Yazar "Konak, Fatih" seçeneğine göre listele
Listeleniyor 1 - 8 / 8
Sayfa Başına Sonuç
Sıralama seçenekleri
Öğe Ay’ın evreleri etkisinin Borsa İstanbul 100 Endeksi’nde garch (1,1) modeli ile test edilmesi(Hitit Üniversitesi, 2018) Konak, Fatih; Duman, DilekEffective Market Hypothesis, Anomalies, Lunar Cycle, BİST 100 Index Menkul kıymet piyasalarında yatırımcıların rasyonel hareket ettiklerini varsayan ve E. Fama tarafından geliştirilen Etkin Piyasalar Hipotezi’ ne göre, yatırımcıların piyasa ortalamasının üzerinde bir getiri elde etmeleri mümkün olmamaktadır. Diğer bir ifadeyle, fiyatlar rassal bir seyir izlemektedir ve yatırımcılar oluşan bilgilere anında ulaşabilirken, bilgiler fiyatlara eşanlı yansıtılmaktadır. Bu durum, fiyatları önceden tahmin edebilme ihtimalini ortadan kaldırmaktadır. Ancak, anomali olarak karşımıza çıkan ve fiyatlar genel düzeyinde meydana gelen saplamalar, Etkin Piyasalar Hipotezi’ ne ters düşmektedir. Anomali kavramında, menkul kıymet piyasalarında işlem yapan yatırımcıların doğa, çevresel ve psikolojik birçok faktörden etkileneceği öngörülmektedir. Bu kapsamda, Ay’ın dünyamız etrafında dönüşü sırasında sergilemiş olduğu evreler, birçok farklı bilimsel çalışmada araştırma konusu haline gelmiştir. Fakat literatüre bakıldığında finansal anlamda ayın evrelerinin yatırımcılar üzerindeki etkileri ile ilgili sınırlı sayıda çalışmanın mevcut olduğu görülmüştür. Bu doğrultuda çalışmanın temel amacı, ayın bilinen dört evresinin (Yeni Ay, İlk Dördün, Dolunay, Son Dördün) 01.01.1997- 30.04.2014 tarihleri arasında BİST 100 Endeksi’nde üzerinde ki olası etkisinin ortaya konulmasıdır. Elde edilen bulgulara göre, Yeni Ayın ve Dolunayın istatistiksel olarak anlamlı etkilerinin varlığı piyasanın ele alınan veri seti ve kullanılan yöntem bağlamında zayıf formda etkin olmadığını göstermektedir.Öğe Bilgi teknolojileri kullanımının önemi ve Çorum Kobi’lerinde bir araştırma(Akdeniz Üniversitesi, 2014) Kendirli, Selçuk; Konak, FatihBilgi teknolojilerini kullanan firmalar herhangi bir mal veya hizmeti diğer ülke ya da işletmelerden daha önce dış pazarlara ulaştıracak ve rekabet avantajı sağlamış olacaklardır. Ayrıca, bilgi teknolojileri ve bunların kullanımı, işletmelerin üretim ve pazarlama aşamalarında doğru bilgi almalarına, bu bilgileri derlemelerine, iyi yorumlayabilmelerine ve sürdürülebilirliklerine yardımcı olacaktır. Türkiye’nin ekonomisinde önemli bir yere sahip olan KOBİ’lerin de küresel gelişmelerden geri kalması düşünülemez. Bu araştırma kapsamında, küreselleşme sürecinde bilgi teknolojilerinin kullanımı ve KOBİ yönetimine katkısı araştırılacaktır. Çalışma sonucunda, Türkiye ölçeğinde önemli bir yere ve imaja sahip Çorum KOBİ’lerinin de bu süreçten etkilendikleri görülmüş ve eksiklikler hususunda önerilerde bulunulmuştur.Öğe Borsada yatırım stratejileri: Menkul kıymet fonları ve borsa yatırım fonları üzerine bir uygulama(2014) Konak, Fatih; Kendirli, SelçukBu çalışma, aktif yatırım stratejileri ve pasif yatırım stratejilerinin ortalama geti- ri açsından seçiminde ki farklılığı ortaya koymayı hedeflemektedir. Bu doğrultu- da, Menkul Kıymet Yatırım Fonları (Aktif yatırım stratejisi) ve Borsa Yatırım Fon- ları (Pasif yatırım stratejisi) arasında, 22.09.2010-30.11.2012 tarihleri arasında ki örnekleme dahil ettiğimiz fonların günlük kapanış verileri dikkate alınarak, olası farklılığı ortaya koyabilmek için ‘parametrik testler ve parametrik olmayan test- ler alt gruplara ve iki ana kütle üzerinde uygulanmıştır. Parametrik uyulama so- nucunda, aktif pasif yatırım stratejisi arasında herhangi bir fark tespit edilmez- ken, parametrik olmayan testleri nazarında, MKYF B’nin diğer gruplara nazaran daha az getiri sağladığı görülmüştür. İki ana kütle (MKYF Tüm-BYF Tüm) açısın- dan ise ortalamalar arasında bir farka rastlanılmamıştır. Bu nedenle, piyasa üze- rinde getiri elde etmeyi hedefleyerek aktif yatırım seçeneği tercih eden yatırım- cının, sarf ettiği emek ve zamanın gereksiz olduğu iddia edilebilir. Sonuç olarak, EPH’ne karşı öne sürülen teknik ve temel analizlerin zayıflığı bir kez daha vur- gulanmıştır.