Realist ittifak teorileri bakış açısından Doğu Akdeniz meselesine yönelik Türk dış politikasının analizi

[ X ]

Tarih

2024

Dergi Başlığı

Dergi ISSN

Cilt Başlığı

Yayıncı

Hitit Üniversitesi

Erişim Hakkı

info:eu-repo/semantics/openAccess

Özet

Doğu Akdeniz, tarih boyunca stratejik bir deniz havzası olma özelliğini korumuştur. Özellikle 2000'li yıllardan itibaren bölgede keşfedilen zengin enerji kaynakları, Doğu Akdeniz'i, son yıllarda enerji açısından büyük bir öneme sahip hale gelmiştir. Bu bölge, zengin doğal gaz ve petrol rezervlerine ev sahipliği yapmaktadır. Özellikle Kıbrıs adası çevresi, Mısır, İsrail ve Lübnan açıklarında büyük doğal gaz ve petrol rezervlerini barındırmaktadır. Ancak bu enerji kaynaklarının keşfi ve çıkarılması, bölge ülkeleri arasında hem avantajları hem de güvenlik sorunlarını beraberinde getirmiştir. Bu doğrultuda enerji kaynaklarının çıkarılması için kıta sahanlığı ve deniz yetki alanlarının belirlenmesi gerekmektedir. Ancak bu konu bölge ülkeleri arasında anlaşmazlıklar yaşanmasına neden olmaktadır. Özellikle GKRY ve Türkiye arasındaki kıta sahanlığı sınırları konusunda ciddi anlaşmazlık mevcuttur. Enerji kaynaklarının paylaşılması ve uluslararası pazarlara aktarılması noktasında bölge ülkeleri arasında çıkar çatışmaları yaşanmaktadır. Her ülke, kendi enerji kaynaklarını en iyi şekilde kullanmak istemesi bölge ülkeleri arasında hem iş birliği fırsatlarına hem de çatışma risklerine yol açmaktadır. Bu çalışma, 2018 ile 2021 yılları arasında Türkiye'nin Doğu Akdeniz'e yönelik dış politikasındaki dönüşümün sebeplerini tehdit dengesi teorisi çerçevesinde incelemektedir. Ayrıca, Türkiye'nin Doğu Akdeniz'deki sert güç temelli dönüşümünün nedenleri ve Türkiye'yi Doğu Akdeniz'de Libya ile ittifak kurmaya iten faktörler analiz edilmektedir. Bu bağlamda, ittifak kavramının literatürdeki tanımları incelenmiş ve realist ittifak teorilerinin bu kavramı nasıl değerlendirdiği açıklanmıştır. Stephen Walt'un tehdit dengesi teorisi, Türkiye'nin dış politikasındaki dönüşümü açıklamada eksiklikler olduğu görülmüş ve bu eksiklikler İnşacı ve Neoliberal teorilerden faydalanılarak tamamlanmıştır. Sonuç olarak Türkiye'nin Doğu Akdeniz'e yönelik dış politikasındaki dönüşüm, bölgede oluşan ittifaklarla paralel olarak tehdit algısına yönelik bir dengeleme davranışı geliştirdiği gözlemlenmiştir
The Eastern Mediterranean has remained a strategic maritime basin throughout history. Especially since the 2000s, the rich energy resources discovered in the region have made the Eastern Mediterranean of great importance in terms of energy in recent years. This region is home to rich natural gas and oil reserves. Especially around the island of Cyprus, off the coast of Egypt, Israel and Lebanon, there are large natural gas and oil reserves. However, the discovery and extraction of these energy resources has brought both advantages and security problems among the countries in the region. Accordingly, the continental shelf and maritime jurisdiction areas should be determined for the extraction of energy resources. However, this issue causes disputes among the countries in the region. In particular, there is a serious dispute between the SCGA and Turkey over the continental shelf boundaries. There are conflicts of interest among the countries in the region in terms of sharing energy resources and transferring them to international markets. The fact that each country wants to make the best use of its energy resources leads to both cooperation opportunities and conflict risks among the countries in the region. This study analyzes the reasons for the transformation in Turkey's foreign policy towards the Eastern Mediterranean between 2018 and 2021 within the framework of the balance of threat theory. It also analyzes the reasons for Turkey's hard power-based transformation in the Eastern Mediterranean and the factors that pushed Turkey to form an alliance with Libya in the Eastern Mediterranean. In this context, the definitions of the concept of alliance in the literature are examined and how realist alliance theories evaluate this concept is explained. Stephen Walt's balance of threat theory has been found to have deficiencies in explaining the transformation in Turkey's foreign policy and these deficiencies have been complemented by utilizing constructivist and neoliberal theories. As a result, it is observed that Turkey's foreign policy transformation towards the Eastern Mediterranean has developed a balancing behavior towards threat perception in parallel with the alliances formed in the region.

Açıklama

Hitit Üniversitesi, Lisansüstü Eğitim Enstitüsü

Anahtar Kelimeler

Kaynak

WoS Q Değeri

Scopus Q Değeri

Cilt

Sayı

Künye