Makale Koleksiyonu

Bu koleksiyon için kalıcı URI

Güncel Gönderiler

Listeleniyor 1 - 20 / 28
  • Öğe
    Perception of Higher Education: A Public or Private Good?
    (INST SOCIO-ECONOMIC DEVELOPMENT TERRITORIES RUSSIAN ACAD SCIENCES-ISEDT RAS, 2023) Aytaç, Deniz; Gergerlioğlu, Ufuk
    Abstract. The social benefit of higher education is one of the most important reasons for its being funded by the state. However, within the context of liberal economic policies, the perception of education as a private good and, therefore, the necessity of supplying it by the market has brought about a decrease in the state participation in higher education in many countries. Therefore, this study aims to determine whether students studying at public and foundation universities, differentiated according to financing, perceive their university education as a public or private good. In a sense, this study aims to examine whether different financing methods in higher education affect students’ perception of higher education as a public good. In this study, the data collected from the students were tested within the scope of structural equation modelling, and the hypotheses put forward were confirmed. This study demonstrated that higher education is perceived as a public good by all university students whose financing method differs. According to the results obtained, students who are direct buyers of higher education services in universities that differ according to the financing method do not differentiate in terms of perceiving higher education as a public good.
  • Öğe
    Informal Economy and Financial Development: The Role of Institutions
    (Sosyoekonomi Society, 2023) Bulut, Abdulkadir
    This paper assesses the interactive impact of financial development and institutional quality indicators on the informal economy using data from 67 developing countries from 2002-2017. We employ the fixed-effect model with Driscoll-Kraay standard errors that are heteroscedasticity consistent and robust to the general form of cross-sectional and temporal dependence. Findings reveal that financial development and institutions are substitutes for reducing the informal economy. Financial development decreases the size of the informal economy only in the absence of efficient institutions and vice versa. Finally, the study provides several essential policy suggestions for combatting the informal economy.
  • Öğe
    OECD Ülkelerinde Mali Yerelleşmenin Belirleyenleri
    (SOSYOEKONOMI SOC, 2022) Berçintürk, Tuğba; Yereli, Ahmet Burçin
    With the idea that decentralised delivery of public goods and services increases economic efficiency and social welfare, activities are carried out in many countries to increase the share of lowerlevel governments in the fulfilment of economic functions. In this study, the effects of income, area, population, urbanisation, ethnic fractionalisation, human development, globalisation, institutional factors, income distribution, economic stability, and participatory budgeting on fiscal decentralisation are examined empirically using the data of OECD countries between 2000-2016 and the Panel Corrected Standard Errors method
  • Öğe
    A Hidden Relation Between Public Debt and Confidence
    (2021) Aytaç, Deniz
    In this study, the relationship between the presence of these works in the public economy, an important indicator in terms of public debt with confidence, is intended to be tested specific to Turkey where public debt stock was in an upward trend after 2006. The existence of a linear and non-linear relationship between consumer confidence index and real sector confidence index and public debt stock was examined within the scope of the implicit cointegration. The cumulative negative shocks of the public debt stock and the cumulative positive shocks of the real sector confidence index act together. Similarly, it was observed that the cumulative negative shocks of the public debt stock and the cumulative positive shocks of the consumer confidence index moved together
  • Öğe
    Gönüllü Vergi Uyumunu Etkileyen Bir Faktör Olarak Etnosentrizim
    (2019) Kılıç, Sabiha; Aytaç, Deniz
    Kamu maliyesi açısından önemli bir sorun olan vergi açığının minimum maliyetle minimize edilmesinde vergi uyumunun arttırılması çözüm önerileninin başında yer almaktadır. Bu kapsamda vergiye gönüllü uyumun artırılması tüm vergi idarelerinin gündemini oluşturmaktadır. Vergi uyumunun farklı değişkenlere olan duyarlılığının azaltılması vergi açığı probleminin çözümünde önem arz etmektedir. Söz konusu duyarlılığın azaltılmasında ise vergi uyumunu etkileyen faktörlerin tespiti gereklilikler arasındadır. Bu çalışmada gelişmekte olan ülkelerin vergi hasılatları içinde görece olarak büyük bir paya sahip olan Tüketim vergilerinde gönüllü uyum etnosentrizm kapsamında ele alınmıştır.