Öğe Çok Kriterli Karar Verme Teknikleriyle Birleşme Ve Devralmaların Finansal Performans Üzerindeki Etkisinin Karşılaştırmalı Analizi(2018) Konak, Fatih; Çıtak, LeventKarar verme yöntemlerinin analizi ya da karar vermeye çabalama yöntemi muhtemelen insanlık tarihi kadar eskidir. Şirketlerin veya piyasadaki paydaşlarının karar verme sürecinde ihtiyaç duyduğu objektif yaklaşımların varlığı, alınması planlanan kararlara yol gösterici nitelik taşımaktadır. Şirket birleşmesi ve devralmaları, şirketlerin yaşam döngüleri içerisinde aldıkları en önemli kararlardan sayılabilir. Bu çerçevede, çalışmamızın temel amacı, farklı bakış açıları göz önüne alınarak, birleşme ve devralmaların şirketler üzerindeki pozitif veya negatif etkilerini ortaya koymaktır. Bu perspektifte, farklı değerlendirme kriterlerini bir araya getirerek alternatifler arasında seçim yapmayı sıralama yoluyla kolaylaştıran “Çok Kriterli Karar Verme Yöntemlerinden”; TOPSIS, VIKOR ve MOORA yaklaşımları ele alınmıştır. Birleşme ve devralmanın olası etkisini bu 3 yöntem açısından değerlendirmek amacıyla Borsa İstanbul Tüm Endeksi’nde yer alan, 03.01.2011 – 31.12.2012 tarihleri arasında birleşme veya satın alma gerçekleştirmiş firmalar belirlenmiş ve 2009-2014 yılları arasında Endeks içerisindeki konumları tespit edilmiştir. Bu doğrultuda, endekste yer alan şirketlerden 25’inin belirtilen tarih aralığında birleşme veya devralma gerçekleştirdiği belirlenmiştir. Analiz kapsamında, bankalar, finans kuruluşları ve veri devamlılığı sağlamayan firmalar dışarıda bırakılmış ve analiz 216 şirket üzerinden gerçekleştirilmiştir. Araştırma çerçevesinde, ihtiyaç duyulan şirket verileri Thomson Reuters Datastream veri tabanından elde edilmiş ve Microsoft Excel vasıtasıyla modellerin çözümü gerçekleştirilmiştir. Analiz sonucunda, birleşme ve devralma yılında TOPSIS ve VIKOR yöntemleri açısından negatif etkilenme söz konusu iken, MOORA yöntemine göre şirketlerin bu faaliyetten pozitif etkilendiği tespit edilmiştir. Sonraki yıllarda ise TOPSIS ve MOORA teknikleri açısından negatif etki görülürken, VIKOR yöntemine göre orta vadede şirketlerin birleşme ve devralma sonucunda performanslarının arttığı gözlemlenmiştir. Diğer taraftan, veri setinin ve kriterlerin bahsi geçen üç yöntemde de aynı olmasına karşın, yöntemlerin metodolojilerinde ortaya çıkan farklılığının, şirket performanslarını Endeks içerisinde değerlemede farklılaşmaya neden olduğunu göstermiştir. Bu nedenle, Çok Kriterli Karar Verme yöntemleri açısından, model seçiminin çıkacak sonuçlar üzerinde etkisi olduğu görülmüştür.Öğe External and Internal Factors of the Turkish Crisis in the Year 2001 Analysis Proposal(Khazar Univ, 2015) Konak, Fatih; Turan, HakanThis research has attempted to demonstrate what were the real reasons whether internal or external factors, behind the Turkish financial crisis in 2001. The Turkey economy had been affected by some unfavourable external shocks such as, rise in crude oil prices which increased the current account deficit. However, external factors effects on the economy can be eliminated by right monetary policy. On the other hand, there were many internal factors behind the crisis such as fragile finance and banking system, ruling out dis-inflation negative effects and seasonal factors and so on. It could be advocated that these factors led the Turkish economy into uncertain situation because, when the last global financial crisis was occurred in 2008, although all unexpected external factors were soared, the Turkish economy was less affected, because the Turkish economy has been become more durable by solving the internal triggering factors.