Makale Koleksiyonu
Bu koleksiyon için kalıcı URI
Güncel Gönderiler
Öğe Kapsayıcı Eğitim Bağlamında “Hıçkırık” Filminin Analizi(2021) Kaya, Nisa G.Kapsayıcı eğitim, birey içi ve bireyler arası farklılıkları dikkate alarak tüm öğrencilerin gereksinimleri doğrultusunda ilgili destek ve eğitim hizmetlerinden yararlanması yoluyla bir arada öğrenmelerini destekleyen bir yaklaşım olarak tanımlanmaktadır. Bu çerçevede, sadece özel gereksinimi olan öğrenciler değil, toplumdaki tüm kesimlerin kültürel, sosyal ve ekonomik ayırım olmaksızın eğitim hakkı, temel insan haklarından biri olarak kabul edilmektedir. Bu çalışmada, 2018 yılı Hindistan yapımı “Hıçkırık” adlı film içerik analizi yöntemi ile incelenmiştir. Filmde kekeme olan bir öğretmenin sosyo-ekonomik yönden dezavantajlı öğrencileri ile yaşadıkları olaylar anlatılmaktadır. Kapsayıcı eğitime ilişkin olarak belirlenen „tutumlar?, „eşit fırsatlar? ve „öğretim? temaları altında alt temalar belirlenerek filmden temalara ilişkin örnekler incelenmiştir. Sonuç olarak, filmde bireysel farklılıklara saygı, olumsuz önyargılarla baş etme, engelleri aşmak, güçlü yönleri keşfetme, hedef belirleme ve farklılaştırılmış öğretim konularında örnekler verildiği belirlenmiştir. Bu bağlamda, filmin eğitim amaçlı olarak, eğitim fakültesi öğrencileri ile öğretmenlere izletilmesi önerilebilir. Ayrıca film, kapsayıcı eğitim konusunda toplumsal farkındalığın arttırılmasına katkı sağlayabilir.Öğe Erken Çocuklukta Görülen Davranış Problemlerinin Çeşitli Değişkenler Açısından İncelenmesi(2021) Işık, EsraBu araştırmada erken çocuklukta görülen davranış problemlerinin çeşitli değişkenlere göre incelenmesi amaçlanmıştır. Araştırma grubunu Ankara ili Keçiören ilçesine bağlı 7 bağımsız anaokulunda bulunan 177 çocuk ve çocukların öğretmenlerinin (34) oluşturduğu çalışma, nicel araştırma yöntemlerinden tarama modeline ve kesitsel tarama desenine göre tasarlanmıştır. Çalışmada verilerin elde edilmesinde “Okulöncesi ve Anaokulu Davranış Ölçeği (AODÖ)” ile araştırmacı tarafından geliştirilen “Öğretmen Bilgi Formu” kullanılmıştır. Araştırmada elde edilen verilerin normal dağılmaması nedeniyle, iki gruplu karşılaştırmalarda Mann-Whitney U testi, üç ve daha fazla gruplu karşılaştırmalarda ise Kruskall-Wallis H testi kullanılmıştır. Araştırma sonucunda, okul öncesi dönem çocuklarında görülen davranış problemlerinin çocukların cinsiyetine, yaşına, daha öncesinde herhangi bir eğitim kurumuna gitme durumuna, çocuğun sakatlık, özür ya da özel eğitim gerektiren durumu ile ailenin gelir düzeyine göre anlamlı düzeyde farklılık gösterdiği; buna karşın çocuğun kardeş sayısı, anne ve baba yaşı ile anne ve baba eğitim durumuna göre anlamlı bir farklılık göstermediği sonucuna ulaşılmıştır.Öğe Turkish Adaptation of the Early Learning Observation and Rating Scale-Teacher's Form: Validity and Reliability Study and Path Analysis for a Turkey Sample(Hindawi Ltd, 2020) Babaroğlu, Ayhan; Koçak, CemAcquiring information on the complete development of children during their early childhood, observing their development, and identifying the domains in which they need support have always been very important. There is a parallelism between development in the early period and learning, and development learning is best achieved by learning in children. Children have very different development patterns. As development occurs simultaneously on a broad spectrum of domains, progress in one domain affects the progress in another domain also. Thus, identification of problems in early childhood is important in terms of assessment of child's development and learning. The purpose of th study is adaptation of the early learning observation and rating scale-teacher's form, developed by Coleman, West, and Gillis, to Turkish and the Turkish culture and evaluation of the causality relations between the learning domains through Path analysis in the Turkish sample. Methodologic