Bildiri Koleksiyonu

Bu koleksiyon için kalıcı URI

Güncel Gönderiler

Listeleniyor 1 - 2 / 2
  • Öğe
    Eski Türkçede eşmerkezli birleşik sözcük yapıları
    (Kesit Yayınları, 2018) Sarı, İsa; Doğan, Şaban; Güneş, Melis Sezen
    Birleştirme, birden fazla sözlüksel unsurun çeşitli anlamsal ilişkilerle bir arada kullanılması yoluyla kavramları karşılayan işlek bir sözcük oluşturma yöntemidir. Birleştirme sonucu oluşan yapılarda genel anlamı yöneten ‘baş öge’ birleşiğin içinde veya dışında ortaya çıkabilir. Ayrıca bir birleşikte genel yapıyı bütünleyici iki anlamsal baş yer alabilir ve bu başlar birleşiğin anlamına eşit oranda katkı sağlayabilir. Bu tür yapılar modern dil çalışmalarında daha çok coordinate compound (eşmerkezli birleşik) terimi etrafında ele alınmaktadır ve Türkçenin ilk yazılı metinleri durumundaki Orhon Yazıtlarından itibaren pek çok eserde sınırlı olarak da olsa bulunmaktadır. Bugüne dek daha çok ikilemeler arasında değerlendirilen yir sub 'yer su; ülke, yurt', iş küç 'iş güç; uğraşı', ög kan?g 'anne baba; ebeveyn' gibi yapılar, esasında kendilerini oluşturan unsurlardan daha genel içerikli kavramları karşılamaları dolayısıyla eşmerkezli birleşikler olarak ele alınmalıdır. Zira yapıyı oluşturan ögeler (=A ve B), anlamsal içeriğe daha çok [hem A hem B] ve [A, B ve daha fazlası/ve benzeri] şeklinde etki etmektedir. Bu çalışmada, sözlüksel anlam taşıyan ikilemeler yoluyla oluşan ilgili birleşik yapıları eşmerkezli birleşik terimi etrafında değerlendirilecek ve Eski Türkçede yer alan, ad sınıfından çıktılar oluşturarak ikilemeler ile tam birleşikler arasında bir ara kategori oluşturan örnekler incelenecektir.
  • Öğe
    Türkolojide dil verisi biçimlendirme, gösterim ve işaretleme: satır arası analiz yöntemi
    (Eskişehir Osmangazi Üniversitesi, 2019) Sarı, İsa; Ağca, Ferruh; Koç, Adem
    Dillerin, daha özelde dilbilgisel düzeylerin betimlenmesi ve örneklendirilmesine yönelik çalışmaların hazırlanması ve sonuçlandırılması, teorik ve kavramsal arka plan bilgisinin yanı sıra, verilerin nasıl işleneceği ve sunulacağıyla da doğrudan ilgilidir. Diğer bir ifadeyle bir çalışmanın içeriği, alana getirdiği yenilikler ve sahip olduğu verilerin yanı sıra bunların nasıl sunulduğu da önemlidir. Yazı tiplerinin seçimi ve kullanımı, satır aralıklarının oranı, başlık ve numaralandırmalar gibi daha çok estetiğe ve genel şekle yönelik biçimlendirmelerin yanı sıra, bir bilimsel çalışmada yer alan verilerin düzenleniş, sunuluş ve ifade ediliş tarzı da, çalışmanın daha anlaşılır kılınması bakımından son derece elzemdir. Bu hususta -özellikle dil malzemesi ve ilgili veriler söz konusu olduğunda- estetik kaygılardan daha çok, çalışmada üzerinde durulan unsurların biçimlendirilme ve gösterimindeki yöntemler ve tercihler ön plana çıkmaktadır. Bunlar, bir çalışmada yer alan verilerin ve ilgili materyalin daha şeffaf bir şekilde analiz edilebilmesini ve okuyucuya daha eksiksiz, açık olarak sunulmasını temin edecektir. Türkoloji kapsamındaki dil çalışmalarında da, bilhassa dilbilgisine ve biçimbilgisine yönelik hususların incelenmesine veya gerek tarihî gerek modern Türkçe varyantların araştırılmasına dayalı çalışmalarda alan genelinde geçerliliği olan tutarlı bir veri biçimlendirme, gösterim ve işaretleme yönteminin belirlenip etkili bir şekilde kullanılması gerekmektedir. Ancak yüz yıldan daha fazla bir süredir bilimsel düzeyde yürütülen ulusal Türkoloji araştırmalarında, olması gerektiği gibi, üzerinde uzlaşılmış bir veri biçimlendirme, gösterim ve işaretleme yapısından/şemasından söz etmek mümkün değildir. Oysa uluslararası düzeyde yürütülen dilbilimi çalışmalarında tercih edilen belli başlı biçimlendirme ve gösterim standartları bulunmaktadır. Bu standartları Türkoloji kapsamındaki dil çalışmalarına uyarlamak ve Türkolojinin ihtiyaçlarına göre şekillendirmek bu alandaki çalışmaların niteliğini artırabileceği gibi, araştırmaya esas verilerin sunumunu ve anlaşılmasını da kolaylaştırıp tüm Türkoloji çalışmalarında tutarlı bir şematik biçimlendirme sistemini beraberinde getirecektir.