Makale Koleksiyonu
Bu koleksiyon için kalıcı URI
Güncel Gönderiler
Öğe Müzikolojide iki yeni kavram: Scene ve yerel sound(Hitit Üniversitesi, 2016) Satır, Ömer CanBu çalışmanın amacı, müzikoloji araştırmalarında anahtar bir rol üstlenen scene ve yerel sound kavramlarına odaklanarak her iki yaklaşım üzerinden gerçekleşen müziğin kültürel çalışmalardaki yerini açığa çıkarmaktır. Burada scene olgusu yer ve mekâna bağlı olarak gelişen bir müziksel etkinliği temsil ederken, yerel sound yine bir yerleşim üzerinden gerçekleşen yeni duysal tasarımların ifadesidir. Her iki kavram da belirli bir coğrafyaya, aidiyet üzerinden gerçekleşen kültürel kimlik ve mirasa dayanır. Ayrıca modern-gelenek diyalektiği ile yerel-küresel ilişki scene ve yerel sound için belirleyici bir işleve sahiptir. Kendisini egemen kültürün dışında tanımlayan/gören toplulukların müziksel bir etkinliğin çevresinde kümelenmesi ve bu müziğe manevi bir önem atfetmesi scene ve yerel soundu oluşturan faktörler arasındadır. Sonuç olarak burada ortaya konulan örnek vaka incelemeleri son yıllarda popüler müzik çalışmalarının ayrılmaz bir parçası olan scene ve yerel sound nosyonlarına ilişkin önemli ayrıntılar sunmaktadır.Öğe Ankara halk müziğinin tarihsel ve geleneksel temelleri(2015) Satır, Ömer CanBu çalışmanın öncül amacı, Ankara’nın sahip olduğu geleneksel müzik kültürünü oluşturan tüm dinamikleri tarihsel kaynaklar ışığında belirleyerek, bu dinamiklerin birbirleriyle olan ilişkisi üzerinden yörenin müzik yaşantısını gözler önüne sermektir. Nitekim bu çalışma, belgesel tarama (doküman incelemesi) yöntemi ile durum saptamaya yönelik bilgilerin kullanıldığı, betimsel çerçevede genel durum tespitine yönelik nitel bir araştırmadır. Elde edilen bulgular ışığında, Ankara halk müziği, merkez ve çevre bağlamında, iki temel boyutta varlık göstermektedir. Merkez faktörü, içinde barındırdığı güçlü Seymen geleneği sayesinde, şehrin müzikal kimliğinin önemli bir belirleyicisi olurken, çevre faktörü Ankara halk müziğinin tek tipleşmesindeki en önemli engeldir. Tarihsel süreçte Ankara’da, yalnızca halk müziği mevcut değildir. Geçen yüzyılın başında yaşayan gayrimüslim tebaanın müzik pratikleri ile Cumhuriyeti kuran sivil ve askeri bürokrasinin Klâsik Batı müziğinden önce sahiplendikleri “alaturka musiki”nin varlığı, Ankara’nın çok kültürlü müzik yaşamını kanıtlar niteliktedir.Öğe Küresel kültürel akış bağlamında yeni Ankaralı müzik anlayışı(2015) Satır, Ömer Can; Karahasanoğlu, SongülÇalışmanın amacı, belirli bir coğrafî alan içinde, gelenek ile modernite arasında şekillenen ve zamanla popüler kültürün önemli bir nesnesi haline gelen yeni Ankaralı müzik anlayışının karmaşık ve çok katmanlı yapısını, yerel ve küresel ilişki bağlamında ele almaktır. Çalışmanın teorik çerçevesini, Appadurai’nın öne sürdüğü “küresel kültürel akış” modeli oluşturmaktadır. Bu yaklaşım sayesinde Ankaralı müziğinin etnik, finans, medya, teknoloji ve ideoloji alanları belirlenerek, bu müziği farklı kılan dinamikler açığa çıkarılacaktır. Elde edilen bulgular ışığında, Ankaralı müziğinin etnik alanı geniş bir demografik koalisyona dayanırken, üretim, dağıtım ve tüketim aşamalarına bağlı olarak gelişen finans alanı görece bağımsız bir müzik endüstrisi yaratmıştır. Teknoloji alanı bu müziğe, ağa dayalı bir toplumsal yapı üzerinden temsil hakkı tanırken, medya alanı bu müziğin yerel ötesi temelde inşasına meşruiyet kazandırmaktadır. Burada kodlanan Ankaralı söylemi ve otantisite arayışı ise, yeni Ankaralı müziğinin ideoloji alanını ortaya koymaktadır.