Uluslararası iş birliği bağlamında küresel nükleer güvenlik rejimi: İşleyiş, etkinlik ve zorluklar
[ X ]
Tarih
2025
Yazarlar
Dergi Başlığı
Dergi ISSN
Cilt Başlığı
Yayıncı
Hitit Üniversitesi
Erişim Hakkı
info:eu-repo/semantics/openAccess
Özet
This thesis analyzes the functioning, effectiveness, and structural challenges of the Global Nuclear Safety Regime (GNSR) within the context of international cooperation from a public administration perspective. The theoretical framework underpinning this study is rooted in the principles of neoliberal institutionalism, a theoretical framework that elucidates the manner in which interstate cooperation materializes through the medium of rules, norms, and the exchange of information. Methodologically, the study employs qualitative document analysis, systematically reviewing IAEA reports, international and national regulatory legal and administrative frameworks, policy papers, and scholarly literature through thematic coding.
The findings indicate that mechanisms for peer review and standardization, based on voluntarism and knowledge exchange, enhance institutional learning and convergence. However, the objective of high safety everywhere is hindered by limited enforceability, persistent transparency gaps, and cross-national capacity disparities. The study posits that technical upgrades, such as safety by design, passive systems, beyond-design-basis considerations, and integrated risk assessment, are imperative yet inadequate in isolation. Sustained legitimacy and performance are reinforced by transparent reporting, accountability, regulatory independence, and meaningful stakeholder participation. A review of notable historical accidents, including Kyshtym, Three Mile Island, Chernobyl, Goiânia, and Fukushima, illuminates a recurrent pattern of accidents, learning, and reform. This pattern underscores the complexity of nuclear safety as a socio-technical challenge that transcends engineering constraints, encompassing aspects such as organizational culture and governance.
The policy recommendations encompass a range of measures, including the enhancement of regulatory independence and oversight/monitoring capacity, the advancement of reliable and comparable reporting, the harmonization and routine updating of international safety standards, the enhancement of emergency preparedness and cross-border assistance, the adoption of proactive frameworks for SMRs and advanced reactors, the management of the safety–security interface, the investment in human capital and institutional memory, and the improvement of public communication and participation. The sustainable effectiveness of the GNSR is contingent upon the deepening of soft-law instruments that bolster peer accountability, the institutionalization of transparency, and the coordination of capacity-building to reduce disparities. This alignment of technical excellence with governance credibility is essential for the effective functioning of the GNSR.
Bu tez, Küresel Nükleer Güvenlik Rejimi'nin (GNSR) uluslararası iş birliği bağlamında işleyişini, etkinliğini ve yapısal zorluklarını kamu yönetimi perspektifinden incelemektedir. Kuramsal çerçeve, devletler arası iş birliğinin kurallar, normlar ve bilgi paylaşımı yoluyla nasıl mümkün olduğunu açıklayan neoliberal kurumsalcılığa dayanmaktadır. Yöntem olarak nitel doküman analizi benimsenmiş; Uluslararası Atom Enerjisi Ajansı (UAEA) raporları, ilgili uluslararası mevzuat, ulusal düzenleyici çerçeveler, politika raporları ve akademik çalışmalar sistematik ve tematik biçimde değerlendirilmiştir. Bulgular, gönüllülük ve bilgi paylaşımına dayalı akran değerlendirmesi ile standartlaştırma süreçlerinin kurumsal öğrenmeyi ve yakınsamayı güçlendirdiğini göstermektedir. Buna karşın, bağlayıcı yaptırım eksikliği, şeffaflık boşlukları ve ülkeler arası kapasite eşitsizlikleri her yerde yüksek güvenlik hedefine ulaşmayı zorlaştırmaktadır. Çalışma, teknik iyileştirmelerin (tasarım yoluyla güvenlik, pasif sistemler, tasarım-temeli ötesi senaryolar, bütünleşik risk değerlendirmesi) gerekli olmakla birlikte tek başına yeterli olmadığını; meşruiyetin ve kalıcı performansın şeffaf raporlama, hesap verebilirlik, düzenleyici bağımsızlık ve paydaş katılımıyla pekiştirildiğini ortaya koymaktadır. Tarihsel kazalar (Kyshtym, Three Mile Island, Çernobil, Goiânia, Fukuşima) rejimin kaza–öğrenme–reform döngüleriyle evrildiğini; nükleer güvenliğin mühendislik bariyerlerinin ötesinde örgütsel kültür ve yönetişim boyutlarını içeren sosyo-teknik bir mesele olduğunu teyit etmektedir. Politika önerileri arasında; düzenleyici bağımsızlığın ve denetim/izleme kapasitesinin güçlendirilmesi, güvenilir ve karşılaştırılabilir raporlama standartlarının yaygınlaştırılması, uluslararası güvenlik standartlarının uyumlaştırılması ve düzenli güncellenmesi, acil durum hazırlığı ve sınır ötesi yardımlaşmanın geliştirilmesi, SMR ve ileri reaktörler için proaktif düzenleyici çerçevelerin benimsenmesi, güvenlik–emniyet arayüzünün yönetimi, insan kaynağı ve kurumsal hafızanın tahkimi ile kamusal iletişim ve katılımın artırılması yer almaktadır. Sonuç olarak GNSR'nin sürdürülebilir etkinliği, akran sorumluluğunu güçlendiren yumuşak hukuk araçlarının derinleştirilmesine, şeffaflığın kurumsallaştırılmasına ve kapasite inşasında küresel eş güdüme bağlıdır.
