Cilt 8, Sayı 1, Makale Koleksiyonu

Bu koleksiyon için kalıcı URI

Güncel Gönderiler

Listeleniyor 1 - 8 / 8
  • Öğe
    Türk kamu yönetiminde yeniden yapılandırma çalışmalarının bireyselci ve kurumsalcı yaklaşımlar açısından incelenmesi
    (2015) Sarıca, Salih Özgür
    Sosyal olguların analizinde birçok yaklaşım örgütlerin doğasını, muhtemel etkilerini, aralarındaki etkileşimi ve güç ilişkilerini nasıl şekillendirdiğini tartışmaktadır. Tarihsel olarak bu tartışmalar çıkış noktasını birey, örgüt ya da sosyal ilişkileri bağımsız değişken şeklinde belirlemiş ve sosyal gerçekliği bu yönde tanımlama eğilimine girmişlerdir. Kamu yönetimini kuramsallaştırmakta dört temel gelenek göze çarpmaktadır. Birincisi bireyin eylemleri ve kararlarıyla bağımsız olduğu ve öz saikleriyle sosyal yapıyı şekillendirdiğini öne süren, klasik iktisat teorilerinden etkilenmiş bireyselci yaklaşımdır. İkincisi ise bu yaklaşıma antitez niteliğinde olan, sadece bireysel etkileşimlerin değil bunun ötesinde etkileşimlerin örgütsel karakter kazandığı, yapı ve normlarla bireyi değerler ve inanışlar çerçevesinde kategorize edip sınırlandırdığını ileri süren kurumsallaşma perspektifidir. Son iki gelenek olan post-modern, Marxist-eleştirel yaklaşım ise bu çalışmanın dışında tutulacaktır. Çalışmanın amacı son yıllarda birçok ülkede ve Türkiye’de de gözlemlenen kurumsal reform çabalarının hangi yaklaşım çerçevesinde gerçekleştiğini tespit etmektir.
  • Öğe
    Sporda toparlanma stratejileri
    (2015) Gümüşdağ, Hayrettin; Egesoy, Halit; Cerit, Emrah
    Herhangi bir egzersizden sonra organizmanın normale dönme süreci toparlanma olarak değerlendirilmektedir. İyi bir toparlanma, sporcunun antrenman ya da yarışma sonucunda meydana gelen yorgunluktan kurtulmasına ve enerji rezervlerinin tekrar dolmasına imkan sağlayan bir süreçtir. Günümüzde çoğu spor dallarında sporcular günde 2-3 kez oldukça zorlayıcı antrenmanlar uygulamaktadırlar. Hatta üst düzey kulüplerde görev yapan futbolcular aynı hafta içinde uluslararası bir kupa maçı, lig maçı, ulusal kupa maçı veya kendi ülkesinin milli maçında görev yapmak zorunda kalabilmektedirler. Bu durum sporcuları müsabakalarda ve antrenmanlarda yaşadıkları fizyolojik stresin yanı sıra yolculuk stresi ile de karşı karşıya bırakmaktadır. Bu stresli antrenman, yarışmalar ve yolculuklar sporcuların performanslarında geçici düşüşlere yol açabilmektedir. Tam toparlanma gerçekleşmeden yapılan yüklenmeler sporcunun yorgunluğunun kronikleşmesine, kronik yorgunluk ise sporcunun sakatlanmasına neden olabilmektedir. Aşırı antrenman sendromundan kaçınmak ve optimum performansı yakalamak için sporcuların fizyolojik ve psikolojik toparlanmalarının antrenmanın bir parçası olarak programlanması gerekmektedir. Sporcuların tam bir toparlanma sağlamaları için uzun zamandır spor bilimciler ve antrenörler en uygun toparlanma yöntemini bulmak için çaba harcamaktadırlar. Optimum performans ,yüklenme ile toparlanma arasında dengenin sağlanması ile mümkün olacaktır.Bu nedenle,stretching, masaj,çeşitli ısılardaki suya girme terapileri,kontrast banyo veya duşlar,aerobik koşular,yüzme,havuzda yürüme gibi düşük şiddetli aktiviteler,yorucu antrenman veya müsabaka sonrası toparlanmayı hızlandırmak amacıyla kullanılmalıdır. İleriye dönük toparlanma programlarının oluşturulması ve uygulanması ,sporcuların bir sonraki antrenman ve müsabakaya dinlenmiş olarak çıkmasına ve dolayısıyla müsabaka ve antrenman performanslarının yükselmesine neden olacaktır. Bu çalışmanın amacı literatür de toparlanmayla ilgili yapılmış çalışmaları inceleyerek toparlanmanın performans üzerindeki etkisini araştırmak ve bu konuda daha sonra yapılacak çalışmalara referans olmaktır
  • Öğe
    Rawlsian theory of justice as fairness: A Marxist critique
    (2015) Kanatlı, Mehmet
    Inspired by many philosophers such as John Locke, Jean Jacques Rousseau, Karl Marx, and John Stuart Mill, Rawls in his famous book called A Theory of Justice puts forward theoretical arguments regarding the notion of social justice. These arguments, based on Rawlsian approach, basically aim to make social justice possible by emphasising on how economic and political institutions that alleviate unfair distribution of rights and income in a given society should be organised. In this regard, this paper, based on Marx’s view of social justice, mainly seeks an answer to the simple question: “Is it possible to construct a just society in the way Rawls puts forward?” Basing arguments on Marx’s view of justice, the paper concludes that Rawls’ theory of justice fails to construct a just society. Rather, it is concluded that Rawls’ theory of justice legitimises economic and political inequalities in a capitalist society.
