Cilt 11, Sayı 21, Makale Koleksiyonu

Bu koleksiyon için kalıcı URI

Güncel Gönderiler

Listeleniyor 1 - 4 / 4
  • Öğe
    Tasavvufî düşüncede Hz. Muhammed algısı
    (2012) Şimşek, Halil İbrahim
    Hz. Muhammed, sûfîlerin manevi hayatlarında örnek olarak benimsedikleri mükemmel insan mode-lidir. Sûfîler, nübüvvetin son bulduğunu belirtmekle birlikte, Hz. Peygamber’in velâyetinin kâmil müminler tarafından devam ettirildiğini ifade etmektedirler. Hz. Peygamber’in örnekliğinde Allah’ın razı olacağı kâmil insan olma hedefine odaklanan sûfîler söz konusu bu velâyetin mirasını temsil ettiklerini açıklamaktadırlar. Çünkü sûfîler hem amelî hem de ahlâkî yönden en mükemmel mürşid olarak kabul ettikleri Hz. Peygamber’in örnekliğini devam ettirmenin kendi anlayışlarının bir esası olduğunu belirtmektedirler. Sûfîlerin Hz. Peygamber’i model insan olarak görmeleri sadece amelî ve ahlâkî yönlerden değil aynı zamanda onların geliştirdiği bazı metafizik yorumlarda da kendini gös-termektedir. Mesela yaratılışta model tip olarak kabul edilen “nûr-i muhammedî” ve “hakîkat-ı muhammediyye” gibi kavramları bu bağlamda değerlendirmek mümkündür. Ancak bu makalede daha çok Hz. Muhammed’in manevi açıdan model oluşu incelenmektedir.
  • Öğe
    Agnostisizm
    (2012) Uslu, Ferit
    Yaklaşık birbuçuk asırlık geçmişi olan bir terim olmasına rağmen agnostisizm, günümüzde bir felsefî görüş olarak ateizmden neredeyse daha yaygın hale gelmiştir. Bu öneminden dolayı agnostisizm, sosyolojik, psikolojik incelemeleri hak ettiği kadar felsefî ve epistemolojik açıdan da incelemeyi hak etmektedir. Agnostisizmin felsefî incelemesi birçok konuyu içerir: Bunlar arasında tanımı, tarihçesi, çeşitleri, ateizmden farkları gibi agnostisizmi tanımaya yönelik konular olduğu gibi, felsefî dayanak-ları ve bunların tartışılması gibi epistemolojik açısından ele alınması gereken problematik konular da vardır. Bununla birlikte bir makalenin sayfa sınırları içinde hem agnostisizmi tanıtmak hem de onun epistemolojik dayanaklarını ortaya koyup tartışmak mümkün gözükmüyor. Bu nedenle biz, bu ma-kalede yalnızca agnostisizmin tanımı, tarihçesi, çeşitleri ve felsefî bir tutum olarak ateizmden fark-ları konularını ele alacak ve inceleyeceğiz.
  • Öğe
    Tümevarım meselesi - İbn Sînâ merkezli yeni bir okuma
    (Hitit Üniversitesi, 2012) Uyanık, Mevlüt
    Felsefenin amacı, insan mutluluğunu temin etmektir (tahsilu’s-saade). Mantık da bunu temin ede-cek felsefenin anahtarıdır. Mantık, tikelden tümele, bilinenden bilinmeyene yönelerek hüküm çıkarıp mutluluğu temin edecek bilgiyi rasyonel, tutarlı bir şekilde kazandıracaktır. Zira dil ile düşünce arasında ilişkinin tutarlı ve doğru bir şekilde kurulması akıl yürütmenin akıl ilkelerine (özdeşlik, çelişmezlik, üçüncü halin imkânsızlığı) uygun olması demektir. Bu nedenle mantık, felsefî düşünce-de önemli bir işlev görmektedir. Yeniçağ felsefesinde modern bilim anlayışında tümevarım yöntemi Bacon ile ön plana çıkarıldı ama daha sonra Hume, günümüzde ise Popper ile birlikte böyle bir yöntemin olmadığı gündeme getirildi. Tümevarım yönteminin bir efsane olduğu söyleminin tutarlığı-nı Muallim-i evvel olan Aristoteles’ten etkilenen İbn Sînâ açısından inceleyip sorunu yeniden müza-kereye açmak istedik. Çünkü Bacon’dan önce tümevarım yöntemini inceleyen, onu bilimsel araştır-malarda kullanılacak bir yöntem olarak geliştiren İbn Sînâ’dır. Bilimde ilk ve temel ilkeler olarak tümellerin işlevsel olması, gözlem ve deneyimle desteklenen tümevarımın mutlak ilkeler vermeme-sinin bilim için gerekli, zorunlu bazı temel ilkeleri verebileceğine engel olup olmadığını araştıracağız. Böylece Hume ve Popper ile birlikte zirveye ulaşan tümevarım sorununun açmazlarının giderilebilme ihtimalini müzakereye açacağız.
  • Öğe
    Taşköprîzâde’nin Miftâhu’s-Sa’âde’si bağlamında Osmanlı ilimler tasnifi geleneğinde tefsir tarihi algısı
    (Hitit Üniversitesi, 2012) Başkan, Ömer
    Bu makalede Taşköprîzâde’nin (ö.968/1561) Miftâhu’s-Sa’âde’sinde Tefsir Tarihi’nin ele alınış biçi-minin tasvîri ve analizi konu edilecektir. İlgili telif, Osmanlı ilim geleneğinin üzerinde şekillendiği birikimi ve bu geleneğe yön veren müellif ve temel eserleri kendine özgü bir tasnif mantığı çerçeve-sinde ele alan ve yazıldığı dönem sonrası ilim anlayışına referans teşkil etme niteliği müseccel olan kaynak bir eserdir. Bu bağlamda ilgili eserin hem tefsir tarihine ilişkin bütünlüklü bir perspektif sunan inşa biçimi hem de tefsir faaliyetini derinden etkilemiş tefsir anlayışları çerçevesinde tefsir tarihine yön tayin etmiş klasik tefsir eser ve müelliflerine özgü mukayese içeren nitelikli değerlen-dirmeleri çalışmanın özel ilgi alanını oluşturacaktır. Binaenaleyh bu eserin tefsir tarihini tasnif ve sunum biçiminin kendine özgü yönlerinin tespiti ve bu tespitin tartışmaya açılması makalenin temel amacını teşkil edecektir.