descriptive and model testing design methods have been used. The study sample consisted of 166 children in the 4-5-year-old group, receiving education in 59 preschool education institutions, and 20 teachers. Simple random sampling method was used in sample selection. Following the Turkish adaptation processes, the validity and reliability of the scale were examined with a pilot study. It was observed that the scale had high appearance-social and scope-construct validity, and the results obtained were coherent with the usefulness and contribution results obtained in the original study. Strong linear relationships were found between each of the seven learning domains in the scale. The early learning observation and rating scale-teacher's form, which was adapted to Turkish, was suitable for use in the Turkish sample and revealed the competence or incompetence condition of children in the learning domains of children correctly and realistically.Öğe Erken çocukluk döneminde fen eğitimine ilişkin okulöncesi öğretmenlerinin görüşleri(Hitit Üniversitesi, 2018) Babaroğlu, Ayhan; Okur, EmelBu araştırma, erken çocukluk döneminde fen eğitimine yönelik öğretmen görüşlerinin incelenmesi amacıyla gerçekleştirilmiştir. Araştırmanın çalışma grubunu Çorum il merkezi ile ilçelerinde yer alan 189 okul öncesi öğretmeni oluşturmuştur. Çalışmada betimsel araştırma yöntemlerinden tarama modeli kullanılmış ve araştırmacılar tarafından geliştirilen soru formuyla elde edilen verilerin içerik analizi gerçekleştirilmiştir. Araştırmada, öğretmenlerin fen eğitimi alanını sevdikleri ve ilgi duydukları saptanmıştır. Çocukların ilgisi ve fen eğitim alanının gerekliliğine olan inançları öğretmenlerin bu eğitim alanına ilişkin yaklaşımlarını olumlu etkilerken, alana ilgi duymamaları ile alana ilişkin bilgi eksikliklerinin yaklaşımlarını olumsuz etkilemiş olduğu görülmüştür. Öğretmenlerin en çok eğitim ortamı yetersizlikleri ile materyal eksiklikleri ve sınıf mevcutlarının fazlalığı gibi sorunlarla karşılaştıkları ve bu sorunların programlarında fen eğitimine yeteri kadar yer verememelerine, etkin sonuçlar elde edememelerine ve motivasyonlarının düşmesine neden olduğu tespit edilmiştir. Öğretmenlerin yarıdan fazlası fen eğitimi alanında kendini yeterli olarak değerlendirirken, fen eğitimi alanına yönelik aldıkları eğitimi yetersiz bulduklarını belirtmişlerdir. Öğretmenlerin planları ve etkinlikleri hazırlarken daha çok internetten yararlandıkları, sınıflarında bir fen merkezinin olduğu ve fen eğitiminde kullanılan yöntem ve teknikler, alan bilgisi, etkinlik planlama ve uygulama ile materyal tasarlama konularında hizmet içi eğitim almak istedikleri saptanmıştırÖğe Çocukluk döneminde Amerika’da uygulanan değerler eğitimi programları(Hitit Üniversitesi, 2017) Pekdoğan, SerpilOkullarda uygulanan eğitim programlarının niteliği, okul-aile ve çevre işbirliğinde yaşanan sorunlar, öğretmen ve öğrencinin eğitim sürecine yabancılaşması gibi konular eğitim sisteminde değerler eğitiminin önemine vurgu yapmaktadır. Farklı ülkelerde değerleri öğretmek için kişilik eğitimi adı altında anasınıfından başlanarak sistemli bir program dâhilinde devam edecek şekilde geliştirilmiş pek çok program uygulanmaktadır. Ülkemizde değerler eğitimi belli bir program dâhilinde verilmediği için, çocuklarda değerlerin nasıl geliştiğini anlamak güçleşmektedir. Ülkemizde değerler eğitimine yönelik uygulamaların belli programlar çerçevesinde, çocuk, aile ve okulun diğer üyelerini ele alacak şekilde yapılması, çocuklarda değerlere ilişkin edinimlerinin daha kalıcı olmasını sağlayacak ve toplumun bütün kesiminin değerler konusunda bilinçlenmesini sağlayacaktır. Okullarda okul öncesinden ortaöğretime kadar değerler eğitimine yönelik yeniden yapılanmaya gidilmeli ve akademik başarı kaygısından uzak, ahlaki ve toplumsal değerlerin ön planda tutulduğu değerler eğitimine yönelik uygulamalara yer verilmelidir. Bu çalışmada Amerika’da uygulanan farklı değerler eğitimi programları ve ülkemizdeki değerler eğitimi uygulamaları farklı yönleriyle değerlendirilmeye çalışılmıştır.