Cilt 10, Sayı 1, Makale Koleksiyonu

Bu koleksiyon için kalıcı URI

Güncel Gönderiler

Listeleniyor 1 - 11 / 11
  • Öğe
    Anlambilim açısından bir tıp metni incelemesi “Tercüme-İ Ebubekir Er-Razi”
    (Hitit Üniversitesi, 2017) Akkuş, Mücahit
    Eski Anadolu Türkçesi ve Osmanlı Türkçesi dönemi tıp eserlerinin bolca yazıldığı dönemlerdir. Özellikle Osmanlı döneminde hastalıkların tedavisiyle uğraşan birçok kişi olmuştur. Hekimler, bilgi ve tecrübelerini kitaplara aktarmıştır. Böylelikle hem öğrencilerine faydalı olmuşlar hem de gelecek nesillere önemli katkılar sağlamışlardır. Bu dönemde tıp alanında tercümeler de yapılmıştır. Yapılan tercümelerden bir tanesi de Tercüme-i Ebubekir Er-Razi’dir. Eserin yazılış tarihi tam olarak bilinmemektedir. 18. yüzyılın başında yazıldığı düşünülmektedir. Osmanlı döneminde farmakoloji alanında yazılmış önemli bir tercüme eserdir. Bu tercüme eser zamanın meşhur hekimlerinden olan Ali Münşi (Bursavi) tarafından yazılmıştır. Anlambilim açısından içerisinde bolca malzeme bulunmaktadır. Sözcüklere kendi içerisinde anlamlar verilmektedir. Yani bu eserde sözlükbilim ile ilgili de yoğun malzeme mevcuttur. Benzetme edatları sıkça kullanılmıştır. Kelimelerin temel anlamlarının yanında bütün eser boyunca farklı yan anlamlar da kullanılmıştır. Bolca tamlamalara başvurularak anlam zenginleştirilmeye çalışılmıştır. Yapılacak bu çalışmada Tercüme-i Ebubekir Er-Razi adlı eser anlambilim açısından değerlendirilecektir. Bu eser, o dönemin bilimsel bir çalışması olduğu için duygu yoğunluğundan çok fazla söz edilemez. Ancak kullanılan Türkçe kelime sayısı, deyimleşmiş ifadeler, kelimelere yüklenen mecazi anlamlar, farklı edatlarla yapılan benzetme unsurları vs. bu eseri farklı kılmaktadır. Sayısal veriler de göz önünde tutularak çalışma genişletilecektir.
  • Öğe
    Engelliler için belediyelerin erişilebilirlik sorumlulukları: Çorum Engel Haritası Projesi
    (Hitit Üniversitesi, 2017) Şat, Nur; Göver, Tuğçe
    Bu çalışmanın amacı ve önemi; yasal açıdan yetkili ve sorumlu birimler olarak belediyelerin engellilerin yaşam kalitelerinin artmasına yapacağı katkıdan kaynaklanmaktadır. Çalışmanın varsayımları, yaşam kalitesinin kentin dış mekânlarındaki olanaklardan çok etkilendiği; Türkiye’de engelsiz kentlerin önündeki engellerin yasal düzenlemelerde değil, uygulamalarda olduğu ve bu çözümlerin öncelikle belediyelerce sağlanması gerektiğidir. Bu varsayımları doğrulayan verilere Şubat-Ağustos 2015 tarihleri arasında Çorum Merkez ilçede “Eylem Araştırması” yöntemiyle yapılan “Çorum Engel Haritası” projesiyle ulaşılmaktadır. Çalıma sonunda Belediyenin engelsiz erişim için uzman kadrosunu arttırması, teknik ve istatistiki çalışmalarının kapsamını genişletilip sık sık güncellenmesi gerektiği gözlemlenmiştir. Ayrıca planlayıcı ve uygulayıcı personeli mesleki bilginin daha çok kullanıcı dostu işler üretmek yönünde arttırılması ihtiyacı görülmüştür. Çalışmanın planı şöyledir: Girişten sonra, ilk olarak “Temel Kavramlar” tanımlanmaktadır. İzleyen bölümde teorik olarak ulaşılabilirlik boyutları hakkındaki bir çerçeve, alt başlıklar aracılığıyla çizilmektedir. Sonraki bölümlerde önce Türkiye’deki durumun değerlendirilmesi ve daha sonra da saha çalışmasını oluşturan projenin bilgileri açıklanmaktadır. “Bulgular ve Tartışma” bölümünü ise “Sonuç” bölümü izlemektedir.
