Cilt 15, Sayı 30, Makale Koleksiyonu

Bu koleksiyon için kalıcı URI

Güncel Gönderiler

Listeleniyor 1 - 2 / 2
  • Öğe
    الوظائف الدلاليه لخزوف الجر في القران الكريم
    (Hitit Üniversitesi, 2016) Shoeir, Mohamed Rızk El- Shahhat Abdelhamit
    الخلاصة : تعن حروف الجر من أهخ الروابط في الجملة العربية ؛ حيث إن الأسماء والأفعال عناصر لغوبة بمولة الئبنات المفككة المرصوصة لا يجعلها حانحئا مبنيا إلا هذه الحروف ، الني تربط الئبنة إلى أخها وتقرها إلى مناسبها ؛ ولذلك كان دور هذه الحروف من أخطر الأدوار؛ لأئه هوالذي يكؤن الئغة ولاتخلو جملة من استخدام إحدى هذه الحروف؛ لذا فإن دراسها وفهم مدلولاتها من أهخ الخئرورات لفهم اللغة والكشف عن أسرارها وبيان مدلولاتها المختلغة التي يحددها حرف الجؤ بشكل أكز دقة من خلال ربطه بين أجزاء الجملة ؛ فحروف الجؤ تصل ما قبلها بما بعدها فتوصل لاسم بالاسم ، والفعل بالاسم ، ولا يدخل حرف الجر إلأ عاى لاسماء ؛ ولذا فهناك ابصال وثيق بين الجار والمجرور ٠ فهما مئا وحدة تركيبية واحدة . إر٠ من أهخ ما ينبني الوقوف عنده دلالة حرف الجز في الجملة الني يرد فها ؛ حيث يكون الموجه الحقيقي للمعنى في الجملة ؛ ووسيلة اليط بين أطرافها ؛ والبن في ذلك واجع إلى أى حروف الجر تربط ما بين لاسماء المتوالية ، فتبعث فها الحياة للقيام بوظيفها التغوبة ء ولكل حرف في الأريب موقعه الذي يتطئبه . ومن أهم الخئواهر اللغوبة التي يجب فهمها ظاهرة الئخهمين أولاحلال؛ وهو : استعمال حرف جر بمعنى حرف جر أخر ؛ فهناك قاعدة معنوبة عن حروف الجؤ تقول : .احروف الجز يتبادل ٠كل مها موخع الآخر كين! 11؛ فمئلأ الحرف(عر) قد يأني بمعنى(في) ء والحرف(عن) قد يأني بمعنى(عش) ٠ وك١ئ هذه المسائل اللغوبة لها عظيم لاثر في فهم اللغة وخاصة عندما نتعامل ٠ع الئص القرأني وبيان المراد هن آياته وتفسهها بوصوح.
  • Öğe
    Muhibban Dergisi’nin 20. yüzyıl başlarında tarikatları savunma ve itibar kazandırma çabaları
    (Hitit Üniversitesi, 2016) Işık, Zekeriya
    Osmanlı İmparatorluğu 19. asrın ilk çeyreğinden itibaren zamanla daha kapsamlı ve köklü bir hal alan modernleşme sürecine girmiştir. Geleneksel kurumların ve olguların yerini giderek modern, seküler yapıların ve anlayışların aldığı bu süreçte tarikatlar da eski güçlü ve işlevsel konumlarını kaybetmiştir. Bu dönemde merkezi otorite karşısında özerklik, ekonomik müdahaleler karşısında sosyo-ekonomik bağımsızlık büyük oranda sona ermiştir. Devletin modernleşmeyi, resmî İslam temelinde Osmanlı Müslüman toplumu oluşturma pratiği olarak algılaması ve uygulamaya koymasıyla da tarikatların özgün ontolojik ve epistemolojik dünyaları yani kadim irfan geleneklerinde ciddi bir irtifa kaybı yaşanmıştır. Reformun dayanılmaz baskıları karşısında tarikatlar yer yer yeni sistemi anlamaya en azından sistemin içerisinde bulunan gazete, cemiyet vb. modern kurumlar ihdas etmek suretiyle bu saldırılara karşı koymaya çalışmışlardır. Bu dönemin tasavvufî dergilerinden birisi olan Muhibban, tam da gelinen bu tarihi sürecin doğal bir sonucu olarak II. Meşrutiyet döneminin özgürlükçü havasının da etkisiyle ortaya çıkmıştır. Muhibban, tasavvuf ve tarikatlara özellikle de resmî İslam karşısında problemli görülen Bektâşîliğe yönelik ağır sosyal, kültürel, dinî ve felsefî eleştiri ve sınırlamalara karşı çıkmıştır. Muhibban, bununla da yetinmemiş tarikatları, tekke ve zaviyeleri daha önceki asırlarda olduğu gibi modern dünyada da insanlığın yüksek ahlak seviyesine, erdeme ve kemâliyete ulaşabilmesi için sarılması gereken yegâne yerler olarak takdim etmiştir. Başka bir deyişle Muhibban, tarikatları savunmak kadar yeni cemiyet hayatında da onlara meşru bir yer açmayı ve böylece eski itibarlarını kazandırmayı gaye edinmiştir.