Cilt 11, Sayı 22, Makale Koleksiyonu
Bu koleksiyon için kalıcı URI
Güncel Gönderiler
Öğe Çankırı’da Mevlevîler ve Mesnevîhanlar(Hitit Üniversitesi, 2012) Haksever, Ahmet CahidMevlevîlik, Çankırı’da yaklaşık 600 yıl faâliyet gösteren bir tarîkattır. 19. asrın sonlarından itibaren Üveysî silsileden gelen Mevleviler de Çankırı’da irşat faâliyetlerinde bulunmuşlardır. Mevlâna’nın tarîkatı dışında Çankırı’daki bir diğer tesir alanı eserleridir. Köklü bir gelenek olan ve “Mesnevî okuyan” anlamına gelen Mesnevîhanlık, Çankırı’da özellikle Osmanlı’nın son dönemlerinde uygulan-mıştır. Bu çalışmada; Çankırı’da uzun bir geçmişe sahip Mevlevîliğin tarihi süreci, zâviyenin son yüzyılındaki postnişinler, Üveysî silsileden gelen sufiler, Mesnevîhanlar ile bunların, Çankırı’nın siyasi ve sosyo-kültürel hayatına katkıları ele alınmıştır.Öğe Zayıf hadisle amel edilip edilmeyeceği tartışmaları arasında bir çözüm yolu: Telakkî bi’l-kabûl(Hitit Üniversitesi, 2012) Gürler, KadirHadisçilerin kriterlerine göre, ahkâma ilişkin konularda sahih ve hasen hadislerden başkası delil olarak kabul edilmez. Fakat sahih ve hasen hadis dışında kalan bazı zayıf hadisler, İslâm hukukçu-ları tarafından delil olarak kullanılmaktadır. İşte; senedi açısından zayıf olan bazı hadislerin, ulemâ tarafından kabul edilmesi hususu, literatürde “telakkkî bi’l-kabûl” olarak isimlendirilmektedir. Her ne kadar hadisçiler zayıf olduğunu söyleseler de fukahâ vâkıaya uymayı daha evlâ görmüştür. Kısacası; ulemânın/ümmetin kabul telakkisi, zayıf hadisle amel edilebileceği gerçeğini doğurmuştur.Öğe Serahsî’nin referans kaynağı olarak Kur’ân’a bakışı ve ibadet dili anlayışı(Hitit Üniversitesi, 2012) Okur, Kaşif HamdiOrta asya kökenli bir fıkıhçı (faqih) olan Serahsi Hanefi mezhebinin en önemli hukukçuları arasında yer almaktadır. Hem metodoloji hem de doktrin alanında Hanefi mezhebine önemli katkıları olmuş-tur. Bu makalede Hanefilerin bir referans kaynağı olarak Kur’ân’a bakışı ve anadilde ibadet mesele-lerinde Serahsinin yaklaşımları ele alınmıştır. Özellikle Anadilde ibadet meselesinde Serahsi, bir taraftan Ebu Hanife’nin görüşünü savunup temellendirirken, öte yandan getirdiği kısıtlayıcı kayıtlar-la bu görüşün uygulanma imkânını önemli ölçüde sınırlamıştır. Böylece pratikte Hanefilerin yaklaşı-mı ile diğer ekollerin yaklaşımı arasında bir paralellik sağlamıştır. Bu da Serahsi’nin bilimsel biriki-minin yanında sosyal ve kültürel şartları dikkate alan bir fetva politikası uyguladığını da göstermek-tedir.