  • Öğe
    Çocukluk döneminde Amerika’da uygulanan değerler eğitimi programları
    (Hitit Üniversitesi, 2017) Pekdoğan, Serpil
    Okullarda uygulanan eğitim programlarının niteliği, okul-aile ve çevre işbirliğinde yaşanan sorunlar, öğretmen ve öğrencinin eğitim sürecine yabancılaşması gibi konular eğitim sisteminde değerler eğitiminin önemine vurgu yapmaktadır. Farklı ülkelerde değerleri öğretmek için kişilik eğitimi adı altında anasınıfından başlanarak sistemli bir program dâhilinde devam edecek şekilde geliştirilmiş pek çok program uygulanmaktadır. Ülkemizde değerler eğitimi belli bir program dâhilinde verilmediği için, çocuklarda değerlerin nasıl geliştiğini anlamak güçleşmektedir. Ülkemizde değerler eğitimine yönelik uygulamaların belli programlar çerçevesinde, çocuk, aile ve okulun diğer üyelerini ele alacak şekilde yapılması, çocuklarda değerlere ilişkin edinimlerinin daha kalıcı olmasını sağlayacak ve toplumun bütün kesiminin değerler konusunda bilinçlenmesini sağlayacaktır. Okullarda okul öncesinden ortaöğretime kadar değerler eğitimine yönelik yeniden yapılanmaya gidilmeli ve akademik başarı kaygısından uzak, ahlaki ve toplumsal değerlerin ön planda tutulduğu değerler eğitimine yönelik uygulamalara yer verilmelidir. Bu çalışmada Amerika’da uygulanan farklı değerler eğitimi programları ve ülkemizdeki değerler eğitimi uygulamaları farklı yönleriyle değerlendirilmeye çalışılmıştır.
  • Öğe
    Katılımcı bütçe anlayışının Türkiye açısından değerlendirilmesi
    (Hitit Üniversitesi, 2017) Koç, Neslihan
    Mali politikalarla ilgili plan ve hedefler ile yapılacak harcamalar ve toplanacak gelirler, bütçe süreci içinde belirlenmektedir. Bütçenin önemli fonksiyonlarından biri olarak kabul edilen mali disiplinin sağlanabilmesi, devlet yönetiminde ve harcamalarında saydamlığın sağlanması ile mümkündür. Mali saydamlığın karar vermede ve kamu politikalarının uygulanmasında paydaşlar ve kamu sektörü arasındaki işbirliğini ifade eden katılımcılıkla birleşmesi ile hesap verebilirliğin ve hükümet performansının iyileştirilmesi amaçlanmaktadır. Bu doğrultuda gelişen katılımcı bütçe anlayışı, halkın bilgi ve belgelere ulaşmalarına, kararlara katılmalarına ve değerlendirmelerine imkân sağlayacak vatandaş bütçelerinin oluşturulması, sosyal izleme araçlarının kullanılması ve sosyal izleme girişimleri gibi uygulamalarla hayata geçirilmektedir. Çalışma, katılımcı bütçe anlayışı çerçevesinde bu uygulamaları ve Türkiye’deki durumu ele almaktadır. Türkiye’de bilgi ve belgelerin kamuoyuna duyurulması anlamında bir mali saydamlığın varlığından söz etmek mümkünken; bütçenin katılımcı bir süreç içinde yapıldığını söylemek ise mümkün değildir.
  • Öğe
    Kemer sıkma politikalarındaki büyük risk: Mali tuzak
    (Hitit Üniversitesi, 2017) Gergerlioğlu, Ufuk
    Özellikle 2008’de yaşanan küresel finansal kriz, dünyada birçok ülkeyi zor durumda bırakmıştır. Bu krizi aşmak için vergi artışlarını ve kamu harcamalarında yapılan kesintileri kapsayan kemer sıkma politikalarının uygulanması, birçok ülke ekonomisinde bir takım olumsuz etkilerin açığa çıkmasına neden olmuştur. Vergi artışlarının ve kamu harcama kesintilerinin ekonomik büyümeyi daha da yavaşlatması, vergi hasılatlarında azalmaya sebebiyet vererek bütçe açıklarında büyüme meydana getirmiştir. Bu süreç beraberinde ekonomide bir kısır döngü ortaya çıkartarak mali tuzağın oluşumuna zemin hazırlamıştır. Bu bağlamda bu çalışmada mali tuzak kavramından etraflıca söz edilmektedir. Çalışmada öncelikle mali tuzak kavramı için teorik çerçeve sunulmakta, ardından da bu kavramın ülke uygulamaları bağlamında değerlendirilmesine yer verilmektedir.
  • Öğe
    Oylum Höyük’te dagan kültü?
