Cilt 16, Sayı 32, Makale Koleksiyonu

Bu koleksiyon için kalıcı URI

Güncel Gönderiler

Listeleniyor 1 - 3 / 3
  • Öğe
    Râvînin adâletine ilişkin hususiyetler bağlamında Buhârî’nin hadis ricâline yaklaşımı “el-Câmiu’s-Sahîh özelinde”
    (Hitit Üniversitesi, 2017) Aydın, Osman
    Buhârî’nin genelde bütün dînî ilimlere özelde ise hadîs ilmine yaklaşımını anlamak için, eserlerini ve bunların değerlendirilmesi sonucu tespîti yapılan yöntemsel nüansları iyi tahlîl etmek gerekir. Bu zâviyeden bakıldığında çocukluk yıllarından itibaren dînî ilimlere iştiyâkı kaynaklarda ifade edilen Buhârî’nin hadîs alanında yetkinliğini elde ettikten sonra rivayet tahammülünde benimsediği kriterler, onun hadîsçiliğini de gösterecek ipuçları sunacaktır. Râvînin adaletiyle doğrudan ya da dolaylı olarak ilişkili olan meselelerin bir hadîsin kabul ya da reddi hususunda en mühim verileri içermesi sebebiyle; Buhârî açısından adaletu’r-râvî mevzûunun daha da önemli olduğu söylenebilir.
  • Öğe
    Yetişkinlerin çocukluk anılarındaki Tanrı imgesinin analizi
    (Hitit Üniversitesi, 2017) Bedir, Fatma Nur
    Bu çalışmada bireyin Tanrı imgesini etkileyebilecek olan faktörler incelenmiş ve bu imgelerin Türk toplumu açısından kültürel bir yorumu sunulmuştur. Örneklem yedi Türk yetişkinden oluşmaktadır. Açık uçlu anket uygulamasıyla katılımcılara yalnızca "Çocukluğunuzda Allah’ı düşündüğünüz zaman aklınıza ne gelirdi?" sorusu sorulmuştur. Anketlerden elde edilen data tematik analiz sistemine göre değerlendirilmiş ve altı tema elde edilmiştir. Sonuç olarak; katılımcıların Tanrı imgelerinin çocukluk anılarının önemli bir kısmını kapsadığı görülmektedir. Hepsi Tanrı hakkında düşündüğü, hissettiği ya da hayal ettiği şeylerden bahsetmiştir. Bütün katılımcılar küçüklüklerinde Tanrı’yı somut bir simge olarak düşünme arayışına girmişlerdir. Dolayısıyla Tanrı imgelerinde antropomorfizm bulunmuştur. Bütün katılımcılar Tanrı’nın büyüklüğü ve gücünden bahsetmişlerdir. Bunların yanı sıra, erken eğitimciler olan aile ve öğretmenlerin, Tanrı imgesinin oluşumunda en etkili faktörlerden biri olduğu görülmüştür. Televizyon, Tanrı imgesini etkileyen bir diğer önemli faktördür
  • Öğe
    Abbasi halifesi ve Frenk hükümdarı ve Büyük Karl ilişkisi
    (Hitit Üniversitesi İlahiyat Fakültesi, 2017-12-15) Karakuş, Nadir
    IX. yüzyılın hemen başlarında Abbasi İmparatorluğu Doğu’nun en parlak ülkesidir. Aynı zamanda Batı’da da hayranlıkla izlenmektedir. Abbasi halifesi Harûn Reşid, daha şehzade iken İmparatoriçe İrene’yi itaat altına alarak cizye vermeye mahkûm etmişti. Halife olduktan sonra da, Bizans İmparatoru Nikeforos itaate yanaşmayınca, Konya Ereğli’ye kadar gelerek İmparatordan bağlılık yemini almış ve cizye miktarını artırarak ona boyun eğdirmişti. Bizans ile güç mücadelesi içindeki Batı’daki güçlü Charlemagne de Harûn’u hayranlıkla izlemektedir. Charlemagne’nin komşusu Endülüs ise, Harûn ile mücadele içindedir. Endülüs Müslümanları da Franklar karşısında bu sıralarda Pireneler’de durdurulmuşlardır. Ortak menfaatler Charlemagne ile Harûn’u birbirlerine yaklaştırır. Karşılıklı elçi alışverişinde bulunulur. Kudüs’e gidecek hacıların güvenliği ve karşılıklı işbirliği öngörülmektedir. Elçilik heyetlerinin gönderilmesi yanında iki Hükümdar’ın birbirlerine hediyeler göndermeleri ve bu hediyelerin mahiyeti ile ilgili masalımsı ve efsanevî detaylar, bu ilişkiyi gölgede bırakarak, tarihi bir olayı adeta magazinleştirir. Doğu’nun zenginlikleri ve refahı Batı’da farklı algılarla abartılır, “Bin Bir Gece Masalları”nın da etkisiyle gerçekleri gölgede bırakır. Oldukça abartılan bu hediye edilen nesneler, mahiyeti aydınlatılması gereken elzem bir mesele haline geldiği için böyle bir araştırmaya ihtiyaç duyulmuş ve gerçekler tarihî olaylar ışığında açığa çıkarılmaya çalışılmıştır.