  • Öğe
    Yerel yönetim seçimlerinde kadın seçmen ve temsilcilik: Çorum ili örneği
    (2015) Başcı, Gülistan
    Bir toplumda Demokrasi anlayışının gelişebilmesi için, kadınların siyasette daha etkili olmaları gerekmektedir. Dünya nüfusunun yarısını kadınlar oluşturmasına rağmen, günümüzde yerel politikada kadın temsilinin sınırlı sayıda olduğu görülmektedir. Burada ulaşılması gereken hedef, kadının siyasete ve toplumsal hayata katılımında önüne çıkabilecek engelleri en aza indirebilmektir. Bu hedefe ulaşabilmek için de kadına, biyolojik etmenlerden kaynaklanan durumundan dolayı yalnızca eş ya da anne olarak bakan toplum zihniyetini değiştirmek yerinde olacaktır. Ayrıca bu siyasi katılım sürecinde ailenin, sivil toplum kuruluşlarının, siyasi partilerin de desteği son derece önemlidir. Bu çalışmada, Türkiye’de kadınların yerel siyasette temsilinin yeterli düzeyde olmadığını belirten hipotezin Çorum ili ve ilçelerinde geçerli olup olmadığı sınanmaktadır. Bu amaçla 2009 ve 2014 yılları yerel yönetim seçimlerine ilişkin seçmen profili, adaylar ve sonuçlar incelenmiştir. Özellikle kadın seçmen, kadın aday ve kazanan kadınların temsil oranları ilgili yıllar için ortaya konulmuştur. Araştırmada kullanılan tüm veriler Türkiye İstatistik Kurumu ve Yüksek Seçim Kurulu’nun web sitelerinden alınmıştır. Çorum ili seçmenlerinin %51’inin kadın olmasına rağmen il genel seçimlerinde 2009 yılında kadın adayların % 4’ü, 2014 yılında ise kadın adayların % 23’ü kazanabilmiştir. Belediye başkanlığı seçimlerine bakıldığında ise 2009 yılında kadın adayların sadece %4’ü kazanırken; 2014 yılındaki seçimlerde ise kadın aday çıkmamıştır
  • Öğe
    Antik dönemde Orbital Selülit: Cide/Türbetepe Tümülüsü’nden bir örnek
    (2015) Çırak, Mustafa Tolga
    Paleopatoloji eski dönemde yaşamış olan insan kalıntılarını sağlık bakımından inceleyen bir bilim dalıdır. Paleoantropoloji bilimi, paleopatolojik çalışmaları yaparak geçmişte yaşayan antik dönem toplulukları ile günümüz modern toplulukları arasında sağlık problemleri açısından benzerlikler ve farklılıklar yönünden bağlantılar kurmaktadır. Bu kapsamda 2011 yılında, Kastamonu ili Cide ilçesi, Cumhuriyet Mahallesi, Türbeüstü Mevkii’nde yapılan kurtarma kazısı sonucunda kadın bireye ait iskelette orbital selülit tespit edilmiştir. Orbital selülit, orbita dokularının enfeksiyonu olarak tanımlanmaktadır. Orbital selülitin birçok nedeni vardır. Orbitlerdeki iltihaplanmaya ve enfeksiyona neden olan durumların başında travma, üst solunum yolu enfeksiyonu, paranazal sinüzit ve dental enfeksiyonlar gelmektedir. Anadolu’da yapılan paleopatolojik çalışmalarda birkaç örnekte sinüzit ile karşılaşılmıştır. Ancak Cide Türbetepe Tümülüsü’ndeki bireyde bulunan orbital selülit örneği Anadolu’da bulunan tek örnek olduğu için önemlidir.