  • Öğe
    Küreselleşme, İşsizlik ve Kamu İstihdamı İlişkisi
    (2018) Aytaç, Deniz
    Küreselleşme ile dışa açılan ekonomiler aynı zamanda dışsal risklere karşı da açık hale gelmektedir. Fiyat istikrarı altında tam istihdamı sağlama amacında olan devlet, bu amacı gerçekleştirebilmek için telafi hipotezi kapsamında dışsal şokların negatif istihdam etkilerini telafi etmek için kamu istihdamını bir araç olarak kullanabilmektedir. Bu çalışmanın amacı, 1980- 2016 yılları arasında Türkiye’de küreselleşme, işsizlik ve kamu istihdamı arasındaki ilişkinin hata düzeltme modeline dayalı Granger nedensellik testi kapsamında analiz edilmesidir. Yapılan analiz sonucunda Türkiye’de küreselleşme ve dışsal riskler nedeni ile artan işsizliğin çözümünde, devletin telafi hipotezine uygun olarak kamu istihdamını bir politika aracı olarak kullanıldığı sonucuna ulaşılmıştır.
  • Öğe
    Emekli ve Çalışanların Prim ve Vergi Algısına İlişkin Yapısal Eşitlik Modeli: İstanbul Örneği
    (Sosyoekonomi Soc, 2020) Gergerlioğlu, Ufuk; Aytaç, Deniz; Dibo, Mete
    Vergi algısı, bireylerin vergiye yönelik tutumlarını ve vergi bilincini etkileyen bir kavram olarak nitelendirilmektedir. Bu kapsamda, maliye literatüründe birçok çalışmanın mevcut olduğu görülmektedir. Öte yandan, vergilerle benzerlik göstermesi nedeniyle prim algısının vergi algısı ile nasıl bir ilişki ortaya koyabileceğine yönelik çalışmalar az sayıdadır. Bilhassa bu algıların emekliler ve çalışanlar açısından nasıl sonuç ortaya koyabileceği önem arz etmektedir. Söz konusu önem, bu çalışma için motivasyon oluşturmuştur. Bu bilgiler ışığında araştırma, 18-35 yaş aralığındaki genç çalışanlar ile emeklilerin prim ve vergi algılarındaki farklılıkları ortaya koymayı amaçlamaktadır. Bu farklılık ortaya konulurken yapısal eşitlik modellemesi kapsamındaki test sonuçlarından yararlanılmıştır. Parametrik veya parametrik olmayan testlere göre daha güçlü sonuçlar ortaya koyan yapısal eşitlik modeline yönelik testlerin bu araştırma verileri için kullanılması, kamu maliyesi literatürüne katkı sağlar niteliktedir. Bu araştırmanın sonuçları, çalışanların prim algılarının vergi algılarını etkileme düzeyinin emeklilere oranla daha fazla olabileceğini göstermektedir.
  • Öğe
    Katılımcı bütçe anlayışının Türkiye açısından değerlendirilmesi
    (Hitit Üniversitesi, 2017) Koç, Neslihan
    Mali politikalarla ilgili plan ve hedefler ile yapılacak harcamalar ve toplanacak gelirler, bütçe süreci içinde belirlenmektedir. Bütçenin önemli fonksiyonlarından biri olarak kabul edilen mali disiplinin sağlanabilmesi, devlet yönetiminde ve harcamalarında saydamlığın sağlanması ile mümkündür. Mali saydamlığın karar vermede ve kamu politikalarının uygulanmasında paydaşlar ve kamu sektörü arasındaki işbirliğini ifade eden katılımcılıkla birleşmesi ile hesap verebilirliğin ve hükümet performansının iyileştirilmesi amaçlanmaktadır. Bu doğrultuda gelişen katılımcı bütçe anlayışı, halkın bilgi ve belgelere ulaşmalarına, kararlara katılmalarına ve değerlendirmelerine imkân sağlayacak vatandaş bütçelerinin oluşturulması, sosyal izleme araçlarının kullanılması ve sosyal izleme girişimleri gibi uygulamalarla hayata geçirilmektedir. Çalışma, katılımcı bütçe anlayışı çerçevesinde bu uygulamaları ve Türkiye’deki durumu ele almaktadır. Türkiye’de bilgi ve belgelerin kamuoyuna duyurulması anlamında bir mali saydamlığın varlığından söz etmek mümkünken; bütçenin katılımcı bir süreç içinde yapıldığını söylemek ise mümkün değildir.
