Cilt 5, Sayı 1, Makale Koleksiyonu
Bu koleksiyon için kalıcı URI
Güncel Gönderiler
Öğe Türk medyasının sermaye yapısı ve siyasal iktidarla ilişkisi üzerine bir inceleme(Hitit Üniversitesi, 2012) Dursun, OnurKitle iletişim araçları, ekonomik ve politik güçler arasındaki çeşitli ilişkileri nedeniyle gerçekleri ifade etmede yetersiz kalabilmektedir. Haberi yorumlayarak yazma düşüncesi, Birinci Dünya Savaşından bu yana kabul edilmiş bir yöntemdir. Hatta köşe yazarlığının gelişmesinin temel gerekçelerinden birisidir. Okuru doğru bilgilendirme ilkesi doğrultusunda hareket edildiği sürece, haberi kurgulayan muhabir yorum dahi olsa habere müdahale etme hakkına sahiptir. Fakat hegemonik güçlerin beklentilerine yönelik kurgulanan metinlerde gerçekler doğrudan ifade edilememekte/edilmemektedir. Bu tür haber metinlerinde hegemonik güç eleştirileri ya kısmen vardır ya da yokluk düzeyindedir. Aynı tutum diğer haber metinleri için de geçerli olabilmektedir. Yani her türlü haber metni, bir şekilde söylem kısıtlamasıyla, oto-sansürle karşı karşıya kalabilmektedir. Özellikle liberal medyada, bu tavır kendisini hissettirmektedir. Bu çalışmada, sermaye yapılarının ve siyasi merkezlerin medyanın içeriğini etkilediği düşüncesiyle, Türkiye'deki medya organizasyonlarının sermaye yapıları ve siyasetle olan bağlantılarına dair, veriler doğrultusunda bir inceleme gerçekleştirilmiştir.Öğe Yeni veriler ışığında başlangıcından M.Ö. II. binin sonuna kadar Anadolu'da yakarak gömme (kremasyon) geleneği(Hitit Üniversitesi, 2012) Ekmen, HamzaSon yıllarda Anadolu ve çevresinde yapılan araştırmalarda tespit edilen yakarak gömme (kremasyon) mezarlar, bu konudaki bilgilerimizin artmasını sağlamıştır. Özellikle Çayönü, Demirköy ve Aşıklı Höyük'te bulunan yanmış iskelet kalıntıları, Anadolu'da kremasyon geleneğinin Neolitik Dönem'e kadar uzandığının göstergesidir. Bunlara ek olarak İstanbul-Yenikapı'da bulunan urneler kremasyon geleneğinin söz konusu dönemde geniş bir alana yayıldığını göstermiştir. M.Ö. II. bine ait Hitit yazılı belgelerinde kral ya da kraliçenin ölümünün ardından cenaze törenlerinin nasıl yapıldığını ayrıntılı bir biçimde anlatan metinlerde, kral ya da kraliçenin yakıldıktan sonra gömüldüğü kaydedilmiştir. Bu güne değin, söz konusu döneme ait metinlerde anlatıldığı gibi bir kral mezarı bulunamamışsa da bu dönemde kremasyon geleneğinin varlığını gösteren çok sayıda mezar veya mezarlık keşfedilmiştir. Söz konusu mezar veya mezarlıkların sayısı son yıllarda yapılan araştırmalar sonucunda artmıştır. M.Ö. II. Bine ait yazılı belgelerde yer verilen ölü yakma geleneği ile ilgili olarak geçtiğimiz yüzyılda Anadolu ve çevresinde yapılan arkeolojik kazılarda, son derece önemli bilgiler elde edilmiştir, buna paralel olarak çeşitli görüş ve tartışmalar da ortaya çıkmaktadır.Öğe Teknik etkinlik analizinde stokastik sınır yöntemi kullanımı üzerine bir değerlendirme(Hitit Üniversitesi, 2012) Tutulmaz, OnurEtkinlik en geniş tanımıyla ideal seviyeye yaklaşma olarak tanımlanabilir. Ekonomiyi sayısallaştırırken kullanılan fonksiyonları dikkate alarak daha ayrıntıya girdiğimizde, etkinliği artık, fonksiyon olarak temsil edilebilen faaliyetlerde gözlenen değerlerin ideal değerlere yakınlık oranı olarak tanımlamak mümkün olur. Faaliyet olarak üretim faaliyetini ele aldığımızda etkinliğin iktisat içindeki günümüze kadar olan gelişimi ile yüz yüze geliriz. Etkinliği teknik etkinlik ile ekonomik veya tahsis etkinliği ayrımında ele almak mümkündür. Tahsis etkinliği, kaynak kullanımındaki etkinlik aracılığıyla ekonomi tanımının özüne atıf yapmasına karşın uygulamaya yatkın değilken, teknik etkinlik bu ayrımda fonksiyonel hesaplamaya yakınlığıyla uygulamalarda öne çıkmaktadır. Teknik etkinlik bu pratik özellikleriyle performans ölçümlerine yönelik kullanımlara bir altyapı sağlamaktadır. Teknik etkinlik tanımında kullanılan sınır fonksiyonun aynı zamanda üretim sınırını ima etmesi, stokastik sınır yöntemi için de çıkış noktasını oluşturur. Çalışmamızda, stokastik sınır yönteminin anlaşılmasını sağlamak için bu kavramsal ilişkiler incelenerek tespit edilen önemli noktalar tartışılmaktadır. Yöntemin öne çıkan özellikleri tanıtılmakla birlikte gelecekteki uygulamaları için çağrıda bulunulmakta; bunun yanında handikap oluşturabilecek özellikleriÖğe Halk bilgisi yönüyle Fakir Baykurt romanları(Hitit Üniversitesi, 2012) Ortakcı, AltuğHalk biliminin konuları içinde yer alan halk bilgisi unsurları, halkın, uzun zaman tecrübe ederek öğrendiği birtakım bilgileri gelenek serüvenine yerleştirilmesiyle ve nesilden nesile aktarmasıyla günümüze kadar gelebilmiş değerlerdir. Halk bilgisi kavramı içerine halk mimarisi, halk mutfağı, halk hekimliği, halk ekonomisi, halk botaniği, halk matematiği, halk takvimi gibi çoğu günümüze şifahi olarak aktarılmış ve toplum içinde hâlâ sürekliliğini devam ettirebilen bilgi çeşitleri girer. Halk bilgisinin çağlar aşarak günümüze gelmesinde şifahi aktarımın yanında uygulamalı aktarımın ve yazılı kaynaklar ile aktarımın da etkili olduğunu belirtmeliyiz. Bu noktada kültürel unsurların ve halk bilgisi ürünlerinin aktarılmasında dönemi itibariyle önemli yazılı kaynaklardan birinin de Cumhuriyet Dönemi Türk Edebiyatında ön plana çıkan köy romanları olduğu söylenebilir. Cumhuriyet Dönemi yazarlarından olan Fakir Baykurt, içinde doğup büyüdüğü köy hayatının kültürel unsurlarını bütün ayrıntılarıyla romanlarına yansıtmıştır. Bu özelliği, köy hayatı bağlamında dönemin gelenek ve göreneklerini bütün ayrıntılarıyla romanlarında işlemesinde de açıkça görülmektedir. Bu noktada Fakir Baykurt'un kaleme aldığı on dört romanının tamamına yansımış olan halk bilgisi unsurları bu makalede değerlendirilecektir.