Cilt 12, Sayı 23, Makale Koleksiyonu
Bu koleksiyon için kalıcı URI
Güncel Gönderiler
Öğe "Ruhbanlık" kavramındaki anlam kayması ve tasavvufla ilişkilendirilmesi üzerine bazı değerlendirmeler(Hitit Üniversitesi, 2013) Haksever, Ahmet Cahidİslam dünyasında anlam kaymasına uğrayan kavramlardan biri, “ruhbanlık”tır. Hicri ikinci yüzyıldan itibaren zayıf hadis kaynaklarında kendine yer bulan “İslam’da “ruhbanlık” yoktur” rivâyeti, kendinden sonraki “ruhbanlık” algılamasına da tesir etmiş ve bu kavrama olumsuz bir mana yüklenmeye başlanmıştır. Ruhbanlığa yüklenen bu yeni anlam, bazı tefsir kitaplarında ve hatta Kur’an meallerinde de kendine yer bulabilmiştir. “Ruhbanlık”la ilgili bir diğer problem, bu kavrama sonradan yüklenen yeni anlam çerçevesinde tasavvufla ilişkilendirilmesidir. Bu makalede, söz konusu kavramın anlam kaymasında önemli rol oynayan rivâyetin muhtemel ihdas sebepleri ve tasavvufla ilişkilendirilmesinin kabul edilebilirliği sorgulanmıştır. Bunun için öncelikle, Kur’an-ı Kerim’de “ruhban ve ruhbaniyet” kelimelerinin geçtiği âyetlerin tefsirlerde ve rivâyetin hadis literatüründeki yerine değinilmiştir. Ardından “ruhbaniyet” kavramının Hicri ikinci asırdan itibaren tasavvufla ilişkilendirilmesinin nedenleri ve bu sebeplerin geçerliliği üzerinde durulmuştur.Öğe Sosyal sermaye ve din: Sosyal sermayenin grup içi işbirliği ve eşgüdüme etkisi üzerine(Hitit Üniversitesi, 2013) Yavuz, SeferSosyal sermaye, grup içi ortak normlar, değerler ve anlayışlar ağı olarak da tanımlanır. Bu tanıma göre, grup içi ortak düşünce ve kanaatlere, işbirliğine, eşgüdümlü tutum ve davranışlara yol açacağı, ayrıca ortak fayda anlayışını geliştireceği ileri sürülür. Sosyal sermayenin üretilmesinde şüphesiz pek çok faktörün etkisinden bahsedilebilir. Ancak biz bu çalışmada sosyal sermaye-din ilişkisi üzerinde duracağız. Konunun kavramsal analizinden sonra sosyal semayenin grup içi eşgüdümlü tutum ve davranışlara etkisiyle ilgili ampirik bir deneme sunacağız.Öğe Bir felsefî tefsir örneği olarak Muhammed Hâdimî’nin İbn Sina’ya ait İhlas Suresi tefsirine haşiyesi(Hitit Üniversitesi, 2013) Bekiroğlu, HarunVarlık, varlığın birliği ve Allah’ın zâtı konularına yer verilen İhlâs Suresi’ni tefsir edenlerden biri İbn Sînâ’dır. İbn Sînâ’nın İhlâs Suresi Tefsiri nasların felsefe ve mantık kurallarıyla yorumlandığı felsefî tefsirlerin başlıcalarındandır. Felsefe ve aklî ilimlerle Kur’an’ın nasıl anlaşılabileceğini gösterdiği gibi İslam felsefesinin teoriden pratiğe geçişinin sonuçlarını da ortaya koymaktadır. İhlâs Suresi Tefsiri’nde kullanılan felsefî kurgunun anlaşılabilmesi için çeşitli şerh ve haşiyeler yazılmıştır. Bunlardan en önemlisi, Ebu Said Muhammed Hâdimî’nin haşiyesidir. Risalesini bütüncül, delilli ve ilmî bir tarzda kaleme alan Hâdimî, her hangi bir görüşü ispat etme amacı gütmemiştir. Aynı şekilde eserin felsefî bir tefsir olduğunu göz önünde bulundurarak felsefe ve mantık kurallarının dışına çıkmamıştır. Bu kurallar doğrultusunda İbn Sînâ’ya katılmadığı görüşlerini de gerekçeleriyle birlikte açıklamıştır. Halen yazma olan bu haşiyenin, yöntemi, konuları, eleştirileri, farklılıkları ve kaynakları bu makalenin ortaya koymaya çalıştığı hususlardandır.