  • Öğe
    Kemer sıkma politikalarındaki büyük risk: Mali tuzak
    (Hitit Üniversitesi, 2017) Gergerlioğlu, Ufuk
    Özellikle 2008’de yaşanan küresel finansal kriz, dünyada birçok ülkeyi zor durumda bırakmıştır. Bu krizi aşmak için vergi artışlarını ve kamu harcamalarında yapılan kesintileri kapsayan kemer sıkma politikalarının uygulanması, birçok ülke ekonomisinde bir takım olumsuz etkilerin açığa çıkmasına neden olmuştur. Vergi artışlarının ve kamu harcama kesintilerinin ekonomik büyümeyi daha da yavaşlatması, vergi hasılatlarında azalmaya sebebiyet vererek bütçe açıklarında büyüme meydana getirmiştir. Bu süreç beraberinde ekonomide bir kısır döngü ortaya çıkartarak mali tuzağın oluşumuna zemin hazırlamıştır. Bu bağlamda bu çalışmada mali tuzak kavramından etraflıca söz edilmektedir. Çalışmada öncelikle mali tuzak kavramı için teorik çerçeve sunulmakta, ardından da bu kavramın ülke uygulamaları bağlamında değerlendirilmesine yer verilmektedir.
  • Öğe
    Sosyal belediyecilik anlayışı çerçevesinde seçilmiş belediyelerin sosyal bütçelerinin değerlendirilmesi
    (2015) Koç, Neslihan; Ökmen, Mustafa
    Sosyal belediyecilik, temelde sosyal risk gruplarına ve dezavantajlı kesimler olarak ifade edilen kadın, çocuk, yaşlı ve yoksullara, işsizlere ya da etnik kimlik, cinsiyet, göçmenlik gibi nedenlerle toplumdan dışlanmış gruplara yönelik hizmetler sunulmasıdır. Çalışmamızda Ege Bölgesi'nde yer alan Denizli, İzmir, Kütahya ve Manisa Belediyeleri örnek iller olarak seçilmiştir. Belediyelerin faaliyet raporları, performans programları ve kesin hesap belgeleri incelenmiştir. Ülkemizde sosyal belediyecilik olarak nitelendirilebilecek hizmet düzeyinin düşük olduğu, tüm dezavantajlı kesimleri içeren bir kapsayıcılıkta olmadığı sonucuna ulaşılmıştır. Çalışma, sosyal bütçe düzeyinin belirlenmesine yönelik diğer çalışmalara katkı sağlamayı hedeflemektedir
  • Öğe
    Türkiye' de yönetimler arası transferler sinek kağıdı etkisi yaratıyor mu? Ampirik bir inceleme
    (2015) Aytaç, Deniz
    Numerous empirical analyses find that central government lump sum transfers to local governments increase local expenditure by more than increases in local income. In this study,whether central grants(transfers) cause the flypaper effect in Turkey is examined for the 2006-2014 period using a Panel Regression model. The results indicate that the central government lump sum transfers cause the flypaper effect and also local incomes influnce the local expenditure but not the same as lump sum transfers
  • Öğe
    Maliye politikasında amaç araç uyumu: Ücret vergileri ve artan oranlı tarife uygulaması açısından bir inceleme
    (2015) Aytaç, Deniz
    Kamu sektörü ekonomi politikaları aracılığıyla farklı hedefere ulaşmayı amaçlayabilir. Bu çerçevede hedeflere uyumlu mali politika araçlarının kullanılması gereklidir. Bu mali politika araçlarından biride ücret vergileridir. Bu çalışmada Türkiye’de vergilerin artan oranlılık özelliğinin, gelir dağılımı, istihdam ve kayıtdışı ekonomi ile ilgili hedeferle uyumu, farklı gelir grupları için, OECD tarafından kullanılan ve sosyal güven- lik kesintileri, gelir vergisi gibi mali yükümlülükleri içeren ücret vergilerinin artan oranlılığı ölçülerek incelenmiştir. Vergi sisteminin artan oranlılığı farklı ekonomik ve sosyal statüye sahip gelir grupları için bakiye gelir artan oranlılık katsayısı ile analiz edilerek elde edilen sonuçlar, OECD tarafında artan oranlılık incelemelerinde kullanılan vergi kamasının artan oranlılığı ile kıyaslanmış ve Türkiye’de vergi kamasının OECD ve AB ortalamasını üzerinde, vergi kaması artan oranlılık endeksinin ise ülke ortalamalarının gerisinde seyrettiği ve mevcut yapısı ile ücret vergileri Türkiye’nin gelir dağılımı, istihdam ve kayıtdışı ekonomi ile ilgili ekonomik hedeferine uygun olmadığı sonucuna ulaşılmıştır.
