Taş ocaklarında elmeri isg gözlem yönteminin uygulanması: Çorum ili örneği
[ X ]
Tarih
2025
Yazarlar
Dergi Başlığı
Dergi ISSN
Cilt Başlığı
Yayıncı
Hitit Üniversitesi
Erişim Hakkı
info:eu-repo/semantics/openAccess
Özet
Stone quarries are inherently high-risk work environments characterized by exposure to physical, mechanical, and environmental hazards. Activities such as blasting operations, heavy machinery use, high noise levels, and dust generation significantly increase the risk of occupational accidents and illnesses. In light of the limitations of traditional control-based approaches, there is a growing need for behavior-oriented and systematic observation methods in occupational safety management.
This study aims to evaluate the applicability of the Elmeri Observation Method—a Finnish-origin, behavior-based occupational safety tool—within Çorum province stone quarries. The fieldwork was conducted at a basalt quarry located in the province of Çorum, Turkey. Observations were made based on approximately 140 criteria categorized under 12 main headings. Data were collected using the standardized Elmeri observation form and analyzed using Excel and SPSS software.
The overall safety score was calculated as 84.6%. However, critical deficiencies were identified in the areas of personal protective equipment (PPE) usage (71%), machine guarding (76%), and safety signage (77%). These figures highlight notable gaps in basic safety compliance. Furthermore, the observations revealed that certain unsafe behaviors had become habitual, reflecting a safety culture in need of development.
The results of the study demonstrate that the Elmeri Method can be effectively implemented in quarry operations as both a measurement and improvement tool. Based on the findings, several recommendations were proposed: enhancing PPE awareness, standardizing machine guards, updating safety signs, and institutionalizing periodic safety observations. In addition, strengthening feedback mechanisms and safety training programs is essential for cultivating a proactive safety culture.
In conclusion, this research shows that the Elmeri Observation Method is a practical and valuable tool for improving occupational safety performance in Turkish stone quarries and provides a foundation for broader implementation in the field of occupational health and safety.
Taş ocaklarında iş sağlığı ve güvenliği (İSG), çalışanların maruz kaldığı yüksek düzeydeki fiziksel, kimyasal ve ergonomik riskler nedeniyle sürekli iyileştirme gerektiren dinamik bir yönetim alanıdır. Patlatma işlemleri, ağır ekipman kullanımı, toz maruziyeti, yüksekten düşme riski ve gürültü gibi unsurlar, bu sektörde kazaların ve meslek hastalıklarının başlıca nedenleri arasındadır. Türkiye'de iş kazalarının yoğun olarak yaşandığı bu alanda, yalnızca teknik denetimlere dayanan önlemlerin yeterli olmadığı, davranışsal ve sistematik gözleme dayalı yaklaşımların gerekliliği giderek daha fazla kabul görmektedir. Bu çalışma, Finlandiya'da geliştirilen ve davranışsal temelli bir gözlem sistemi olan Elmeri Yönteminin, Çorum İlindeki taş ocaklarında uygulanabilirliğini araştırmak amacıyla yürütülmüştür. Araştırma sahası olarak Çorum ilinde yer alan 5 adet taş ocağı seçilmiş ve gözlemler, 12 ana başlık altında toplanan yaklaşık 140 kriter üzerinden gerçekleştirilmiştir. Saha verileri, standart Elmeri gözlem formu kullanılarak toplanmış ve istatistiksel analizlerde Excel ile SPSS yazılımlarından yararlanılmıştır. Yapılan gözlemler sonucunda, genel güvenlik puanı %84,6 olarak hesaplanmıştır. Ancak bazı kritik alanlarda dikkat çeken zafiyetler tespit edilmiştir: Kişisel koruyucu donanım (KKD) kullanımında %71'lik, makine koruyucu ekipmanlarında %76'lık ve uyarı levhalarında %77'lik uygunluk oranı ölçülmüştür. Bu veriler, en temel güvenlik önlemlerinde dahi ciddi uygulama açıkları bulunduğunu ortaya koymaktadır. Ayrıca çalışanların bazı riskli davranışlarının alışkanlık temelli olduğu ve güvenlik kurallarının zamanla rutinleştirilerek ihmal edilebildiği gözlemlenmiştir. Araştırma, Elmeri yönteminin yalnızca nicel ölçümler sunmakla kalmadığını; aynı zamanda iş yerindeki güvenlik kültürünün seviyesini ortaya koyma ve davranışsal eğilimleri analiz etme açısından da değerli bir araç olduğunu göstermiştir. Bu bağlamda çalışma, KKD farkındalığının artırılması, makine koruyucularının standartlara uygun hâle getirilmesi, uyarısistemlerinin güncellenmesi ve periyodik gözlemlerin kurumsallaştırılması gibi iyileştirme önerileri sunmaktadır. Sonuç olarak, bu tez çalışması Elmeri Yönteminin Türkiye koşullarında taş ocaklarında başarıyla uygulanabileceğini ortaya koymakta ve iş sağlığı ve güvenliği alanında davranış temelli gözlemlerin yaygınlaştırılması yönünde önemli bir adım teşkil etmektedir.