    (Hitit Üniversitesi, 2017) Ensert, Hatice Kübra
    (OY10 Env. 065 Kazı Env. No.lu) krem renkli bir taş ( kireçtaşı?) silindir mühür (Res.1, Çiz. 1), Oylum Höyük’te 2010 kazı sezonunda L22 Açması ÖBY 102’den açığa çıkmıştır. Mührün yüksekliği 1. 9 cm., çapı 1 cm ve delik çapı 0.3 cm.dir. Bu mühür Suriyeli-Anadolulu Linear-Kursiv grubuna aittir. Bu grup mühürlerin daha erken Suriyeli mühürlerle ilişkili olduğu düşünülmektedir. Söz konusu silindir mühürler bir bölgede/atölyede üretilmiş gibi görünmektedir. Kuzeyde Anadolu’dan güneyde Filistin’e, batıda Kıbrıs’a kadar geniş bir bölgeye yayılmıştır. Bu silindir mühürlerin ana konusu, belirli fiziksel ve giysi tarzları olan ve bir elini kaldırmış, semboller, çeşitli hayvanlar, bitkiler, altarlarla münavebeli olarak düzenlenmiş olan figürlerdir. Sahnenin alt ve üst kenarını düz bir hat belirler. Oylum mühründe ve diğerlerindeki başak tasvirleri Batı Sami’nin hububat tanrısı Dagan ile ilgili olabilir. Oylum Höyük silindir mührü, M. Ö. 19. Yüzyılın ikinci yarısı ile 18. Yüzyılın ikinci yarısına tarihlendirilebilir.
  • Öğe
    İşverenlerin asgari ücret artışlarına ilişkin algılarının ölçülmesi: Çorum ili örneği
    (Hitit Üniversitesi, 2017) Demirer, Ömür; Şahin, Eyyüp Ensari; Yücel, Hacer; Çakar, Recep; Kısacık, Harun
    Asgari ücrette 2016 Ocak ayı itibariyle %30 oranında (rutin artışların çok üstünde) bir artış gerçekleşmiştir. Söz konusu bu artışın ekonomiye ve işletmelere nasıl yansıyacağı ise tartışma konusu olmuştur. Çalışmamız kapsamında, asgari ücretin bu anormal artışının Çorum ilinde faaliyet gösteren işletmelerin yöneticilerinin algıları ile makroekonomik faktörler arasındaki ilişkilerin sektörler ve işletme büyüklükleri açısından değerlendirilmesi amacıyla toplam 207 firma üzerine anket çalışması yapılmıştır. Çalışma henüz sonuçları ekonomiye yansımamış bir durumun sektör temsilcileri tarafından nasıl algılandığını açıklaması bakımından önemlidir. Çalışma sonucunda küçük işletmelerin asgari ücrette yapılan artışlara daha duyarlı oldukları ve bu artışın üretim maliyetlerini, kayıt dışı istihdamı, işsizliği ve yatırımları olumsuz yönde etkileyeceği düşüncesine sahip oldukları gözlemlenmiştir. Öte yandan orta ve büyük ölçekli işletmelerin ölçek ekonomilerinden yararlanma olanağına sahip olmaları nedeniyle üretim maliyetlerinde bir artış olmayacağı ve işçi çıkarma eğilimine girmedikleri için işsizliğe yol açmayacağı ve bu nedenle de kayıt dışı istihdama neden olmayacağı yönünde düşündükleri sonuçlarına ulaşılmıştır.
  • Öğe
    Akgüney Geç Roma - Bizans Dönemi toplumu üzerine paleodemografik çalışma
    (Hitit Üniversitesi, 2017) Çırak, Mustafa Tolga
    Bu çalışmada Sinop ili sınırlarında yer alan Akgüney Nekropolünün Geç Roma ve çoğu Bizans tabakalarından çıkarılan 170 bireye ait iskelet kalıntıları incelenmiştir. 2015 yılında çıkarılan iskeletlerin cinsiyet ve yaşları belirlenmiş, popülasyona ait yaşam tabloları ve ölüm oranları yapılmıştır. Popülasyonu meydana getiren bireylerin 34’ü bebek ve çocuklara aittir. Bu grubun popülasyon genelindeki oranı % 20’dir. 97 erişkin bireyin 43’ünü kadınlar, 45’ini ise erkekler oluşturmaktadır. Kadınların topluluk genelindeki oranı % 25,2; erkeklerinki ise % 26,5 olarak saptanmıştır. Erkeklerin ömür uzunluğu kadınlara göre daha yüksek bulunmuştur. Akgüney toplumunda en yoğun ölümler 0-5 yaşları arasındaki bireylerde görülmüştür. Bu aralıktaki ölümler, toplum içerisinde % 24,4 oranıyla temsil edilmektedir.