  • Öğe
    Yeniliğin finansmanı: Girişim sermayesi
    (2015) Aytaç, Deniz
    Girişim sermayesi yüksek teknoloji sektöründe küçük ölçekli yenilikçi firmaları için en uygun finansman türlerinden biri olarak görülmektedir. Bu kapsamda, girişim sermayesi, gelişmiş ve gelişmekte olan ülkelerde, yenilik ve ekonomik büyümeyi, firma performansım arttırarak anlamlı düzeyde etkilemektedir. Bu çalışmada Türkiye'de yeniliğin çıktısı olan patent ile girişim sermayesi arasındaki ilişki 2000-2012 yıllarını kapsayan dönemde regresyon analizi kullanılarak incelenmiştir. Yapılan ampirik çalışmada patent ve girişim sermayesi arasında istatistiki olarak anlamlı bir ilişkinin olmadığı sonucuna varılmıştır.
  • Öğe
    Türkiye’de belediye gelirleri içinde borçlanma ve borçların azaltılması için öneriler
    (2015) Ökmen, Mustafa; Koç, Neslihan
    Ülkemizde belediye gelirleri merkezden aktarılan paylar ile kendi öz gelirlerinden oluşmaktadır. Tüm bu gelirler, belediyelerin herhangi bir takdir hakkı olmadan belirlenmektedir. Gelirlerinin yetmediği durumlarda belediyeler, borçlanmaya başvurmaktadır. Belediyelerin borçlanabilmesi ile ilgili olarak da merkezi yönetimin önemli bir etkisi olduğu görülmektedir. Gelirleri ve borçlanmaları ile ilgili çok fazla söz hakkı olmayan belediyelerin kaynaklarını arttıramıyorlarsa da etkin kullanarak daha az borçlanmaya başvurmaları mümkündür. Bu çalışmanın amacı, daha az borçlanmayı sağlayabilecek önerilerin neler olduğunu ortaya çıkarmaktır.
  • Öğe
    Vergi mükelleflerinin vergi denetimi algıları: Çorum örneği
    (2015) Sağlam, Metin; Aytaç, Deniz
    The basic economic theory of tax compliance deals with the question 'why taxpayers pay taxes'. But a psychological tax contract explains tax complaince as an interaction between tax payers and the tax authority. Based on psychological tax contract theory, taxpayers' willingness to pay their taxes and willing to honestly declare their income, raised, when the tax official streat them with respect. This study aims to examine the hypothesis of psychological tax contract by using a survey which is applied to members of Çorum Chamber of Commerce and Industry.
