OECD ülkelerinde STRIPAT modeli yardımıyla karbon emisyonunu etkileyen faktörlerin tahmini
Yükleniyor...
Dosyalar
Tarih
2025
Yazarlar
Dergi Başlığı
Dergi ISSN
Cilt Başlığı
Yayıncı
Hitit Üniversitesi
Erişim Hakkı
info:eu-repo/semantics/openAccess
Özet
Environmental problems and destruction threaten humanity on a global scale. The increase in fossil fuel consumption, driven by industrialization, leads to higher greenhouse gas concentrations. This situation causes changes in global temperature patterns and results in climate-related issues. Due to human activities, carbon is released into the atmosphere from natural sources, leading to carbon emissions. In the fight against climate change, it is important to reduce carbon emissions and to develop policies accordingly. In this study, OECD (Organisation for Economic Co-operation and Development) member countries are selected to limit the scope of analysis. The OECD has objectives such as promoting economic growth, financial stability, cooperation, and welfare, in addition to environmental protection and policies addressing environmental issues. The STIRPAT (Stochastic Impacts by Regression on Population, Affluence, and Technology) model is used in this study to identify and analyze the main factors affecting carbon emissions. The STIRPAT model includes variables for environmental impact (I), population (P), affluence (A), and technology (T). In the model, CO₂ emissions are used as the dependent variable representing environmental impact. The independent variables include total population (P), GDP per capita (A), and two indicators for technology (T): renewable energy consumption and urbanization. Using data from 38 OECD countries for the period 1991–2021, the factors affecting CO₂ emissions are analyzed using panel data econometric methods within the STIRPAT framework. According to the Driscoll-Kraay fixed effects model estimates, increases in population, gross domestic product (GDP) per capita, and urbanization have a positive and statistically significant effect on CO₂ emissions. In contrast, an increase in renewable energy consumption has a negative and statistically significant effect. These findings indicate that population growth, economic development, and urbanization contribute to rising CO₂ emissions, while renewable energy use helps to reduce them.
Çevre sorunları ve tahribatı küresel olarak insanlığı tehdit etmektedir. Sanayileşme ile fosil yakıt tüketiminde artışlar meydana gelmekte ve sera gazı yoğunluğunda artışlara sebep olmaktadır. Bu durum dünyanın sıcaklık değerlerinde değişime neden olarak iklim sorunlarını beraberinde getirmektedir. İnsan faaliyetleri sonucunda doğada oluşan karbonun atmosfere salınması ile karbon emisyonu oluşmaktadır. İklim değişikliği ile mücadelede karbon emisyonlarını azaltmak ve bu doğrultuda politikalar üretmek önem taşımaktadır. Bu çalışmada, konuya sınırlılık getirmek için OECD (Ekonomik Kalkınma ve İşbirliği Örgütü) üye ülkeleri kullanılmaktadır. OECD'nin; ekonomik büyüme, mali istikrar, işbirliği ile refahın sağlanması gibi amaçlarının yanı sıra çevrenin korunması ve çevre sorunları için politikalar üretmek şeklinde amaçları da vardır. Bu çalışmada, karbon emisyonlarını etkileyen temel faktörlerin belirlenmesi ve analiz edilmesi amacıyla STIRPAT (Stochastic Impactsby Regression on Population, Affluence, and Technology) modeli kullanılmaktadır. STIRPAT modelini tanımlandığında; çevresel etki (I), nüfus (P), refah (A) ve teknoloji (T) değişkenlerinden oluşmaktadır. Modelde bağımlı değişken çevresel etki için CO₂ emisyonu kullanılırken, bağımsız değişkenler; nüfus değişkeni için toplam nüfus, refah değişkeni için kişi başı GSYH, teknoloji değişkeni için ise yenilenebilir enerji tüketimi ve kentleşmedir. Analizde 38 OECD ülkesinin 1991-2021 dönemine ait veriler kullanılarak, CO₂ emisyonunu etkileyen faktörler STIRPAT modeli yardımıyla panel veri ekonometrisi yöntemleriyle analiz edilmiştir. Driscoll-Kraay sabit etkiler modeli tahminlerine göre; nüfus, kişi başı gayri safi yurtiçi hasıla (GSYH), kentleşme değişkenlerinde meydana gelen bir artışın CO₂ emisyonları üzerinde pozitif ve istatistiki olarak anlamlı bir etkisi varken, yenilenebilir enerji tüketimi değişkeninde meydana gelen artışın CO₂ emisyonları üzerindeki etkisi negatif ve anlamlıdır. Bu bağlamda tahmin sonuçları; nüfus artışı, ekonomik büyüme ve kentleşme süreçlerinin CO₂ emisyonlarını artırıcı etki yaptığını, buna karşılık yenilenebilir enerji kullanımının ise emisyonları azaltıcı bir etki yaptığını göstermektedir.
