Cilt 12, Sayı 24, Makale Koleksiyonu
Bu koleksiyon için kalıcı URI
Güncel Gönderiler
Öğe Yakın dönemde el-Burhân ve el-İtkân’a yöneltilen tenkitler(Hitit Üniversitesi, 2013) Bekiroğlu, HarunKur’an ilimleri başlıklı eserlerin şekil ve muhtevalarının oluşumunda Zerkeşî’nin (ö.794/1392) el-Burhân fi ulûmi'l-Kur'ân’ı ile Suyûtî’nin (ö.911/1505) el-İtkân fi ulûmi’l-Kur’an’ının önemli bir etkisi vardır. Aynı zamanda Tefsir usûlü oluşturma maksadıyla kaleme alındıkları için ulûmu’l- Kur’an başlıklı eserlerin usûlu’t-tefsîr olarak anlaşılmasında da yönlendirici olmuşlardır. Bu noktadan hareket eden bazı araştırmacılar, Kur’an ilimlerinin usûl olup olmadığını, değilse Kur’an’ın anlaşılmasına ne derece katkıları olduğunu irdelemişler ve bu itibarla söz konusu eserlere bazı eleştiriler yöneltmişlerdir. Bu çalışmada söz konusu eserlerin tek başlarına tefsirin usûlünü ifade edip etmedikleri çerçevesindeki tenkitler incelenmiştir.Öğe Bid’at ehlinden hadis rivayeti kapsamında mihne sürecinin cerh ve ta’dile etkisi(Hitit Üniversitesi, 2013) Şahyar, AtaullahMihne sürecinde “Kur’an mahlûk değildir” demediği veya halku’l-Kur’an meselesinde görüşünü açıklamayıp tevakkuf ettiği için, güvenilir râvilerin, hadisçiler tarafından haksız yere cerh edildiği ve hadislerinin terk edildiği yönünde bir iddia bulunmaktadır. Buna karşılık usul-i hadis eserlerinde ehl-i bid’atten hadis rivayetine imkân veren bir yaklaşım söz konusudur. Öte yandan mihne sürecinde halku’l-Kur’an hususunda Ahmed b. Hanbel gibi çok net bir karşı duruş sergilemeyen, bu fikri kabul ettiğini söyleyen pek çok râvinin rivayetleri Kütüb-i Sitte’ye intikal etmiştir. Bu durum, halku’l-Kur’an düşüncesini kabul eden râvilerin bu nedenle cerh edildiği ve rivayetlerinin terk edildiği iddiasını zayıflatmaktadır.Öğe Günümüzdeki bilimsel yöntem tartışmaları ışığında “din bilimleri” kavramı(Hitit Üniversitesi, 2013) Uslu, FeritDini bilgi ve bilimsel yöntem arasında bir zıtlık ya da en hafif tabirle bir uyumsuzluk olduğunu düşünenler, dini konulara bilimsel bir yaklaşımın söz konusu olamayacağını sıklıkla ileri sürül- mekte ve dini konuları bilimsel bir yaklaşımla inceleme çabalarını eleştirmektedir. Söz konusu itiraz ve eleştiriler, dini inançları rasyonel ve bilimsel görmeyen din karşıtı çevrelerden geldiği gibi, dindar düşünürler arasında da yaygın bir biçimde dile getirilmektedir. Öte yandan günü- müzde, özellikle İlahiyat Fakültelerinin kürsülerinde “Din Bilimleri” ifadesinden sıkça bahsedildi- ğini duymaktayız. Bu noktada karşımıza çıkan en önemli felsefi sorun, ağırlıklı olarak değerler ve inanç alanına ait görünen dini konulara bilimsel bir yaklaşımın mümkün olup olamayacağıdır. Zikredilen bağlam çerçevesinde bu makale temelde şu iki soruya cevap aramaktadır: Birincisi: Dini konuları bilimsel bir yöntemle ele almak mümkün müdür? İkincisi: Dini konulara böyle bir yaklaşım gerekli ve istenen bir şey midir?