Cilt 1, Sayı 1, Makale Koleksiyonu
Bu koleksiyon için kalıcı URI
Güncel Gönderiler
Öğe Üniversiteleri derecelendiren uluslararası sistemler -değerlendirme, öneriler(Hitit Üniversitesi, 2008) Uslu, FeritBu makalede ilk olarak, ulusal ve uluslararası yüksek öğretim derecelendirme sistemlerinin tarihi gelişimi, ortaya çıkış nedenleri, derecelendirmede esas alınan amaç, yöntem ve ölçütler ortaya konmakta ardından da ulusal ve uluslararası yüksek öğretim derecelendirme sistemlerinin, derecelendirmede kullandıkları yöntem, amaç ve ölçütler değerlendirilmektedir. Böylece söz konusu sistemlerin, güçlü ve zayıf yönleriyle daha yakından tanınmaları, anlaşılmaları hedeflenmektedir. Son olarak çalışmamızda, söz konusu değerlendirmeler ışığında Türkiye üniversitelerine özgü bir takım durumları da göz önüne alarak üniversitelerimizin gelişimini ölçümleme ve derecelendirme ile ilgili öneriler getirilmektedir.Öğe Hititlerde ölçü birimleri ve bunların Hitit metinlerinde kullanımı üzerine bir değerlendirme(Hitit Üniversitesi, 2008) Taş, İlknurHitit Devleti, M.Ö.1650–1200 yılları arasında bugünkü Orta Anadolu platosunda belgelerde “Hatti Ülkesi” olarak anılan yerde doğup gelişmiştir. Hititler, bugünkü Çorum sınırları içinde bulunan Hattušaš (Boğazköy) başkent olmak üzere Anadolu’nun büyük bir kısmıyla Kuzey Suriye’yi de içine alan bölgede büyük bir imparatorluk kurmuşlardır. Hititçe çivi yazılı belgelerde kişi ya da Hitit Devleti’ne bağlı çeşitli kurumlarla ilgili para ile ifade edilebilecek bilgilerin sistematik bir şekilde sunulduğunu görmekteyiz. Hitit Devleti’ne bağlı çeşitli kurumlarda yine para ile ilgili konuların bir uzman denetiminde incelendikten ve gözetimden geçtikten hemen sonra kaydedildiğine tanık olmaktayız. Belgelerde bir insanın o dönem itibarıyla gündelik yaşamında ihtiyacı olan hemen her şey fiyatlandırılmış değişim aracı olarak da gümüş kullanılmıştır. Hitit metinlerinde değişik kayıtlarda birçok ölçü birimi geçmektedir. Bu kayıtların pek çoğu imparatorluk devrine (M.Ö. 1450–1200) tarihlendirilmektedir. Hititçe çivi yazılı belgelerde ayrıca hayvan ve eşyaların kira fiyatları sistematik bir şekilde kaydedilmiştir. Hitit yasalarında, bazı cezaların para ile tazmini söz konusudur. Bazı durumlarda, herhalde çiftliklerde çalıştırılacak insan sayısının kapasitesini ölçmek için, kent veya köylerde oturan insanların nüfus sayımlarına benzeyen sayımları yapılmış ve bunlar listeler halinde tabletlere geçirilmiştir. Gerek fiyatlandırma gerekse bu fiyatlandırmanın kayıt altına alınması ve ölçümlerin bu kayıtlarda açıkça belirtilmesi; Hitit idari sistemi içinde düzenleyici ve denetleyici bir yapının oldukça etkin olduğunu göstermektedir.Öğe Hitit İmparatorluk Devri Krallarından I. Šuppiluliuma Döneminde Anadolu(Hitit Üniversitesi, 2008) Sir Gavaz, ÖzlemM.Ö. 3. bin yılın sonları ila M.Ö. 2. bin yılın ilk çeyreğinde Anadolu’da, bağımsız şehir devletleri varlığını sürdürmekteydi. Bu şehir devletlerini siyasi bir birlik altında toplamayı başaran Hitit Devleti için adım adım imparatorluğa giden yolda, Anadolu’da bulunan yerel krallıkların üzerinde uyguladığı siyasi ve askeri faaliyetlerinin önemli bir rolü vardı. Nitekim başarılı bir iç siyaset ile Hitit Devleti’nin Anadolu dışına açılımı da kolaylaşacaktı. Çalışmamız yaklaşık M.Ö. 1355–1320 yıllarında hüküm süren I. Šuppilulima’nın, Hitit Devleti’nin Anadolu’daki yerel krallıklar ve dönemin güçlü devletleri üzerindeki etkisini ve Anadolu merkezli bir devleti imparatorluk sınırlarına kavuşturan I. Šuppilulima’nın izlediği stratejik devlet politikasını göstermeyi amaçlamıştır. Bu bağlamda çalışmamızda Hitit Devleti’ni imparatorluk seviyesine getiren I. Šuppiluliuma’nın Anadolu’daki icraatına değinilerek, M.Ö. 2. bin yıl Anadolu’da ilk İmparatorluğu kuran Hititler’in Anadolu ve dışındaki dönemin diğer uygarlıkları üzerindeki yansımasını ortaya koyan bir çalışmayı öngördük. Aynı zamanda Hitit Devleti’nin ülke içindeki vassal krallıklar üzerindeki askeri ve siyasi politikası üzerinde durulmuşturÖğe ‘Devletin iktisadi ve sosyal ödevlerinin sınırı’ açısından idarenin sorumluluğu(Hitit Üniversitesi, 2008) Dinler, VeyselModern hukuk devletlerinde, idarenin hukuka bağlılığı, eylem ve işlemlerinin yargı denetimine tabi tutulması, bir başka deyişle idarenin sorumluluğu temel bir ilkedir. Öte yandan, idarenin sorumluluğu da sınırsız değildir. Anayasada idarenin sorumluluğu ilgili maddelerde açıkça düzenlenmiş olmakla birlikte, bunun sınırı konusunda bir belirsizlik söz konusudur. Bu çalışmada, “devletin iktisadi ve sosyal ödevlerinin sınırları”nı düzenleyen 1982 TC Anayasasının 65. maddesinin, idarenin sorumluluğunu sınırlayıp sınırlamadığı tartışılacaktır.