Çevre sorunları ve tahribatı küresel olarak insanlığı tehdit etmektedir. Sanayileşme ile fosil yakıt tüketiminde artışlar meydana gelmekte ve sera gazı yoğunluğunda artışlara sebep olmaktadır. Bu durum dünyanın sıcaklık değerlerinde değişime neden olarak iklim sorunlarını beraberinde getirmektedir. İnsan faaliyetleri sonucunda doğada oluşan karbonun atmosfere salınması ile karbon emisyonu oluşmaktadır. İklim değişikliği ile mücadelede karbon emisyonlarını azaltmak ve bu doğrultuda politikalar üretmek önem taşımaktadır. Bu çalışmada, konuya sınırlılık getirmek için OECD (Ekonomik Kalkınma ve İşbirliği Örgütü) üye ülkeleri kullanılmaktadır. OECD'nin; ekonomik büyüme, mali istikrar, işbirliği ile refahın sağlanması gibi amaçlarının yanı sıra çevrenin korunması ve çevre sorunları için politikalar üretmek şeklinde amaçları da vardır. Bu çalışmada, karbon emisyonlarını etkileyen temel faktörlerin belirlenmesi ve analiz edilmesi amacıyla STIRPAT (Stochastic Impactsby Regression on Population, Affluence, and Technology) modeli kullanılmaktadır. STIRPAT modelini tanımlandığında; çevresel etki (I), nüfus (P), refah (A) ve teknoloji (T) değişkenlerinden oluşmaktadır. Modelde bağımlı değişken çevresel etki için CO₂ emisyonu kullanılırken, bağımsız değişkenler; nüfus değişkeni için toplam nüfus, refah değişkeni için kişi başı GSYH, teknoloji değişkeni için ise yenilenebilir enerji tüketimi ve kentleşmedir. Analizde 38 OECD ülkesinin 1991-2021 dönemine ait veriler kullanılarak, CO₂ emisyonunu etkileyen faktörler STIRPAT modeli yardımıyla panel veri ekonometrisi yöntemleriyle analiz edilmiştir. Driscoll-Kraay sabit etkiler modeli tahminlerine göre; nüfus, kişi başı gayri safi yurtiçi hasıla (GSYH), kentleşme değişkenlerinde meydana gelen bir artışın CO₂ emisyonları üzerinde pozitif ve istatistiki olarak anlamlı bir etkisi varken, yenilenebilir enerji tüketimi değişkeninde meydana gelen artışın CO₂ emisyonları üzerindeki etkisi negatif ve anlamlıdır. Bu bağlamda tahmin sonuçları; nüfus artışı, ekonomik büyüme ve kentleşme süreçlerinin CO₂ emisyonlarını artırıcı etki yaptığını, buna karşılık yenilenebilir enerji kullanımının ise emisyonları azaltıcı bir etki yaptığını göstermektedir.
Açıklama
Anahtar Kelimeler
Gelişme Ekonomisi, Development Economics