Öğe Öğretmen adaylarının çocukluk çağı örselenmeleri ile psikolojik iyi olmaları arasındaki ilişkinin incelenmesi(Asos Eğitim Bilişim Danışmanlık / Akademik İletişim, 2017) Bozgün, Kayhan; Pekdoğan, SerpilBirey, ailesi, arkadaşları yani genel olarak çevresindekiler tarafından fiziksel şiddete, cinsel olarak tacize, duygusal açıdan kötüye kullanılmaya, reddedilmeye, aşağılanmaya maruz kalabilmektedir. Bireyin maruz kaldığı bu davranışlar istismar olarak tanımlanmaktadır. Genel olarak fiziksel, cinsel ve duygusal olarak ortaya çıkan istismar, yetişkinlik döneminde özellikle ergenlikte yaşanan değişimlere paralel olarak bazı psikolojik sorunları da beraberinde getirebilmektedir. Bu sorunların istismar yaşamış bireyin psikolojik açıdan olumsuzluklar yaşamasına yol açıp açmadığı merak edilen bir konudur. Bu çalışmanın amacı öğretmen adaylarının çocukluk çağı örselenme yaşantıları ile psikolojik iyi olmaları arasındaki ilişkinin incelenmesidir. İlişkisel tarama modelinde gerçekleştirilen araştırmanın çalışma grubunu devlet üniversitesine bağlı Eğitim Fakültesi okul öncesi öğretmenliği ve sınıf öğretmenliği bölümünün ikinci ve üçüncü sınıflarında öğrenim gören toplam 216 öğretmen adayı oluşturmaktadır. Çalışmanın örnekleminin oluşturulmasında basit seçkisiz örneklem yöntemi kullanılmıştır. Çalışmanın verilerinin toplanmasında örneklemi oluşturan kişilere çocukluk dönemlerindeki örselenme yaşantılarını ve psikolojik iyi olmalarını belirlemek için, Çocukluk Örselenme Yaşantıları Ölçeği (ÇÖYÖ) ve Psikolojik İyi Olma Ölçeği (PİOÖ) uygulanmıştır. Elde edilen verilerin çözümlenmesinde öğretmen adaylarının çocukluk çağı örselenme yaşantıları ve psikolojik iyi olmaları arasındaki ilişki Pearson Momentler Çarpımı Korelasyon Katsayısı kullanılarak incelenmiştir. Ayrıca öğretmen adaylarının çocukluk çağı örselenmeleri ve psikolojik iyi olma düzeylerine ilişkin ortalama puanlar ile birlikte minumummaksimum değerleri de incelenmiştir. Araştırmadan elde edilen bulgular neticesinde, öğretmen adaylarının çocukluk çağı örselenmelerinin orta düzeyde olduğu, psikolojik iyi olma durumlarının ise yüksek düzeyde olduğu görülmüştür. Öğretmen adaylarının çocukluk çağı örselenmeleri ile psikolojik iyi olmaları arasındaki ilişki incelendiğinde ise, fiziksel ve duygusal örselenme ile psikolojik iyi olma arasında ise pozitif yönde orta düzeyde anlamlı bir ilişki olduğu saptanmıştır. Genel olarak incelendiğinde ise çocukluk çağı örselenme yaşantıları ile psikolojik iyi olma arasında pozitif yönlü anlamlı bir ilişki bulunmaktadır. Çalışmanın sonuçlarına göre öğretmen adaylarının çocukluk çağı örselenmeleri ile psikolojik iyi olmaları arasında beklenenin aksine pozitif yönde anlamlı bir ilişki görülmüştür. Örselenme ve psikolojik iyi olmanın ele alındığı çalışmalar farklı örneklem ve yöntemlerle yürütülerek farklı sonuçlara ulaşmamız mümkün olabilirÖğe Öğretmen adaylarının çocukluk dönemi istismar yaşantılarının bazı değişkenler açısından incelenmesi(Özel Akademi, 2018) Bozgün, Kayhan; Pekdoğan, SerpilGünümüzde önemi artan konulardan biri de şüphesiz istismar vakalarıdır. Yazılı kaynak, paneller, haber ve röportajlarda istismar yaşantısı olan bireylerin yaşadıklarına tanıklık edilmektedir. İstismar konusundaki alanyazın incelendiğinde, çocuklar, öğretmenler, aileler, sağlık görevlileri örneklemli çalışmaların yürütüldüğü göze çarpmaktadır. Bu çalışmanın amacı, öğretmen adaylarının çocukluk dönemindeki istismar yaşantılarını farklı değişkenler açısından incelemektir. Araştırmada yöntem olarak, nicel araştırma desenlerinden tarama yöntemi kullanılmıştır. Araştırmanın çalışma grubunu 628 öğretmen adayı oluşturmaktadır. Veri toplama aracı olarak, araştırmacılar tarafından hazırlanan kişisel bilgi formu, Kaya (2014) tarafından uyarlanan Çocukluk Çağı Örselenme Yaşantıları Ölçeği Kısa Formu kullanılmıştır. Elde edilen veriler SPPS programı yardımıyla analiz edilmiştir. Verilerin analizinde parametrik olmayan teknikleri kullanılmış ve anlamlılık ,05 düzeyinde kabul edilmiştir. Çalışmanın ortaya çıkardığı bulgulara göre, öğretmen adaylarının çocukluk dönemi istismar yaşantıları ile cinsiyet, sınıf, aile geliri, kardeş sayısı, doğum sırası, anne-baba eğitim düzeyi değişkenleri arasında anlamlı bir farklılığın olduğu sonucuna varılmıştır. Öğretmen adaylarının çocukluk dönemi istismar yaşantılarının bölüm, anne-baba yaşam durumu, anne-baba birlikteliği, anne-baba öz-üvey olma değişkenlerine göre farklılık göstermediği belirlenmiştir. Bu bulgular ışığında öğretmen ve öğretmen adaylarının katılımıyla çocukluk dönemi istismar yaşantıları hakkındaki bilgi düzeylerini belirleyen çalışmalar ele alınabilir.Öğe Sınıf öğretmenlerinin ilkokula hazırlık sürecinde okul öncesi eğitimden beklentileri(İstanbul Kültür Üniversitesi Eğitim Fakültesi, 2017) Pekdoğan, SerpilOkul öncesi dönemden ilkokula geçiş süreci, çocuk aile ve öğretmen için heyecanlı ve endişe verici bir süreç olarak karşımıza çıkmaktadır. Okul öncesi dönemde gelişimsel ve duygusal olarak başarılı bir süreç atlatan çocuklar, ilkokula daha uyumlu olmakta ve akademik başarıları yüksek olmaktadır. Bu sürecin sağlıklı işlemesi, nitelikli bir okul öncesi eğitimle mümkündür. Okul öncesi eğitimden sonra ilkokula başlayan çocukların başarısını sürdürmesinde sınıf öğretmenleri de çocukların bir takım becerilere sahip olmasının süreci kolaylaştırdığını ve başarının arttığını belirtmektedirler. Bu doğrultuda, çalışmada sınıf öğretmenlerinin ilkokula hazırlık sürecinde okul öncesi eğitimden beklentilerinin araştırılması amaçlanmıştır. Araştırmanın çalışma grubunu Milli Eğitim Bakanlığı'na bağlı ilkokullarda görev yapan 12 sınıf öğretmeni oluşturmaktadır. Araştırmada nitel araştırma yöntemlerinden durum araştırması kullanılmıştır. Araştırmanın verileri yarı yapılandırılmış görüşme aracılığıyla toplanmıştır. Elde edilen veriler içerik analizi yöntemiyle çözümlenmiştir. Araştırmanın sonuçlarına göre, sınıf öğretmenleri okul öncesi eğitimden çocukların okula uyum, temel bilgi ve beceri, özbakım becerileri, okuma yazmaya hazırlık çalışmaları ve değerler eğitimi konularında beklenti içerisinde olduklarını belirtmişlerdir.Öğe Examination of postgraduate dissertations within the field of gifted education in Turkey: Content analysis study(Journal for the Education of Gifted Young Scientists, 2017) Pekdoğan, Serpil; Bozgün, KayhanThis research was carried out in order to examine master and doctoral dissertations made in the field of gifted in terms of methods (research model, universe and sample, used measurement tools, statistical techniques and content). Within the scope of the research, 94 master and doctoral dissertations were collected from YöK data base, which were about the gifted education between 2010 and 2016. Content analysis method was used in the research because it aims to examine master and doctoral dissertations. The content analysis was applied to each publication with the help of this form and the data for the publications were recorded in a database. The results of the study show that the dissertations made in the field of gifted have increased significantly since 2010, the quantitative researches in master dissertations and the experimental designs in doctoral dissertations are preferred, the sampling group concentrates on primary and secondary school students, the method of sampling selection is not mentioned, teaching and attitude-interest-perception studies were preliminary, and more than one data collection tool was used in the studies and the percentage and frequency tables, t test and non parametric test usage as the data analysis methods. © 2015 Journal for the Education of Gifted Young Scientists.