  • Öğe
    Anasınıfına devam eden çocukların annelerinin anne tutumlarının incelenmesi (Çorum ili örneği)
    (Hitit Üniversitesi, 2017) Atabey, Derya
    Bu araştırma, anasınıfına devam eden çocukların annelerinin anne tutumlarının incelenmesi amacıyla gerçekleştirilmiştir. Araştırmanın çalışma grubunu, Çorum il merkezinde yer alan ilköğretime bağlı anasınıfına devam eden çocukların anneleri oluşturmuştur. Her sınıftan sekiz çocuğun annesine ulaşılarak toplam 348 anneyle çalışılmıştır. Araştırmada veri toplama aracı olarak araştırmacı tarafından hazırlanan “Kişisel Bilgi Formu” ve Karabulut Demir ve Şendil (2008) tarafından geliştirilen “Ebeveyn Tutum Ölçeği (ETÖ)” kullanılmıştır. “Kişisel Bilgi Formu” ve “Ebeveyn Tutum Ölçeği” ile elde edilen veriler SPSS 20 paket programı ile analiz edilmiştir. “Mann - Whitney U” “Kruskal -Wallis H” testlerinden ve “Korelasyon analizlerinden” yararlanılmıştır. Anlamlılık düzeyi olarak 0,05 alınmıştır. Araştırma sonucunda; çocuğun cinsiyetinin annenin “Demokratik” tutumunda etkili olduğu, çocuğun okul öncesi eğitime devam etme süresinin, annenin öğrenim durumunun, annenin çalışma durumunun ve annenin aylık gelirinin annenin “Aşırı koruyucu” tutumunda etkili olduğu, çocuğun doğum sırasının, annenin yaşının ve çocuk sayısının anne tutumunda etkili olmadığı saptanmıştır. Bu sonuçlar doğrultusunda; eğitimcilere annelere ve araştırmacılara yönelik öneriler sunulmuştur.
  • Öğe
    Turizm pazarlamasında yerli turistlerin turizm talebini etkileyen faktörlerin belirlenmesi: Sinop ili örneği
    (Hitit Üniversitesi, 2017) Kılıç, Sabiha; Demir, Semra
    Çalışmanın amacı, Sinop iline tatile gelen yerli turistlerin turizm talebi üzerinde etkili olan faktörlerin belirlenmesidir. Çalışmanın verileri anket yöntemiyle elde edilmiştir. Çalışmanın ana kütlesini Sinop İli merkezinde yer alan toplam 24 otel, 2 tatil köyü, 4 motelin toplam 1547 yatak kapasitesi baz alınarak Sinop İline tatile gelen yerli turistler oluşturmaktadır. Ana kütleye bağlı olarak örnek hacmi 236 olarak hesaplanmıştır. Hatalı anketlerin de olabileceği dikkate alınarak dağıtılan 500 anketten geçerli olan 307 anket değerlendirmeye alınmıştır. Anket verileri yüzde ve frekansları içeren tanımlayıcı istatistikler ile faktör analizi kullanılarak test edilmiştir. Faktör analizi sonucuna göre Sinop İli’ne gelen yerli turistlerin turizm talebini sırasıyla çevresel, diğer(reklam ve tanıtım), ekonomik ve sosyal faktörlerin etkilediği belirlenmiştir
  • Öğe
    Muhafazakâr ideolojide farklı düşünce gelenekleri bağlamında ‘muhafazakârlığın doğası’
    (Hitit Üniversitesi, 2017) Duman, Fatih
    Muhafazakârlık Batı tarihinin ürünü olan çatışmaların içinde ortaya çıkmış ve bu tarihsellik içinde şekillenmiş modern bir siyasal ideolojidir. Bu çalışma, muhafazakârlık üzerine yapılan metodolojik tartışmaları paranteze alarak, muhafazakârlığı felsefi, toplumsal ve siyasal düzeyde belirli yargılara, inançlara ya da temel argümanlara bağlılık anlamında müstakil bir siyasal ideoloji olarak ele almaktadır. Çalışmada öncelikle muhafazakârlığın ‘insan’, ‘toplum’ ve ‘devlete/siyasete’ ilişkin temel felsefi kabulleri ve bunlardan hareketle savunulan ve uygulamaya konulan toplumsal/politik argümanları kısaca ele alınacaktır. Çalışmanın asli bölümünde ise, muhafazakârlık içerisinde tarihsel süreçte karşımıza çıkan farklı düşünce geleneklerine odaklanılacaktır. Bu bağlamda otoriter Kıta Avrupası muhafazakârlığı, liberal Anglo-Amerikan muhafazakârlığı, paternalist muhafazakârlık ve neo-muhafazakârlık üzerinde durulacaktır. Bu farklı düşünce gelenekleri ve eklemlenmeler, tek bir muhafazakârlığın mevcut olmadığını ve muhafazakârlığın değişken doğasını ortaya koymaktadır. Çalışmanın temel odak noktası, bu farklı düşünce geleneklerinden hareketle muhafazakârlığın doğasına dair eleştirel bir değerlendirme/analiz yapmaktır. Bu değerlendirmeler, kavramın güncelliği ve önemi dikkate alındığında, benzer şekilde Türkiye’deki tartışmalar için de önemli implikasyonlara sahiptir.