  • Öğe
    Türki Cumhuriyetlerde finansal regülasyon uygulamalarının değerlendirilmesi
    (Türkiye İşveren Sendikaları Konfederasyonu, 2016) Gökbunar, Ramazan; Yıldıran, Mustafa; Koç, Özgür Emre
    Finans sektörünün ekonominin geneli üzerinde diğer sektörlere nazaran daha büyük bir etkisi bulunmaktadır. Bu öneminden dolayı finans sektörünün düzenlenmesi ve denetlenmesi, hem finansal krizlerin oluşmasının engellenmesi hem de sağlıklı işleyen bir finans piyasasının varlığı açısından gerekli bir koşul olduğu bir gerçektir. Bu amaç doğrultusunda günümüz kapitalist devlet anlayışı, finansal regülasyonlara izin veren ve piyasanın etkin çalışmasını sağlayan kural ve kurumların oluşturulmasını öngörmektedir. Sovyetler Birliği'nden ayrılan Orta Asya Türk Cumhuriyetleri eski toplumcu ekonomik modellerden kapitalist modellere yönelmiştir. Bu yönelim finansal yapının regülasyonu ve kurumlaştırılması açısından da önemlidir. Bu nedenle, bu ekonomilerde finansal regülâsyonların niteliği ve kapsamı ekonomik dönüşümün temel unsuru olacaktır. Türk Cumhuriyetlerindeki finansal regülasyon çalışmaları ve unsurlarının incelendiği bu makale, finansal regülasyon düzenlemelerdeki farklılık, benzerlik ve değişimleri inceleme amacındadır.
  • Öğe
    Mali yanılsama olgusunun kavramsal boyutu
    (Gelirler Kontrolörleri Derneği, 2016) Gergerlioğlu, Ufuk
    Vergilerin ve kamu harcamalarının etkin maliye politikası aracı olduğu bilinen bir gerçektir. Özellikle hükümetler bu iki maliye politikası aracı ile kaynak ve gelir dağılımına yön verebilmektedirler. Ancak hükümetler bu araçları kullandığı zaman bilerek veya bilmeyerek bireylerin vergilemeye ve kamu harcamalarına ilişkin algıları üzerinde etki oluşturabilmektedirler. Özellikle vergi politikalarına yönelik olarak bireylerin algılarında meydana gelen gerçeğin ötesindeki değişim, onların kamu harcamalarına bakış açılarını etkilemekte ve bu durum mali yanılsama denilen olguyu meydana getirebilmektedir. Buradan hareketle bu çalışmada öncelikle mali yanılsamaya ilişkin teorik çerçeve ortaya konulacak arkasından da bu konu hakkında ampirik çalışmalara değinilecektir.
  • Öğe
    Bazı OECD ülkeleri bağlamında obezite vergilerinin değerlendirilmesi
    (Bolu Abant İzzet Baysal Üniversitesi İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi, 2016) Gergerlioğlu, Ufuk
    Özellikle son yıllarda obezite oranları tüm dünyada artış göstermektedir. Bu durum birçok problemi de beraberinde getirmektedir. Bir taraftan obezite nedeniyle bireylerin sağlıklarının bozulması diğer taraftan sağlık sorunlarının meydana getirdiği ciddi maliyetler, hükümetleri harekete geçirmiştir. Obezite sorunu ile mücadelede birçok hükümet politikasının uygulandığı bilinmektedir. Bu politikalardan birisi de obezite vergileridir. Bu vergiler bilhassa OECD* ülkelerinde son yıllarda uygulama alanı bulmaktadır. Bazı OECD ülkelerinin kamuoyları ise obezite vergilerini hali hazırda tartışmaktadır. Bu bağlamda bu makalede son yıllarda obezite vergilerini uygulayan Meksika, Macaristan, Danimarka ve Fransa gibi OECD ülkelerine yönelik değerlendirmelerde bulunulmaktadır. Aynı zamanda bu makalede Türkiye, Avustralya gibi obezite vergilerini son yıllarda kamuoyunda tartışan OECD ülkelerine ilişkin bilgilere de yer verilmektedir.
