Toplum kökenli üriner sistem enfeksiyonlarında etken bakterilerin antibiyotik duyarlılıklarının incelenmesi ve tedavi uygunluğunun değerlendirilmesi

[ X ]

Tarih

2025

Dergi Başlığı

Dergi ISSN

Cilt Başlığı

Yayıncı

Hitit Üniversitesi

Erişim Hakkı

info:eu-repo/semantics/openAccess

Özet

Aim: In our study, we aimed to examine the resistance profile of microorganisms found to be causative agents in patients with community-acquired urinary tract infections admitted to the Infectious Diseases and Clinical Microbiology outpatient clinic of our hospital, to determine local resistance rates and to evaluate the appropriateness of empirical antimicrobial therapy used in treatment. Material and Method: Within the scope of the study, between 01.01.2025 and 31.07.2025, face-to-face interviews were conducted with 276 patients with urinary tract infection symptoms who applied to the Infectious Diseases and Clinical Microbiology Outpatient Clinic of Çorum Erol Olçok Training and Research Hospital. Demographic characteristics, symptoms, microorganisms isolated from urine cultures and antibiotic resistance rates were analyzed. The appropriateness of empirical treatments initiated to the patients was evaluated. The data obtained from the study were analyzed using IBM SPSS Statistics v30.0 software. Significance level was accepted as p<0.05 in all statistical tests. Results: In our study, 44.57% (n=123) were diagnosed with simple cystitis and 55.43% (n=153) with complicated urinary tract infection. 69.93% (n=193) were female and 30.07% (n=83) were male. The most common microorganism isolated from urine cultures was E. coli with 63.77% (n=176). This was followed by Klebsiella spp. with 19.20% (n=53). When the antibiotic susceptibilities of the microorganisms isolated from urine cultures were analyzed, the highest susceptibility was observed for carbapenems (98.13%-99.26%). The lowest susceptibility rates were found in ampicillin (32.60%) and amoxicillin-clavulanic acid (45.05%). The most frequently preferred agents in empirical treatment were cefixime 25% (n=68), ceftriaxone 23% (n=62), nitrofurantoin 18% (n=50). When the appropriateness of empirical antibiotic treatment was analyzed, 83% (n=229) were found to be appropriate, deescalation was performed in 6% of the cases, and treatment was changed according to the antibiogram in 11% (n=31). Conclusion: In our study, the high resistance rates of community-acquired urinary tract infections were noteworthy. It was observed that the agent options that can be used in empirical treatment with local resistance rates below 20% are limited. It is important to present data on local antimicrobial resistance in order to evaluate risk factors for resistance and to determine empirical treatment strategy. High resistance rates remind us that rational antibiotic use should be emphasized
Amaç: Çalışmamızda, hastanemiz Enfeksiyon Hastalıkları ve Klinik Mikrobiyoloji polikliniğine başvuran toplum kökenli üriner sistem enfeksiyonu tanısı alan hastalarda etken olarak saptanan mikroorganizmaların direnç profilini incelemek, yerel direnç oranlarını belirlemek, tedavide kullanılan ampirik antimikrobiyal tedavinin uygunluğunu değerlendirmek amaçlanmıştır. Gereç ve Yöntem: Çalışma kapsamında, 01.01.2025 ile 31.07.2025 tarihleri arasında, Çorum Erol Olçok Eğitim ve Araştırma Hastanesi Enfeksiyon Hastalıkları ve Klinik Mikrobiyoloji Polikliniğine başvuran üriner sistem enfeksiyonu semptomu olan 276 hastayla yüz yüze görüşme yapıldı. Olguların demografik özellikleri, semptomları, idrar kültürlerinden izole edilen mikroorganizmalar ve antibiyotik duyarlılıkları incelendi. Başlanan ampirik tedavilerin uygunluğu değerlendirildi. Elde edilen veriler IBM SPSS Statistics v30.0 programı kullanılarak analiz edildi. İstatistiksel testlerde anlamlılık düzeyi p<0,05 olarak kabul edildi. Bulgular: Çalışmamızda toplum kökenli üriner sistem enfeksiyonu tanısı alan olguların %44,57'si (n=123) basit sistit, %55,43'ü (n=153) komplike üriner sistem enfeksiyonu tanısı aldı. Olguların %69,93'ü (n=193) kadın, %30,07'si (n=83) erkekti. Alınan idrar kültürlerinden en sık izole edilen mikroorganizma %63,77 (n=176) ile E. coli ve %19,20 (n=53) ile Klebsiella spp. idi. İdrar kültürlerinde izole edilen mikroorganizmaların antibiyotik duyarlılıkları incelendiğinde, en yüksek duyarlılık karbapenemlerde (%98,13-%99,26) görüldü. En düşük duyarlılık oranı ise ampisilin (%32,60) ve amoksisilin-klavulanik asitte (%45,05) saptandı. Hastalara verilen ampirik tedavilerde en sık tercih edilen ajanlar sefiksim %25 (n=68), seftriakson %23 (n=62), nitrofurantoin %18 (n=50) idi. Ampirik antibiyotik tedavisinin uygunluğu incelendiğinde %83 (n=229) oranında tedavi uygun bulunurken, olguların %6'sında deeskalasyon yapıldı, %11'inde (n=31) antibiyograma göre tedavi değiştirildi. Sonuçlar: Çalışmamızda toplum kökenli üriner sistem enfeksiyonu etkenlerindeki direnç oranlarının yüksekliği dikkat çekmektedir. Yerel direnç oranı %20'nin altında olan ampirik tedavide kullanılabilecek ajan seçeneklerinin kısıtlı olduğu görülmüştür. Yerel antimikrobiyal direnç ile ilgili verileri ortaya koymak, direnç için risk faktörlerini değerlendirip ampirik tedavi stratejisini belirlemek için önemlidir. Direnç oranlarının yüksekliği akılcı antibiyotik kullanımına özen gösterilmesi gerektiğini hatırlatmaktadır.

Açıklama

Anahtar Kelimeler

Kaynak

WoS Q Değeri

Scopus Q Değeri

Cilt

Sayı

Künye