Öğe Kurumsal yönetişim açısından işletme sermayesi yönetimi ve işletmelere etkileri; Çorum ölçeğinde bir araştırma(2014) Kendirli, Selçuk; Konak, FatihÖzet: Yönetişim, işletmenin üst hiyerarşik kadroları arasındaki güç ilişkisi ve dengeleri ile ilişkilidir. Kurumsal yönetişime “yönetişim”, “kurumsal egemenlik”, “kurumsal yönetim” ve hatta “işletmenin üst yönetiminin yönetilmesi” de denilmektedir. Kurumsal yönetişim ifadesinde geçen “yönetişim” kavramı, bir tarafın diğer tarafı yönettiği bir ilişkiden, karşılıklı etkileşimlerin öne çıktığı bir ilişkiler bütününe doğru dönüşümü ifade etmektedir. Kurumsal yönetişim anlayışına sahip olan işletmelerin, faaliyetlerini sürdürebilmek için, varlıklarını sürdürülebilir kılmak için ve sürdürülebilir değer maksimizasyonu için, işletme sermayesi ile ilgili çalışmaları tam zamanında ve doğru olarak yapmaları gerekmektedir. Bu çalışmada Çorum’da faaliyet gösteren işletmeler üzerinde bir anket çalışması yapılmış ve işletmelerin kurumsal yapısı, işletme sermayesi bilinci sorgulanmış, kurumsal yönetişim ve işletme sermayesi varlığı arasında bir ilişki kurulmuştur.Öğe Sermaye yoğunlaşmasının firma performansı üzerine etkisi: BİST gıda ve içecek endeksi uygulaması(2015) Konak, Fatih; Kendirli, SelçukMülkiyet yapısında ki yoğunlaşma veya sermayenin sahiplik yapısı ile firma performansı arasındaki ilişki, uzun yıllardır tartışılmakta ve dikkatle incelenmektedir. Bu perspektifte çalışmanın amacı, BİST Gıda ve İçecek Endeksi?nde yer alan şirketlerin performansları ile mülkiyet yapılarındaki yoğunlaşma arasındaki ilişkinin ortaya çıkarılmasıdır. ROA ve ROE performans ölçütleri dikkate alındığında, mülkiyet yapısı ile firma performansı arasında istatiksel olarak anlamlı ve negatif ilişki bulunmasına rağmen, aynı şekilde negatif ilişkinin tespit edildiği Tobins? q ölçütünde sonuç anlamlı çıkmamıştır. Bu sonuçlar doğrultusunda, sermaye yapısında ki yoğunlaşmanın firma performansı üzerinde olumsuz etkisinden söz edilebilmektedir.Öğe Türkiye ve Rusya arasındaki “uçak krizinin” Borsa İstanbul Gıda, İçecek ve Turizm Endeksleri üzerine etkisi(Uludağ Üniversitesi İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi, 2017) Şahin, Emrah; Konak, Fatih; Karaca, Süleyman Serdar24 Kasım 2015 tarihinde Suriye sınırında, sınır ihlali yapan Rus savaş uçağının Türk savaş uçakları tarafından düşürülmesi iki ülke ilişkileri açısından ciddi sorunlara neden olmuştur. Olay sonrasında Rusya, Türkiye ile olan tüm askeri ve ekonomik ilişkilerini tek taraflı olarak dondurmuş ve Türkiye'ye ekonomik yaptırımlar uygulama kararı almıştır. Söz konusu yaptırım kararlarından, başta turizm ve gıda sektörü olmak üzere birçok sektör doğrudan etkilenmiştir. Bu kapsamda, çalışmanın amacı BIST Gıda, İçecek ve BIST Turizm Endeksleri'nde yer alan şirketlerin hisse senetlerinin bu olaya nasıl tepki verdikleri Olay Çalışması (Event Study) yöntemi kullanılarak ortaya çıkarmaktır. Elde edilen bulgulara göre, BIST Gıda, İçecek Endeksi'ne kote olan şirketlerin olaya genel olarak negatif tepki verdikleri gözlemlenirken, BIST Turizm Endeksi'nde yer alan şirketlerin olay sonrası dönemde pozitif AR değerleri sergiledikleri tespit edilmiştir. Diğer taraftan, Kümülatif Ortalama Anormal Getiri (CAAR) değerlerinin çoğunluğunun negatif oluşu dikkat çekmiştir. Ayrıca, tahmin edilebilir belirgin bir trend olmasa da olay penceresinde bazı günlerde istatistiksel olarak anlamlı sonuçların bulunması piyasanın yarı güçlü formda etkin olmadığını göstermiştir