Makale Koleksiyonu
Bu koleksiyon için kalıcı URI
Güncel Gönderiler
Öğe Kayabağ (Darsiyak) Ortodoks Kiliseleri(2015) Ekin, CemalYaşadığımız topraklarda bin yılı aşkın süre varlığını sürdürmüş Bizans İmparatorluğu, 1453'te Fatih Sultan Mehmed'in İstanbul'u almasıyla siyasi varlığını tamamlamış dinsel, yönetsel ve kültürel birikimini yeni güce devretmiştir (Bozkurt 1996: 10). Fatih Sultan Mehmed İstanbul'un alınışından sonra Rum Kilisesine dini ve özel hukuk işlerinde özerklik vermiş, yaptırdığı seçimle de 'Rum Millet'inin seçtiği Georgios Skolarios, II. Gennadios adıyla Patrik ilan edilmiştir. Fatih, Patriğe cemaatini idare etmek için gerekli yetkileri kullanma imtiyazı tanıyarak onu tüm Ortodokslar'ın başına getirmiştir (Bozkurt 1996: 10). Tanzimat Fermanı (1839) ile Osmanlı "himayesi"nden "vatandaşlık" statüsüne geçen gayrimüslimlerin can, mal, namus güvenlikleri ve ruhani alandaki ayrıcalıkları artırılmış, kiliselerden toplanan vergiler kaldırılmış, dinsel topluluklara kendilerini yönetebilme, okul ve ibadet yerlerini inşa edebilme olanağı sağlanmıştır (Karpat 1985: 133, Tanör 1985: 1006). Tanzimat (1839) ve Islahat Fermanları (1856) sonrası gayrimüslimlere tanınan yeni ibadet yerleri yapabilme hakkı konumuz açısından çok önemli olmuştur. Çünkü anılan tarihlerden sonra; 'Bizans İmparatorluğu'nun varlığının sona ermesinden bu yana 19. Yüzyıla kadar gayrimüslimler'in görülmedik yoğunlukta imar etkinliğine girdikleri gözlenmektedir' (Pekak, S- S. Aydın 1998: 125). Bu çalışmamızda amacımız, Kayseri ve çevresindeki yerleşmelerde bulunan ve anılan tarihlerden sonra yapıldığını saptadığımız Ortodoks Kiliselerini belgelemek, tanıtmak, yüzyıllar boyunca yaşamlarını yan yana sürdüren halkların dini mimarilerini incelemek olmuştur. Çalışmamızın kapsamını, Kayseri Kayabağ'daki (Darsiyak) Yanartaş3 Kilisesi Kayabağ Kilise I ve Kayabağ Kilise II yapıları oluşturmaktadır.Öğe Karamanlıların soy kütükleri: Karamanlıca (Grek harfli Türkçe) kitabeli mezar taşları(Ege Üniversitesi, 2017) Ekin, CemalOsmanlı Dönemi'nde Ortodoksların Türkçe'den başka dil bilmeyenlerine Karamanlı, konuştukları dile de Karamanlıca denirdi. Karamanlılar, Lozan Mübadelesi kapsamında yaşadıkları bölgelerden Yunanistan'a gönderildiler. Yunanistan'a giderken yanlarında maddi taşınırlarla birlikte kiliselerin taşınabilir kutsallarını da götürdüler. Ancak mezarları anavatanlarında kaldı. Karamanlılardan günümüze gelebilen az sayıdaki bu mezar taşları hem ilgisizlik hem de günümüze yansıyan XV. yy.'ın "millet sistemi" bakış açılarıyla yok sayılmış, kapsamlı bir çalışmaya konu edilmemiştir. Bu çalışmamızda hızla yok olan, sanat ve kültür tarihçiliği açısından oldukça önemli Karamanlıca kitabeli mezar taşlarının form, malzeme ve süsleme özellikleriyle tanıtılması, dönemi içerisindeki yerlerinin vurgulanması amaçlanmaktadır