Taş ocaklarında iş sağlığı ve güvenliği (İSG), çalışanların maruz kaldığı yüksek düzeydeki fiziksel, kimyasal ve ergonomik riskler nedeniyle sürekli iyileştirme gerektiren dinamik bir yönetim alanıdır. Patlatma işlemleri, ağır ekipman kullanımı, toz maruziyeti, yüksekten düşme riski ve gürültü gibi unsurlar, bu sektörde kazaların ve meslek hastalıklarının başlıca nedenleri arasındadır. Türkiye'de iş kazalarının yoğun olarak yaşandığı bu alanda, yalnızca teknik denetimlere dayanan önlemlerin yeterli olmadığı, davranışsal ve sistematik gözleme dayalı yaklaşımların gerekliliği giderek daha fazla kabul görmektedir. Bu çalışma, Finlandiya'da geliştirilen ve davranışsal temelli bir gözlem sistemi olan Elmeri Yönteminin, Çorum İlindeki taş ocaklarında uygulanabilirliğini araştırmak amacıyla yürütülmüştür. Araştırma sahası olarak Çorum ilinde yer alan 5 adet taş ocağı seçilmiş ve gözlemler, 12 ana başlık altında toplanan yaklaşık 140 kriter üzerinden gerçekleştirilmiştir. Saha verileri, standart Elmeri gözlem formu kullanılarak toplanmış ve istatistiksel analizlerde Excel ile SPSS yazılımlarından yararlanılmıştır. Yapılan gözlemler sonucunda, genel güvenlik puanı %84,6 olarak hesaplanmıştır. Ancak bazı kritik alanlarda dikkat çeken zafiyetler tespit edilmiştir: Kişisel koruyucu donanım (KKD) kullanımında %71'lik, makine koruyucu ekipmanlarında %76'lık ve uyarı levhalarında %77'lik uygunluk oranı ölçülmüştür. Bu veriler, en temel güvenlik önlemlerinde dahi ciddi uygulama açıkları bulunduğunu ortaya koymaktadır. Ayrıca çalışanların bazı riskli davranışlarının alışkanlık temelli olduğu ve güvenlik kurallarının zamanla rutinleştirilerek ihmal edilebildiği gözlemlenmiştir. Araştırma, Elmeri yönteminin yalnızca nicel ölçümler sunmakla kalmadığını; aynı zamanda iş yerindeki güvenlik kültürünün seviyesini ortaya koyma ve davranışsal eğilimleri analiz etme açısından da değerli bir araç olduğunu göstermiştir. Bu bağlamda çalışma, KKD farkındalığının artırılması, makine koruyucularının standartlara uygun hâle getirilmesi, uyarısistemlerinin güncellenmesi ve periyodik gözlemlerin kurumsallaştırılması gibi iyileştirme önerileri sunmaktadır. Sonuç olarak, bu tez çalışması Elmeri Yönteminin Türkiye koşullarında taş ocaklarında başarıyla uygulanabileceğini ortaya koymakta ve iş sağlığı ve güvenliği alanında davranış temelli gözlemlerin yaygınlaştırılması yönünde önemli bir adım teşkil etmektedir.