  • Öğe
    Yaşlılar için egzersiz uygulamalarının önemi
    (Hitit Üniversitesi, 2015) Soygüden, Aydoğan; Cerit, Emrah
    Yaşlı nüfusu günümüz dünyasında hızla artmaktadır. Özellikle gelişmiş ülkelerde doğum oranlarında ki düşüşe paralel olarak yaşlı nüfusunda artış daha fazladır. Artan yaşlı nüfus, ülkelerin önemli aktif dinamiklerini etkileyecek duruma gelmektedir. Özellikle 65 yaş ve üzeri bireylerde birçok hayati fonksiyonlar da gerileme görülmektedir. Meydana gelen bu gerileme bireylerin fiziksel ve zihinsel fonksiyonlarını etkilemektedir. İlerleyen dönemlerde oluşan bu gerilemeler yaşlıları yardıma ihtiyacı olan birey haline getirecektir. Araştırmanın Önemi: Bu çalışmada yaşlıların daha aktif olmaları için günlük hayat içerisinde, özelliklede kendi başlarına yapabilecekleri egzersiz uygulamalarının önemi vurgulanmaya çalışılmıştır. Araştırmanın Amacı: Yaşlı bireylerin kendi başlarına yapabilecekleri egzersizlerin örneklerle gösterilmesi ve uygulanmasının yaşlı bireyleri daha aktif hale getirilmesi amaç edinilmiştir. Araştırmanın Modeli: Araştırma tarama modelinde hazırlanmıştır. Araştırmanın Sonucu: Araştırmanın sonucunda yaşlı bireyler için kendi başlarına yapabilecekleri egzersiz uygulamalarının yaşlı bireylerin fiziksel ve zihinsel fonksiyonlarında gelişmelere sebep olacağı anlaşılmaktadır. Yaşlı bireyler kendi kişisel ihtiyaçlarını karşılayacak durumda olduklarında, ailelerinin ve devletin bakımına ihtiyaç duymadan hayatlarını devam ettirebilirler. Dolayısıyla yaşlı bireylerin günlük birçok aktivite içerisinde olmaları yaşlı bireyler için çok önem arz etmektedir.
  • Öğe
    Relation between learning styles, methods for obtainning information and academic achievements of Turkish university students
    (Hitit Üniversitesi, 2015) Yılmazel, Gülay; Büyükkayacı Duman, Nuriye; Başçı, Ayşe Burcu
    The aim of this descriptive study is to determine relation between learning styles, learning methods and academic achievement of university students. This study was conducted in 2014 and the sample was consisted of 130 university students training in second and forth levels from School of Health. We used Turkish version of VARK scale for determining learning styles. In this study, 60.0% of the students were using of multimodal and 40.0% were using unimodal learning styles. The kinesthetic modal was the most preferred among the unimodal learning styles. We found that the usage of visual and auditory learning styles was very low despite the content of nursing education programs. Nursing programs necessitate skills on problem solving in clinical education from first to fourth years which were based on patient education, treatment and care. Therefore academicians in nursing schools should encourage to students using active learning styles.
  • Öğe
    DİTİB'in din eğitimi faaliyetleri üzerine bir değerlendirme
    (Hitit Üniversitesi, 2015) Çoştu, Yakup; Ceyhan, Mehmet Akif
    Diyanet İşleri Başkanlığı’nın, yurtdışında yaşayan vatandaşlarımızın bulunduğu Avrupa ülkelerindeki Büyükelçilikler nezdinde ‘Din Hizmetleri Müşavirlikleri’ adı altında yurt dışı teşkilatları bulunmaktadır. Bu kapsamda, 1980 yılında Almanya’daki Türkiye Cumhuriyeti Büyükelçiliği nezdinde Din Hizmetleri Müşavirliği kurulmuştur. 5 Temmuz 1984 yılında Müşavirlik hizmetlerinin alt yapısını oluşturmak amacıyla Köln’de ‘Diyanet İşleri Türk İslam Birliği (DİTİB)’ tesis edilmiştir. DİTİB, Almanya’da yerleşik göçmen vatandaş ve soydaşlarımıza yönelik, bağlı cami dernekleri vasıtasıyla, sosyal, kültürel, eğitsel ve dini faaliyetler yürütmektedir. Bu çalışmada, DİTİB’in yürüttüğü din eğitim faaliyetleri makro-perspektiften hareketle ele alınacaktır. Bu faaliyetler, Türk göçmen topluluğun hem dini ve milli kimliğinin korunmasına ve iç dayanışmasının artmasına, hem de yaşanılan ülkeye uyum sürecine büyük katkılar sağlamaktadır. Almanya’da yaşayan Türk Müslüman göçmenler, DİTİB’i Türk dini kuruluşları arasında en güvenilir kurum olarak görmektedirler.