Öğe Müzikolojide anahtar bir kavram: Postyapısalcılık(2015) Satır, Ömer CanPostyapısalcılık, genel olarak, yapısalcılıktan doğan birçok farklı alandaki düşünce ve fikir hareketi olarak tanımlanabilir. Aynı zamanda bu hareket, yapısalcılığın hem ilk işaretlerine hem de egemenliğine tepki olarak doğmuştur. Açık bir biçimde tanımlanması ise, Fransız teorisyen ve yazarların 1960’lı yıllarda yaptığı çalışmalarla mümkün olmuştur.Öğe Çorumlu Halkevi Dergisindeki müzik yazılarına dair değerlendirmeler(Asos Journal, 2016-12-15) Satır, Ömer Can; Ortakcı, AltuğCumhuriyet dönemi kültür kurumlarından biri olan halkevleri, yurdun her köşesinde yeni Cumhuriyetin temellerini sağlamlaştırmak, halkı kaynaştırmak, ortak bir ülkü etrafından birleştirmek gibi önemli bir görevi üstlenmiştir. Diğer taraftan Misak-ı Millî sınırları içerisindeki topluluğu ortak bir ulus bilincinde bir araya getirmek için halkın kültürüne yönelmiştir. Avrupa’da ortaya çıkan, halkın bozulmamış öz kültürü köylerdedir yaklaşımıyla/fikriyle yani 19. yüzyıl romantik milliyetçi bakış açısıyla halka gidilmiş ve halkın yüzyıllar boyu üretmiş olduğu kültürel ürünleri halkevlerinin dil ve edebiyat şubesinin şehir merkezinde ve özellikle köylerde yaptığı çalışmalarla derlenmiştir. Diğer yandan halkevleri, kuruldukları ilin imkânları dâhilinde çıkarmış oldukları dergilerde de hem halkın eğitimine dair (halk sağlığı, hayvan yetiştiriciliği vb. konularda) makaleler yayımlamış hem de derlediği kültürel malzemelere bu dergilerde yer vermiştir. Bu dergilerden bir tanesi de Çorum Halkevi tarafından 1938-1946 yılları arasında çıkartılan “Çorumlu” dergisidir. Bu çalışmada Çorumlu dergisinde yer alan müzikle ilişkili yazılar konu, bağlam ve içerik yönünden değerlendirmeye alınmış, bilhassa Çorum türküleri başlığıyla derlenen eserlerin yöreye özgülüğü tartışmaya açılmıştır.Öğe Yeni Ankaralı müziğinin tanımı üzerine(İstanbul Üniversitesi, 2018) Satır, Ömer CanYapılan bu çalışma, gelenek ile modernite arasında şekillenip popüler kültürden beslenen ve seksen sonrası Türkiye’de yaşanan sosyolojik gelişmelere koşut olarak ortaya çıkan yeni Ankaralı müzik anlayışını bütüncül bir bakış açısıyla tanımlamayı amaçlamaktadır. Burada Ankaralı müziği iki temel dinamik üzerinde ele alınacaktır. Bu müziğin sosyo-kültürel yanı merkez-çevre diyalektiğinden hareketle Başkentin geçirdiği modernlik deneyiminin bir sonucu olarak ortaya çıkarken, müziksel bağlamı gelenek üzerinden gerçekleşen üslup, sound, söylem ve eğlence mekânlarıyla vücut bulmaktadır. Belirli bir kitle tarafından değer atfedilmesi, çalgı ve repertuvar bakımından ayırt edilebilmesi, küresel eklemlenmeye dolayısıyla değişmeye ve yeniliğe açık olması ise Ankaralı müziğini farklı kılan stratejiler olarak öne çıkmaktadır.