  • Öğe
    Çin’de büyüme ve kalkınma: binyıl kalkınma hedefleri kapsamında bir değerlendirme
    (Anadolu Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü, 2017) Dibo, Mete; Aytaç, Deniz
    2000 yılında Birleşmiş Milletler 'in öncülüğünde 189 ülkenin katıldığı zirvede, aşırı yoksulluk ve açlığa son vermeyi amaçlayan Binyıl Bildirgesi'ne dayanan Binyıl Kalkınma Hedefleri(BKH) belirlenmiştir. Bu hedeflerin 1990-2015 yılları arasında gerçekleştirilmesi planlanmıştır. Hedeflerin içerdiği temel konular ise yoksulluk ve açlığın giderilmesi, herkes için temel eğitimin temini, toplumsal cinsiyet eşitliğinin sağlanması ve kadının sosyal ve ekonomik anlamda güçlendirilmesi, çocuk ölümlerinin azaltılması, anne sağlığının iyileştirilmesi, HIV/AIDS, sıtma ve diğer salgın hastalıklarla mücadele, çevresel sürdürülebilirliğin sağlanması ve kalkınma için küresel ortaklığın geliştirilmesidir. Bu çalışmanın amacı, 1970li yılların sonunda piyasa ekonomisine işlerlik kazandırmaya yönelik girişimlerde bulunan ve özellikle 2001 yılında Dünya Ticaret Örgütü'ne üyeliğini tamamladıktan sonra dünya ticaretinde söz sahibi olmaya başlayan Çin Halk Cumhuriyeti'nin nasıl bir büyüme stratejisi izlediğinin ve BKH doğrultusunda nasıl bir gelişme sergilediğinin ortaya konulmasıdır. Bu kapsamda öncelikle Çin'in tarihi süreç içerisindeki iktisadi yükselişine sebep olan faktörler literatür taraması kapsamında açıklanmaya çalışılmış ve daha sonra yoksulluk, eğitim, sağlık, çevre ve cinsiyet eşitliği konularında kaydedilen ilerlemeler Dünya Bankası verileri ışığında, Euro Bölgesi, OECD ve Dünya genelindeki durumla kıyaslamalı olarak ele alınmıştır. Yapılan karşılaştırmalar ışığında, BKH kapsamında belirlenen 8 hedef konusunda Çin'in oldukça başarılı olduğu sonucuna varılmıştır. Bu başarıda piyasa ekonomisine geçiş sürecinde gerçekleştirilen düzenlemelerin, uluslararası kurumlar tarafından dayatılan standart düzenlemeler olmaması, bunun yerine hazırlanan kalkınma planları dahilinde ve ekonomisinin ihtiyaçları doğrultusunda bir değişime gidilmiş olmasının önemli yeri bulunmaktadır. Ayrıca ticaretle elde edilen gelirler yanında hane halkı ve firmaların tasarruf oranlarının yüksek olması ve milli gelirin yarısının tasarruf ediliyor olması, büyü- me ve kalkınma hedeflerinin gerçekleştirilmesi açısından önemli olan bir diğer faktör olmuştur.
  • Öğe
    Türkiye’de ve OECD ülkelerinde vergi yükünün dağılımı
    (Gelirler Kontrolörleri Derneği, 2018) Tosun, Cevat
    Vergi kaçırma ve vergiden kaçınma gibi unsurları önleyici tedbirlerin yanında vergisel sorumlulukları doğru ve zamanında yerine getiren mükelleflerin üzerindeki vergi yükünün adaletli dağılımı, vergi politikalarının temel bileşenleridir. Vergi yükünün adil dağılımı kavramı bu temel bileşenler nezdinde karşılaştırma yapma imkânı sunmaktadır. Vergi türlerini dikkate alan bu çalışma, Türkiye’de vergi yükünü Ekonomik İşbirliği ve Kalkınma Örgütü (OECD) ülkeleri ile mukayeseli bir analize tabi tutmaktadır. OECD istatistiklerinden sağlanan verilerle gelir, mal ve hizmetler, servet unsurları üzerinden alınan vergilerin yanında sosyal güvenlik primleri de değerlendirilmiştir. Vergi yükü dağılımı açısından bir karşılaştırma imkânı sunan bu çalışma uygulanan vergi politikalarının değerlendirilmesine olanak sağlamaktadır. Türkiye’de vergi yükünün OECD ortalamasının altında kaldığı ve Türkiye’nin vergi yapısından ötürü toplam vergi gelirleri içerisinde dolaylı vergilerin payının dolaysız vergilerden daha fazla olduğu görülmüştür. Vergi gelirleri içerisinde dolaylı vergilerin ağırlığının görece fazla olması Türkiye’de vergi yükünün adaletli dağılımını engellemektedir