Bu tez, Küresel Nükleer Güvenlik Rejimi'nin (GNSR) uluslararası iş birliği bağlamında işleyişini, etkinliğini ve yapısal zorluklarını kamu yönetimi perspektifinden incelemektedir. Kuramsal çerçeve, devletler arası iş birliğinin kurallar, normlar ve bilgi paylaşımı yoluyla nasıl mümkün olduğunu açıklayan neoliberal kurumsalcılığa dayanmaktadır. Yöntem olarak nitel doküman analizi benimsenmiş; Uluslararası Atom Enerjisi Ajansı (UAEA) raporları, ilgili uluslararası mevzuat, ulusal düzenleyici çerçeveler, politika raporları ve akademik çalışmalar sistematik ve tematik biçimde değerlendirilmiştir. Bulgular, gönüllülük ve bilgi paylaşımına dayalı akran değerlendirmesi ile standartlaştırma süreçlerinin kurumsal öğrenmeyi ve yakınsamayı güçlendirdiğini göstermektedir. Buna karşın, bağlayıcı yaptırım eksikliği, şeffaflık boşlukları ve ülkeler arası kapasite eşitsizlikleri her yerde yüksek güvenlik hedefine ulaşmayı zorlaştırmaktadır. Çalışma, teknik iyileştirmelerin (tasarım yoluyla güvenlik, pasif sistemler, tasarım-temeli ötesi senaryolar, bütünleşik risk değerlendirmesi) gerekli olmakla birlikte tek başına yeterli olmadığını; meşruiyetin ve kalıcı performansın şeffaf raporlama, hesap verebilirlik, düzenleyici bağımsızlık ve paydaş katılımıyla pekiştirildiğini ortaya koymaktadır. Tarihsel kazalar (Kyshtym, Three Mile Island, Çernobil, Goiânia, Fukuşima) rejimin kaza–öğrenme–reform döngüleriyle evrildiğini; nükleer güvenliğin mühendislik bariyerlerinin ötesinde örgütsel kültür ve yönetişim boyutlarını içeren sosyo-teknik bir mesele olduğunu teyit etmektedir. Politika önerileri arasında; düzenleyici bağımsızlığın ve denetim/izleme kapasitesinin güçlendirilmesi, güvenilir ve karşılaştırılabilir raporlama standartlarının yaygınlaştırılması, uluslararası güvenlik standartlarının uyumlaştırılması ve düzenli güncellenmesi, acil durum hazırlığı ve sınır ötesi yardımlaşmanın geliştirilmesi, SMR ve ileri reaktörler için proaktif düzenleyici çerçevelerin benimsenmesi, güvenlik–emniyet arayüzünün yönetimi, insan kaynağı ve kurumsal hafızanın tahkimi ile kamusal iletişim ve katılımın artırılması yer almaktadır. Sonuç olarak GNSR'nin sürdürülebilir etkinliği, akran sorumluluğunu güçlendiren yumuşak hukuk araçlarının derinleştirilmesine, şeffaflığın kurumsallaştırılmasına ve kapasite inşasında küresel eş güdüme bağlıdır.












