnesi olarak tartışılmıştır. Kaza ve kader kavramları, Allah’ın ezeli ilmiyle her şeyi bilmesi ve kudreti anlamında Allah’ın sıfatları konusu altında ele alınırken; insanın fiillerinde özgür olup olmaması konusundaki tartışmalardan hareketle insanın fiilleri konusunda da ele alınmaktadır. Fatalist/Kaderci bir düşünce sisteminin oluşturulması, otoritenin fiillerinin sorgulanmaması ve kayıtsız şartsız uygulanması bağlamında otorite tarafından daima destek görmüştür. İnançlarla ilgili bir konu olması sebebiyle kelamcılar arasında da kaza ve kader konusundaki tartışma, geçmişten günümüze kadar güncelliğini koruyan meselelerden biri haline gelmiştir.Öğe Mitolojinin Anadolu inançlarına etkisi-bir kültürel teoloji incelemesi(Eskiyeni Yayınları, 2019) Kanter Akbaş, ÖzdenMitlerin ve efsanelerin, toplumun dini yaşantısı içerisinde dinin asıllarından daha fazla bilinmesi ve uygulanması, hatta dinin vazgeçilmez birer parçası olarak kabul edilmesi günümüz kelam ilmi için bir problem olarak karşımıza çıkmaktadır. Özellikle yeniden dönüş mitleri, modern insanın hayatının her alanında form değiştirerek varlığını sürdürmektedir. İnsan hayatında değişimlere sebep olan her şey, “kutlama” adı altındaki modern dönem ritüelleriyle mitolojiyi tekrar tekrar yaşatmaktadır. Doğum, evlilik, yeni bir ev sahibi olmak, terfi almak, ölüm gibi hayatın içerisindeki olaylar, ritüellerle köken ve yeniden dönüş mitlerini farkında bile olmadan tekrarladığımızı göstermektedir. Günümüz Anadolu halk inanışları bağlamında değerlendirebileceğimiz türbe ziyaretleri, kırk çıkarma merasimleri, ateşin, suyun kutsal kabul edilmesi gibi birçok kültürel inanç ve uygulamanın temellerini bilmek farkındalık oluşturmaktadır. Müslüman halkın kültürel olarak nesilden nesile aktardığı ve İslam inançlarının bir parçası olarak gördüğü inanç ve ritüellerin, muhatabın zihninde ayrıştırılmasını sağlamak gerekmektedir. Bu inanç ve uygulamaların hepsine bid’at diyerek reddetmek de bir çözüm değildir. Anadolu’da yaşayan Müslüman halkın inanışlarının kökeninin örf ve adetlere dayandığının ve dinin bir parçası değil de Anadolu’nun kültürel bir zenginliği olduğunun, Kur’an ve sünnet delilleri ve bu kültürde doğup yaşamış âlimlerin görüşleri ile desteklenerek sabır ve yumuşak bir yaklaşımla anlatılması gerekmektedir.